KURBAN VE TÖVBE

KURBAN VE TÖVBE

Bu yil kurban bayrami kargasaya neden olacak gibi görünüyor. 31 Aralik, bayramin birinci günü, ayni günün gecesi ise yeni yil eglencelerine denk geliyor.

Nasil olacak bilemiyorum. Gündüz kurbanlar kesilecek, müslümanlar bir nevi ibadet edecekler. Gecesi ise, Hz. Isa’nin dogum günü olan milat kutlanacak. Herkes kendi çapinda eglenecek. Kimi içki içecek, kimi tombala çekecek ve sans oyunlarina daha tutkulu olanlar ise, kumara yönelecekler. Gündüz, Islam aleminin bayrami, gece ise Hiristiyan aleminin bayrami.

Biliyorsunuz, Hiristiyan dininde Kurban olayi yoktur. Hz. Isa, insanligin kurtulusu için bizzat kendisini kurban ettigini buyurmus ve kendisine inananlarin bundan böyle kurban kesmelerine gerek olmadigi konusunda ögütlemistir.

Kurban, çok tanrili dinlerde ve semavi din olarak kabul ettigimiz Musevi ve Islam Dininde görülmektedir. Çok tanrili dinlerde, binlerce yil öncesinde, toplumlarda degisik sekillerde kurban hadisesine tanik oluyoruz. Bazi toplumlarda, ülkenin en güzel kizi, bir baska toplumda ise çesitli hayvanlar, tanrilara kurban edilmektedir.

Musevi ve Islam dinindeki kurban ibadetinin ilk örnekleri, Mezopotamya’da yasamis olan sami irkina mensup, Babil ve Asur’larda görülmektedir. Babil ve Asur toplumlarinda, yilin muhtelif günlerinde Tanrilar için tapinaklarda kurban kesilir. Tapinaklarda bulunan ve adina “sunak” denilen mermer taslara konan kurban etlerinin, hava karardiktan sonra, tanrilarca yenildigine inanilir idi. Kesilen hayvanlarin yaglarinin bir kismi ise sunakta yakilir ve kokusunun tanrilara ulastigi sanilir idi.

Bilahare Hz. Musa, kurban ibadetini Museviligin içine almis ve kavmine kurban kesmelerini emretmistir. Hz. Musa ilk kurban uygulamasini ise, Firavun’un esaretinden kurtulusunda gerçeklestirmistir.

Yukarida belirttigim gibi, Hz. Isa bizzat kendisini kurban etmesinden dolayi, Hiristiyan dinine kurban olayini sokmamistir.

Daha sonra kurban hadisesini Islam dininde görüyoruz. Fakat Islam dininde kurban ibadetinin sekli konusunda bir mutabakat saglanamamistir. Bir kisim din insani kurbanin vacip oldugunu, diger bir kismi ise sünnet oldugunu, diger bir kismi ise kurbanin yorumlanmasini degisik sekilde yapmaktadir. Ibadet için illaki bir hayvanin girtlaginin kesilmesinin söz konusu olmamasi gerektigini; fakir fukaraya yardim yapilarak da, kurban ibadetinin yerine getirilebilecegi ifade edilmektedir.

Hayvan severler, hayvan cani alinmakla ibadet yapilamayacagini savunurken; karsi taraf ise sair zamanlarda mezbahalarda hayvan kesilmiyor mu diye karsi hücuma geçmekteler. Yillardir, her kurban tartismalari bu eksende sürüp giderken, bu yil çok ilginç bir tartisma konusu bizzat Diyanet Isleri Baskanligi’nca ortaya atili verdi.

“Haram para ile kurban geçerli olur. Fakat haram para ile kurban kesen kisi tövbe etmelidir.”

Dedigim gibi, bu görüs Diyanet Islerinin görüsü. Bir soru karsiliginda deklare edilmistir. Yani deniliyor ki; çal, çirp, asir, gaspet. Parayi nasil ele geçirirsen geçir, ama geçir. Sonra bu haram para ile bir kurban kes. Ibadetin kabul olunacak. Ha, unutmadan bir tövbe ediver. Zaten tövbe etmenin de bir zorlugu yok.

Görev icabi gittigim bazi il ve ilçelerde çok ilginç olaylar anlatilmis idi de, pek inanmamistim. Örnegin bir yerde kulagima gelmisti. “Su camiyi yaptiran kisi varya, kardeslerinin haklarini gasp etti. Su camiyi yaptiran da, en büyük vergi kaçakçisi. Daha sonra iste bu camileri yaptilar.” Olur mu öyle sey diye düsünmüstüm. Haram para ile cami yaptirilir mi? Demistim.

Diyanetin bu son görüsünü okuyunca, demek oluyormus dedim. Bir de aklima geldi, acaba tövbe etmisler midir? Tövbe etmediler ise, ibadetlerinin kabul edilmemesi ihtimali vardir.

Sonra daha baska hususlar olmasi gerekir diye düsünüyorum. Çocuklugumdan bu yana duyduguma göre, Allah, sadece kendisine karsi islenen günahlar için tövbe edilmesini istiyor. Kul hakki ile, huzuruna gelinmemesini emrediyor diye ögretmislerdi bana.

Yoksa, Diyanet Islerindeki bu görüsün sahipleri, degiserek gelisenlerin kategorisine mi sahipler? Merak ettim merakimi lütfen hos görün.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir