Ölüm İlanları

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan, Bodrum’da tatilde iken kalp krizi neticesinde öldü. Tanrı taksiratını afetsin. Doğan, Federasyon Başkanlığına 2008 Şubat’ında seçildi. Fazla bir icraatı olmadığından kamuoyunca pek tanınmıyor. Çevresi tarafından iyi insan olduğu söyleniyor.
Gazetelerde tam sayfa ölüm ilanları gördüm. Demek ki önemli bir şahsiyetmiş. Asıl dikkati çeken husus ise, ölüm ilanlarının küçük boyutlu birkaçı hariç, tamamı kurumlar adına verilmiş. Yani masraflar ilgili kurum bünyesinden ödenecek.
Ölüm ilanlarını yıllardır takip ediyorum. Merhumun ailesi tarafından verilen ölüm ilanlarının geneli 10×11.5 cm. ebadında, kurumlar adına verilen ölüm ilanlarının ise çoğunluğu ya tam sayfa veya yarım sayfadır. Sebebini hep düşünmüşümdür.
Bu bana çok uzun yıllar öncesinde yaşanmış bir olayı anımsattı. Olay şöyle: İstanbul Şubelerimizden birine teftişe giden iki üstadımız, Şube Müdürünce Taksim’deki Maksim Gazinosuna götürülür. Sahneye sıfır bir masaya otururlar. Zamanın güldürü ustası Orhan Boran sahnede. Bugünün tabiri ile Talk Show yapıyor.
Bizim üstatlardan birisi, Orhan Boran daha lafını tamamlamadan basıyor kahkahayı. Neticede, lüzumlu lüzumsuz atılan kahkahalar Orhan Boran’ın da konsantrasyonunu bozuyor. Orhan Boran bir ara bizim üstatların masasına yaklaşıyor ve “Beyefendi siz buraya beleşten geldiniz galiba. Para verip gelseniz bu kadar kolay kahkaha atamazsınız” der. Tabi bizim üstat dut yemiş bülbüle döner.
İşte buradan hareketle, kurumları adına ölüm ilanları verenler, acaba kendi ceplerinden ödemiş olsalar, bu denli bonkör davranabilirler miydi diye merak ediyorum.
İkinci bir ölüm olayından bahsetmek istiyorum. Yalçın Bayer’in Hürriyet’teki köşesinde “biliyor musunuz?” bölümü bilmem dikkatinizi çekip okuyor musunuz? 8 Temmuz 2008 tarihli yazısında bir duyuru yapmış. Babaeski İlçesinin 24 yıl Belediye Başkanlığını ve 1977-1980 yılları arasında da CHP Kırklareli Milletvekilliği yapmış Gündüz Onat’ın öldüğünü.öldüğünü.
Gündüz Onat’ı tanıma fırsatım oldu. Babaeski Şubemize ve civar şubelerimize teftişe gittiğimde ziyaretine giderdim. Onat, çok nazik, kültürlü, seviyeli ve ilkeli bir kişiliğe sahip. Kıt imkanlarla Babaeski’yi şirin bir Trakya İlçesi yapmayı başarmıştır. Düzenli ve tertemiz bir ilçe.
Bir ölüm daha var ki, yürekler acısı. Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alındı ve öldü. Kamuoyunun gözü önünde seyir eden olay hakkında fazlaca bir şey söylemeye gerek yok.
Her üç ölüm aklıma Yunus Emre’nin dörtlüğünü getirdi. Ne diyor Yunus Emre:
Bir garip öldü diyeler
Üç gün sonra duyalar
Soğuk su ile yuyalar
Şöyle garip bencileyin.
Ne diyelim, insanların ölüm ilanları dahi maddi imkanlarına ve sağladıkları çıkarlara göre verilir hale geldi. Varsa paran pulun, dünya alem kulun. Yoksa paran pulun, yoksullar gibi olur sonun.
Neyse, her üç merhumun da Tanrı taksiratlarını afetsin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir