Karacabey Meltem Gazetesi
 » 
“Yarın Cumhuriyet İlan Edeceğiz”
a aa
27 Ekim 2017 9:00
Lütfü Kırayoğlu
Lütfü Kırayoğlu “Yarın Cumhuriyet İlan Edeceğiz”

Cumhuriyetimizin ilanının 94. yılını kutluyoruz. İlginçtir, Cumhuriyet yönetiminin anayasaya girişinden söz ederken hiç kimse “Cumhuriyetin Kabulü”, “Cumhuriyete Geçiş” ya da başka kavram kullanmıyor. Bu konuda herkes “Cumhuriyetin ilanı” kavramını kullanıyor. Yani malumun ilanı, var olanın ilanı gibi…
Nitekim Atatürk de Büyük Nutuk’ta bu konuyu anlatırken bölüm başlığı olarak “Yarın Cumhuriyet İlan Edeceğiz” cümlesini kullanır.
Cumhuriyete muhalefet, daha ilan edildiği ilk dakikalarda başlamıştır. Bu konuda muhalefet edenlerin az bir kısmı Mustafa Kemal Paşa’nın Cumhuriyete giden yolda tutarlı bir stratejisi olmadığını, tesadüflere dayalı olarak yol alındığını söylerler. Esas muhalefet edenler ise başlangıçta Cumhuriyet fikrinin olmadığını, Mustafa Kemal Paşa’nın kendilerini aldattığını ileri sürerler. Bunların başta gelen temsilcileri ise Atatürk’ün yakın silah arkadaşları olarak bilinen kişilerdir. Oysa Mustafa Kemal Atatürk, ne tesadüflerle hareket etmiş, ne de yol arkadaşlarını aldatmıştır. Sadece akıllı bir strateji izlemiş, her şeyi açıkça yapmıştır.
Samsun’a çıktıktan bir süre sonra, kongre toplamak için geldiği Erzurum’da çok sevdiği askerlik mesleğinden istifa ettiği 7 Temmuzu 8 Temmuza bağlayan gece yaveri Mazhar Müfit Beye (Kansu) yazdırdığı notlarında Cumhuriyet fikrini ve daha sonraki devrimleri de açıkça ifade etmiştir.
İngilizlerin İstanbul’u işgalinden sonra, Ankara’da, 23 Nisan 1920’de açılan Büyük Millet Meclisi’nin duvarına asılan “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” sözü, egemenliğin kaynağını işaret ederken Cumhuriyet düşüncesini de içinde barındırmaktadır. Mustafa Kemal Paşa, Ulusal Kurtuluş Savaşı boyunca bu düşünceye bağlı kalmıştır.
Lozan Antlaşmasının ilanı sırasında ve sonrasında çıkan hükümet krizi ise yeni rejimin adının resmen ilanına giden yolu açmış, ancak bu yol haritası kimseden gizlenmemiştir.
Cumhuriyetin ilanından 2 ay önce, 27 Eylül 1923 günü Mustafa Kemal Paşa, Neue Freie Pres ajansı muhabirine verdiği demeçte şunları söylemektedir:
“Yeni Türkiye Anayasasının ilk maddelerini size yineleyeceğim. ‘Egemenlik kayıtsız koşulsuz ulusundur. Yürütme gücü, yasama yetkisi ulusun tek ve gerçek temsilcisi olan Meclis’te belirir ve toplanır’ Bu iki sözcük bir tek sözcükte özetlenebilir. Cumhuriyet. Yeni Türkiye’nin yenilenme buyruğu henüz sona ermemiştir. Savaştan sonra Türk Anayasasının gelişmesi henüz kesin biçimini almış sayılamaz. Değişiklik ve düzeltme yapmak ve daha mükemmel hale getirmek gerekir. Tamamlanmasına çalışılan bu iş henüz bitmemiştir. Türkiye’nin bugün eylemli olarak aldığı şekil kısa sürede yasal bakımdan da saptanacaktır. Yakın bir gelecekte bu konuyla ilgili hükümet önerileri Meclis’e sunulacaktır. Bu önerilerin tüm maddeleri Anayasanın geliştirilmesine ve tamamlanmasına yöneliktir. Tüm Avrupa ve Amerika’daki cumhuriyetler temelde nasıl birbirinden farklı değilse, aralarındaki fark nasıl sadece biçimle ilgiliyse, Türkiye’nin de bu cumhuriyetlerden farkı yalnız şekil yönündendir… Sonuç olarak Cumhurbaşkanından, Hükümet Başkanından ve sorumlu bakanlardan oluşan bir hükümet kuracağız.
“Yeni Türkiye’nin başkenti konusuna gelince, bunun cevabı kendiliğinden bellidir. Ankara Türkiye Cumhuriyetinin başkentidir.” (Bu görüşmeden 17 gün sonra Ankara resmen başkent olacaktır.)
Görüldüğü gibi Mustafa Kemal Paşa, 29 Ekim 1923 tarihinden 2 ay 2 gün önce bir yabancı ajans aracılığı ile rejimin adını dosta düşmana ve bütün dünyaya ilan etmiş, bunun eylemli olarak Cumhuriyet olduğunu söylemiştir. Sadece bunu söylemekle yetinmemiş 17 gün sonra başkent ilan edilecek Ankara’nın Türkiye Cumhuriyetinin başkenti olduğunu apaçık vurgulamıştır.
Bütün dünyanın duyduğu bu sözleri, Atatürk’ün yakın silah arkadaşları olduğunu söyleyenler duymamış, ya da duymamak için İstanbul’a koşmuşlar, orada Cumhuriyetin ilanını duyuran top sesleri ile ancak “duyabilmişlerdir”.
Cumhuriyete karşı olanlar, 94 yıl önce de vardı. Üstelik onlar “Kurtuluş Savaşı Kahramanı” gibi yüce bir sıfat taşıyorlardı. Cumhuriyeti yıkmayı ya da başarısız kılmayı onlar bile beceremediler. Günümüzün sözde kahramanları hiç beceremeyecek.
Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun…

Bu habere hiç yorum yapılmamış.

GÜNÜN HABERLERİ

EN ÇOK OKUNANLAR