Karacabey’de grip salgını mı var?

Soğuk hava nedeniyle Karacabey Devlet Hastanesi; nezle, grip ve solunum yolu enfeksiyonu rahatsızlığı bulunanların akınına uğruyor. 700’e yakın bu tür rahatsızlıklar sebebiyle Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne akın eden vatandaşların yoğun kalabalığı “Karacabey’de grip salgını mı var?” sorularını da beraberinde getirdi. Nezle, grip ve solunum yolu enfeksiyonu rahatsızlığı dışında astım ve koah hastalarının da çoğalması sebebiyle Devlet Hastanesi’nde doğumhane bölümünün bile dolduğu belirtildi.
Edindiğimiz bilgilere göre yeni bir virüsle karşılaşılmadığı için Karacabey’de grip salgınının söz konusu olmadığı ve Devlet Hastanesi’ndeki yoğunluğun mevsimsel geçişten kaynaklandığı belirtildi. Geçtiğimiz hafta sonu Acil Servis’e 700 hastanın başvurduğu bildirilirken, kış mevsiminde mevsimsel grip vakalarının sayısındaki artışın beklenen bir durum olduğu belirtildi.
Her yıl kış aylarında yaşanılan tablonun bu yılda aynısının yaşandığını dile getiren yetkililer, “Normal şartlarda acil servislere 100-200 hasta gelirken, kış aylarında bu sayı 700-800 hastaya kadar çıkabiliyor. Bu hastalıkların büyük çoğunluğu acil değil. Normalde aile hekimine gitmesi gereken hastalar. Bu tür hastaların acile müracaatı acil hastalara müdahale edilmesini geciktirmekte, güçleştirmekte, dolayısıyla gerçek acil hastaların mağduriyetine neden olmaktadır. İlçe genelinde şu anda yaşadığımız vaka sayısındaki artış beklenen bir durumdur ve herhangi bir salgın değil mevsimsel grip hastalığının aktif dönemidir. Nezle, grip ve solunum yolu enfeksiyonu, astım ve koah rahatsızlığı nedeniyle Karacabey Devlet Hastanesi’nin şu an her bölümü hastalar ile dolu. Hasta yığılması sebebiyle doğumhane bölümüne bile hasta kabul edildi. ” denildi.
Türkiye’nin her yerinde yaşanan bu durum sebebiyle Sağlık Bakanlığı tarafından, grip vakasının mevsimsel artışı çerçevesinde, acil servise başvurularda yükselme olduğu, vatandaşlardan grip için önce aile hekimlerine müracaat etmeleri istendi. Açıklamada, “Üst solunum yolu rahatsızlığıyla başvuruda bulunan kişilerin Eylül ayından şimdiye kadar numunelerinde, influenza virüsü tespit edilenlerin oranı yüzde 15’dir. Rhinovirüs ve parainfluenza virüsü gibi virüslerin de etkin olduğu görülmektedir. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının mevsimden dolayı artışı geçen yıllarla benzer oranda fakat ülke genelinde acil servislere gelen kişi sayısında artış var. Grip ve benzeri üst solunum yolu hastalıklarında vatandaşların ilk acil servislere değil, aile hekimine gitmesi gerekiyor” değerlendirmesi yapıldı.
Mevsimsel grip hastalığının tedavi edilmesinde antibiyotiklerin gelişigüzel kullanılmaması gerektiği, üst solunum yolu enfeksiyonu bulunan kişilerin hekim kontrolünün ardından gerekirse hekim tarafından reçete yazılan ilaçların kullanılması gerektiği ifade edildi.
Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca, “Grip vakalarında bu yıl geçen yıla göre değişen bir oran söz konusu olmadı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) rakamlarına göre, dünyada grip vakalarında ölümler 290 bin ile 650 bin arasında. Özellikle 5 yaş altı çocuklar ve 65 yaş üstü erişkinler, kronik hastalığı bulunanlar ve hamileler risk taşıyor. Bu grubun, gribe karşı daha dikkatli davranması gerekiyor. İlk 48 saatte erken dönem tedavi de çok önem arz ediyor.” dedi.
İlaç sorunu mu var?
Tedavinin hekim tavsiyesiyle yapılması gerektiğini vurgulayan Koca, “Piyasada yer yer ‘grip ilaçlarının olmadığı’ şeklinde birtakım haberler oldu. Şu an piyasada 350 bin kutu şurup, 700 bin kutu tablet formu ve 600 bin de Sağlık Bakanlığı depolarında olmak üzere 1 milyon 650 bin kutu ilacımız var. Ayrıca ilgili firma ile de görüşerek 200 bin kutu yine piyasaya verildi. Ay sonuna kadar da 1 milyona tamamlanması şeklinde konuşuldu. Bu anlamda herhangi bir ilaç sorununun olmadığını çok rahatlıkla söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.
İlaç fiyatları Şubat’da zamlanıyor
Koca, ilaçlarda her yıl şubat ayında fiyat düzenlemesi yapıldığına ve düzenlemenin 20 Şubat’tan itibaren geçerli olduğuna işaret ederek, “Bu anlamda avro kuru üzerinden geçen yıla kadar yüzde 70’ti, Sayın Cumhurbaşkanımızın yayımladığı bir kararnameyle bir önceki yılın avro kurunun yüzde 60’ı olarak uygulanmış oluyor. Geçen yıl bunu uyguladık, yüzde 26,2 gibi bir zam yapılmıştı, bu yıl için de yine benzer bir uygulama düzenlenecek” diye konuştu.
İlaç Takip Sistemi’nin, yakın takibi ciddi anlamda kolaylaştırdığını ve yaygın denetim ekipleriyle sahada olduklarını vurgulayan Bakan Koca, “Vatandaşımızın, ilaçsız kalmaması ve istismar edilmemesi noktasında her türlü hassasiyeti gösterdiğimizden emin olabilirsiniz. Bu anlamda herhangi bir sıkıntı yaşatmama noktasında kararlı olduğumuzu söylemek istiyorum” değerlendirmesinde bulundu.
“Sağlıklı Çözüm” uygulaması
Fahrettin Koca, vatandaşların sağlık ile ilgili herhangi olumsuz bir durumla karşılaşmaları durumunda Bakanlığın, 24 saat devrede olan “Sağlıklı Çözüm” uygulamasına ulaşmalarını isteyerek, başvuruda bulunulması halinde yardımcı olunacağını bildirdi.
“Gerekli tedbirleri aldık”
Çin’de ortaya çıkan koronavirüs konusunda Türkiye’nin hangi önlemleri alacağına ilişkin soru üzerine Bakan Koca, şunları kaydetti: “Gelen hastaların ateş, öksürük ve nefes güçlüğü olma durumunda arkadaşların, sağlık ekibinin özellikle denetim yaptığı, riskli bir hastayı da karantina odamıza alıp özel ambulansla belirlenen hastaneye götürülmesi şeklinde bizim şu an bir hazırlığımız var” ifadelerini kullandı.
ABD’de de dün itibarıyla bir vakanın görüldüğünü hatırlatan Koca, “Türkiye’nin herhangi bir risk taşımadığını ama özellikle transportta geçişle bunun taşınabilir olduğunu biliyoruz. Bununla ilgili de Hudut ve Sahiller Genel Müdürlüğümüz 7/24 saat, gece gündüz, cumartesi pazar demeden aktif, hem liman hem de havaalanında yakın takip içerisinde. DSÖ’nün bu anlamdaki önerilerini de hemen devreye sokmak noktasında bir gayret içerisindeyiz. Termal kameralar dahil olmak üzere hazırlıklarımızı yaptık” değerlendirmesinde bulundu.
Uzmanlar virüslere karşı uyardı
Uzmanlar, havanın soğumasıyla çok sayıda kişinin yüksek ateş, halsizlik, boğaz ağrısı ve öksürük şikayetleri ile hastanelere gittiğini belirterek, virüslere karşı uyardı. Özellikle kış mevsiminde temas ve solunum yolu ile bulaşan virüslerden korunmak için toplu yaşam yerlerinde daha dikkatli olunması gerektiğini belirten uzmanlar, şunları kaydetti: “Grip, 38 derece ve üstünde üşüme titreme ile yükselen ateş, kuru öksürük, boğaz ağrısı, baş ağrısı, şiddetli halsizlik ve kas- eklem ağrıları ile karakterize akut ani başlangıçlı bir enfeksiyon hastalığı. Hastalığın seyri sırasında bulantı, kusma ve ishal de görülebilir. Sebebi influenza virüsüdür. Virüsün solunum yoluyla alınmasından 1- 3 gün sonra hastalık belirtileri ortaya çıkar. Bulaşma hasta kişilerin hapşırması, öksürmesi sırasında çevreye saçtıkları virüslerle olur. Bu virüsler damlacık yoluyla havada asılı kalır ya da hasta kişilerin hapşırma- öksürme sırasında ellerine bulaşır. Elleriyle dokundukları çevreyi de kirletirler. Böylece sağlıklı kişiler virüsü ya havadan solunum yoluyla ya da elleri ile ağız, burun gözlerine dokunarak alırlar. Hasta kişilerle tokalaşma, öpüşme ve aynı ortamda 1 metreden daha yakın mesafede bulunmakla bulaşır. Hasta kişiler hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasından 1 gün öncesi ve belirtiler ortaya çıkmasından sonra da 5-6 gün bulaştırıcıdır.”
Grip ile soğuk algınlığı farkı
Griple soğuk algınlığının karıştırılmaması gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, “Soğuk algınlığı yavaş başlar, ateş pek görülmez, öksürük daha nadirdir, boğaz ağrısı, burun akıntısı ve ses kısıklığı daha fazla görülür. Grip, sonbahar sonu, kış ve ilkbahar başına kadar olan dönemde daha sık görülen oldukça bulaşıcı bir hastalıktır. Toplumun özelliklerine göre her yıl belirli sayıda insanı etkiler ve hasta eder. Bu nedenle her yıl sonbahar sonu, kış ve ilkbahar başı arasında beklenen sayıda kişide görülen bu hastalık, mevsimsel grip olarak ifade edilir. 0- 5 aylık çocuklar, 65 yaş üstü kişiler, diyabet, kalp, astım, KOAH, böbrek, HIV pozitif, kanser ile kortizon tedavisi alan bağışıklığı baskılanmış hastalar, çok kilolular, gebeler ve sağlık çalışanları gripte risk grubundadır” dedi.
Grip hastalığının belirtileri nelerdir?
Grip hastalığı kendisini çok farklı şekillerde gösterir. Kimi kişide basit üst solunum yolları enfeksiyonu bulguları verirken kimisinde ise ağır solunum yetmezliği ve ateşli hastalık oluşturabilir. Grip hastalığının en sık görülen belirtileri aşağıda sıralanmıştır: Hafif (37.5 C°) ya da yüksek (40 C°) Ateş. (Yaşlı kişiler ve küçük bebekler ağır grip hastalığına yakalansalar bile yüksek ateş görülmeyebilir)
Titreme, halsizlik, dermansızlık, gözlerde kızarıklık ve sulanma, burun akıntısı veya burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı, bademciklerde şişlik, farenjit, baş ağrısı, kas ve eklem yerlerinde ağrı, kuru öksürük, kusma ve ishal (çocuklarda daha sık)
Grip nasıl bulaşır?
Temel olarak hasta bireylerin öksürme, hapşırma ve konuşma esnasında yaydıkları damlacıkların, sağlıklı bireyler tarafından solunum yoluyla alınmasıyla bulaşmaktadır. Hasta kişinin öksürmesi ya da hapşırması sonucu etrafa influenza (grip) virüsü içeren milyonlarca damlacık dağılır. Bu damlacıkların enfekte bireylerin 100 – 180 cm (1-2 metre) uzağına kadar yayılabildiği gösterilmiştir.
Az da olsa, bu damlacıkların bulaştığı yüzey ve nesnelere temas edildikten sonra ellerin ağız, burun veya göze sürülmesi ile de bulaşabilmektedir. Tokalaşma, öpüşme, bir metreden fazla yaklaşarak konuşma önemli bulaşma yollarıdır. Kapı kolu, masa, bardak, vb. yüzeylerde virüs 2-8 saat canlı kalmaktadır.
Hasta kişiler belirtilerin ortaya çıkmasından 1 gün öncesinden başlayarak hastalığın 5.-7. günlerine kadar bulaştırıcıdır.
Grip hastalığının belirtilerini hafifletmek amacıyla;

  1. Bol miktarda sıvı gıda alınız.
  2. Gripli iken alkol ve sigara kullanmayınız.
  3. Gribal enfeksiyonda tedavinin çok büyük bir anlamı olmadığı için belirtilere yönelik tedavi uygulanmaktadır. Bununda en önemli belirtileri ağrı ve ateşten kurtulmak için ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçları kullanabilirsiniz.
  4. Antivirütik ilaçların kullanımı ancak doktor denetimi altında olacağı için bu ilaçların rastgele kullanılmaması gereklidir. Halk arasında antibiyotiklerin gribal enfeksiyon üzerinde etkili olduğu yönünde yanlış bir inanış vardır. Ancak antibiyotikler bakteriler üzerinde etkili oldukları için grip tedavisinde hiçbir yarar sağlamazlar. Üstelik zararlı etkilere de sahip olabilirler. Gelişigüzel kullanılan antibiyotikler ise zararlı mikropları vücudumuzdan atmakla görevli olan yararlı bakterileri yok edebilir. Bunun sonucunda virüsler vücudumuza kolaylıkla girebilir ve çeşitli hastalıklara neden olabilir. Dolayısıyla, antibiyotikler hiçbir zaman hekim önerisi olmadan alınmamalıdır. Grip, dikkat edilmediği takdirde larenjit, farenjit, sinüzit ve orta kulak iltihabına dönüşebilir. Sonbahar ve kış aylarında çocuklarda görülen orta kulak iltihaplarının yaklaşık yüzde 30-35’inin nedeni olabilir. Daha da önemlisi; zatürree, menenjit, beyin ve kas iltihabı gibi yaşamı tehdit eden veya ölümle sonuçlanan hastalıklar da ortaya çıkabilir. Bu nedenle, özellikle risk grubundaki kişilerin salgın mevsiminden önce grip aşısı yaptırmaları çok önemlidir.
    Gripten nasıl korunuruz!
    Grip virüslere karşı kendimizi koruma olasılığımız mevcuttur. Bunun en temel uygulaması hijenik şartlara iyi uymamızdan geçer. İyi bir hijyenik uygulama bizim bulaşıcı hastalıklara karşı en önemli defansif mekanizmamızdır.
    Gripten korunmanın en önemli yollarından biri de ellerin bol su ve sabun ile yıkanmasıdır. Özellikle sabunla 20 saniyeden az olmamak üzere eller yıkanmalı.
    Kalabalık ortamlarda uzun süre bulunmak grip bulaşmasında etkili olduğundan, gerekli olmadıkça bu gibi ortamlardan uzak durulması önerilmektedir. Gribal enfeksiyonun salgın olduğu dönemlerde kalabalıkların içinde bulunmaktan kaçınmalıyız.
    Öksürürken veya hapşırırken mutlaka ağız ve burnumuzu bir mendil ile kapatmalıyız.
    Hasta kişiler ile yakın temastan kaçınılmalıdır.
    Ağız, burun ve gözlere kirli eller ile temas edilmemelidir.
    Kronik hastalar, 3 yaş altındaki çocuk ve 65 yaş üstü bireyler, salgın döneminde AVM, toplu ulaşım ve kalabalık ortamlardan uzak durmalılar.
    Dokunmatik ekranlar, ATM’ler, metro, otobüs tutacakları, yürüyen merdiven kolları, asansör düğmeleri en çok mikrop bulaşma riskli yerler olduğundan, bu yüzeylere dokunduktan sonra ellerin sabunlu su veya antibakteriyel sıvı ile temizlenmesi gerekiyor. Hastanın temas ettiği veya virüsün bulaşmış olabileceği sık kullanılan ve dokunulan yüzeyler sık sık temizlenmelidir. Bu yüzeylerin sık sık temizlenmesi ve ellerin sık sık yıkanması, bulaşma riskini de en aza indirecektir.Düzenli beslenme, düzenli uyku. Hapşıranlardan 1,5 metre uzak durmak Solunum yolu enfeksiyonu olanların toplu yaşam alanlarında maske takmaları. Yakın temas, tokalaşmak ve öpüşmekten kaçınma Grip virüsünün yayılmasını önlemek için, yüzeylerin (masalar, kapı kolları, banyo yüzeyleri, mutfak tezgâhı, oyuncaklar, vb.) günlük temizlikte kullanılan deterjanlar ve çamaşır suyu ile temizlenmesi yeterlidir. Hastalara ait çarşaf, çamaşır, havlu ve kap kacağın ayrı olarak yıkanmasına gerek yoktur. Ancak hastaya ait eşyalar yıkanmadan başkası tarafından kullanılmamalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir