Susmadık susturulduk

Karacabey Meltem Gazetesi 22 Ağustos 2007 günü 50 yaşına girdi.
Meltem, yarım asırı geride bırakırken nice darbeler gördü. Çeşitli baskılarla karşılaştı. Çeşitli tehditler aldı. Çeşitli teklifleri düşünmeden geri çevirdi. Hiç boyun eğmedi. Hiç satılmadı.
Meltem, gazetenin ve gazeteciliğin bireysel çıkarlar doğrultusunda kullanılmaması gerektiği bilinci içinde halkın doğru haber alma hakkını kullandırmaktan başka hiçbir şey düşünmedi.
Akıl almaz senaryolarla karşılaştı, ancak ısmarlama haberlere yanaşmadı.
Meltem, her karşılaştığı antidemokratik uygulamalardan sonra “Demokrasisi oturmamış, yeni yeni kalkınmakta olan ülkelerin yaşadığı doğum sancıları içindeki geçiş dönemidir” düşüncesiyle görevini dürüstçe yürütmeye çalışırken, 35 yıldır kiracısı olduğu Karacabey Belediyesi tarafından 06 Aralık 2007 günü kapısına mühür vurularak susturuldu.
Bu Karacabey tarihinde ilktir.
Böylesi ne görüldü, ne duyuldu.
Uzun ince engellerle dolu 50 yıl, dile kolay…
Meltem, nice Belediye Başkanları gördü. Hiçbirisiyle çıkar ilişkisine girmedi. Birçoğuyla mahkemelik oldu. Ancak böylesine utanç verici uygulamayla hiç karşılaşmadı.
Hiçbir şey beklemeden, hiçbir şey kazanmadan ayakta durabilen ve gelecek kuşaklara suyu içilebilir, havası tenefüs edilebilir, çevresi kirli olmayan, çağdaş, temiz bir kent bırakma anlayışı içindeki bir gazetenin kapısına kilit vurulması çok düşündürücüdür. Hatta tüyler ürperticidir.
Bu bize göre hukuk devletini tanımamaktır.
Bu ayıp, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Anayasası’nda yer alan basın özgürlüğüne karşı vurulmuş bir darbe olarak tarihe geçecektir.
Bu ayıp, dünya var oldukça tarihin tozlu raflarında Karacabey’in “Yüz karası” olarak anımsanacaktır.

NEDEN BÖYLE OLDU?
Meltem, Anayasada antidemokratik bulduğu “Bayramlarda yalnızca Bayram Gazetesi çıkar” maddesinin kaldırılması için başlattığı hukuk mücadelesinin meyvelerini 1993 yılında basın özgürlüğünün önünün açılmasıyla toplamaya başlarken, kapısına kilit vurulmasını elbetteki üzüntüyle karşılamıştır.
Meltem’in susturulmak istenmesini onlarca gazeteci arkadaşımız değerlendirmiş ve bu konuda görüşlerini belirtmiştir.
Bunlardan birinde Çamoğlu, “Bursalı’ya” diye başlık atarak; “Yeniköy’e tersane kurulacakmış; dağ, deniz, dalyan elden çıkacakmış. Çıkarsa çıksın, memleketin son askeri sen misin?
Seyran altına organize sanayi kurulacakmış; Uluabat Gölü kirlenecekmiş, göçmen kuşlar yok olacakmış, yok olursa olsun; vatanı sen mi kurtaracaksın?
Şahinköy-Kıranlar bayırına çimento fabrikası, kireç fabrikası kuracaklarmış; ovada tarım bitecekmiş, biterse bitsin; ovanın senden başka sahibi yok mu?
…………………..
Be Bursalı! Sen ne diye düzenin tekerine çomak sokarsın. Oraya buraya koşarken Meltem’de kapandı. Sen sırtını dayasana egemenlere. Üç maymunu oynasana! Bak o zaman nasıl mutaber adam olursun.
Görmüyor musun yaygın basında kalemini kiralayanları” diye nokta koymuş.
Çamoğlu, kendi penceresinden böyle bir bakış açısı getirmiş.
Biz de bir gönderme yapalım: Be Çamoğlu, “Sen yanmazsan, ben yanmazsam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.”
Meltem ısmarlama haber yapsaydı elbete ki bunlar başına gelmezdi.
Görmeseydi, duymasaydı, yazmasaydı böyle olur muydu?
Elbette olmazdı.
Meltem, Belediye’deki uygulamalarla ilgili 50’ye yakın suç duyurusu bulunan haber yaptı. Başkan’ın yalan söyleyerek halkı kandırdığını somutlaştırdı.
Bu arada çeşitli teklifler aldı, sırtını döndü. Çeşitli baskılar gördü, doğru bildiğinden vazgeçmedi.
Meltem, Belediye Başkanı’nın seçildikten sonra gerçekleştirdiği ilk meclis toplantısında maaşına zam istemesini ilginç bulup haber yapınca, “Bakın öbür gazete, ‘Belediye su fiyatlarını ucuzlattı’ başlığı atmış. Siz ne biçim gazetecisiniz. Ben size gazeteciliği gösteririm” tehdidiyle karşılaştı.
Başkan yaklaşık 4 yıldır uygulamalarıyla gösteriyor. Önce Meltem’in Belediye’ye girmesi yasaklandı. Alacakları yıllarca ödenmedi. Kapı kapı dolaşılarak, “Meltem’e iş vermeyin, ilan göndermeyin” uyarıları yapıldı. “İşgalci” denilerek iş yerinden attırılmak istendi. Su saati söküldü.
…………………
Olmadı sonunda kapısına kilit vuruldu.
Karacabey’de hangi matbaanın hangi gazetenin işletme ruhsat var? Hiç sorulmadı.Yargısız infaz bir tek Meltem’e uygulandı. Çok düşündürücü değil mi?
Susmadık, susmayacağız.
Karacabey Ergünbey ilçesi olacaksa biz yaşamayı verelim.
Be Çamoğlu, pusulası bozuk bir geminin kaptanı kat ettiği her mesafeyi elbette ki kar sayacaktır.
Diktatörler özgürlükleri yalnızca kendileri için isteyeceklerdir.
Bunlar ne ilk olacaktır, ne de son bulacaktır.
Biz Bursa 2. ve 3. İdare Mahkemeleri’nin 17 Aralık 2007 tarihli kararıyla “Yürütmeyi durdurma” aldık.
İnandığımız, güvendiğimiz güzel bir hukuk mücadelesi başlattık. Meltem daha güçlü esecektir. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.
Susmadık ey halkım, susmayacağız! Unutma bizi.
18 gün aradan sonra yeniden merhaba….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir