Aydınlık…

Onbir yılı aşkın süredir tarihimizin en karanlık günlerini yaşıyoruz.
Üstelik simgesi uygarlığı temsil eden bir partinin tek başına iktidar olduğu dönemde…
Ortalıktaki karanlık tablonun yarattığı karamsarlık, milyonlarca insanda umutsuzluk tohumlarını da yeşertti. Sanki bunlar hiç gitmeyecek, sonsuza kadar hüküm sürecekler duygusunu uyandırdı.
Umutsuzluğu dağıtmak için söylediğimiz “karanlığın en yoğun olduğu an, sabahın en yakın olduğu andır” sözünü birbirimizi avutmak için söylediğimizi düşündük.
Her geçen gün Cumhuriyetin aydınlığını karartmak için yeni hamleler yaptılar. Özgürlük kaleleri birer ikişer düştü. Bilim yuvaları ele geçirilip ışıkları söndürüldü. Konuşan diller susturuldu. Aydınlarımız zindanlara tıkıldı. Adalet esarete düştü.
Ama yine de bir umut hep canlı kaldı. Sol mememizin altındaki cevher kararmadı.
İşte şimdi içten yıkılıyorlar.
Kof bir ağaç gibi çürümüş gövde yan yatmış durumda. Çürümüş gövdenin her yanından pis kokular geliyor.
Batmakta olan gemiyi terk edenler çoğalıyor. Henüz terk etmeyenlerin bir ayakları can kurtaran sandallarında. Her an gemiyi terk edebilirler. Tehditler, böbürlenmeler, sahte anketler, hatta yerel seçimde elde edilecek bir “başarı” bile onları kurtaramayacak. Elbette batan gemiyi terk etmekte olanlar da sorumluluktan kaçamayacaklar.
İşte şimdi bütün umutların yeniden yeşerdiği bir yerdeyiz.
Tek bir kibritin bile karanlık gecede kilometrelerce uzaktan görünüp umut saçtığı noktada…
Aydınlık işte böyle bir şeydir.
Paul Ekuard da “Aydınlık” adlı şiirinde bunu anlatıyor:

Aydınlık
Hiçbir vakit tam karanlık değil gece
Kendimde denemişim ben
Kulak ver dinle
Her acının sonunda
Açık bir pencere vardır.
Aydınlık bir pencere
Hayal edilecek bir şey vardır
Yerine getirilecek istek
Doyurulacak açlık
Cömert bir yürek
Uzanmış açık bir el
Canlı canlı bakan gözler vardır
Bir yaşam vardır, yaşam
Bölüşülmeye hazır.
Paul Eluard

Ozanların büyük yüreği, bize, umutsuzluğu değil, umudu, teslimiyeti değil, kavgayı, esareti değil, özgürlüğü, karanlığı değil aydınlığı gösteriyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir