Karacabey Meltem Gazetesi
 » 
Kalabalık içinde yalnızlık!
a aa
13 Mart 2015 10:03
Canan Demirel
Canan Demirel Kalabalık içinde yalnızlık!

Çevremizdeki kişilerden yalnız olduğunu vurgulayan ifadeler sık sık işitir olduk. Aslına bakıldığında caddeler, alışveriş ve eğlence merkezleri, otobüs durakları, deniz kenarları, piknik alanları gibi pek çok yerin epey kalabalık olduğunu görürüz. İnsan kimi zaman kalabalıktan dolayı yanındakinin sesini duymakta bile güçlük çeker. Fakat kalabalık ne kadar yoğun olursa olsun, din ahlakının yaşanmadığı toplumlarda aslında çoğu insan tek başına ve yapayalnızdır. Sorunlarını açacağı, duygularını paylaşabileceği gerçek, candan bir dostu yoktur. Çünkü yalnızlık günümüzde çok tehlikeli bir hastalığa dönüşmüş durumdadır.
İnsanlar yalnızlıklarını gidermek ve vakit geçirmek için sosyal medyada belki de sayısı binleri bulan arkadaşları olur. Burada oluşturdukları suni dünyada hayali dostluklar kurarlar. Bu kişilerden birçoğu sosyal medya dostlarının hayatına dair en ince detayı bilirken kapı karşı komşusundan habersiz yaşarlar.
Kedisini, köpeğini kendine dost edinmiş çevresindeki insanlardan çok daha fazla değer verdiği hayvanlarla yalnızlığını gidermeye çalışan insanlar da az değil… Hayvan sevgisi elbette çok güzel bir özellik fakat bazı kişiler yalnızlıklarında bu hayvanları adeta bir kalkan gibi kullanırlar. Sokakta kaldırımda soğukta yatan bir çocuk onları ilgilendirmezken köpekleri için bir servet harcayabilirler.
Her şeyden önce insanların çoğu materyalist bir ruhla yetiştirildiğinden kendi menfaatlerini herkesten öncelikli görür. Birçoğu egoist, bencil, acımasız ve gaddardır. Karşısındakinin canını çok kolay yakabilir. Ters, iğneleyici, alaycı, samimiyetsiz konuşmalarla moralini bozabilir. Yaşanan tüm bu mutsuzluklar insanları toplumdan kendisini daha fazla çekmeye, içe kapanmaya, sevgisizliğe ve yalnızlığa iter. Oysa herkesin canını yakan yalnızlık, insanın yaratılışına da aykırıdır. İnsanın güzellikleri paylaşabileceği dostları olmazsa birçok nimetten mahrum kalır. Uçsuz bucaksız nimetler onun için hiçbir şey ifade etmez hale gelir. Gözlerindeki, ruhundaki tüm ışık söner.
İnsanların çıkmaza girdikleri nokta ise yalnızlığın çözümünü hep Allah’tan uzak bir hayatın içinde aramalarıdır. Yani aslında insanların canlarının yanmasının ana sebebi iman zafiyeti, kalplerinin Allah’tan uzak olmasıdır. Verdiği nimet ve güzelliklere rağmen Allah’ı sevemeyen kişi insanı asla sevemez. Allah’ı fark edemeyecek kadar gözü kapalı ise, karşısındaki insanın güzelliklerini göremez. Allah’ın verdiği nimetleri takdir edemiyorsa karşısındaki insanın iyiliklerini de fark edemez. Allah’a vefa, saygı gösteremiyorsa karşısındakine vefa, saygı gösteremez. Aşkı, tutkuyu, dostluğu, candanlığı yaşayamaz.
Allah’tan uzak bir hayat insana sevinç, sevgi, güzellik, aşk, tutku, muhabbet getirmez. İnsanlık tarihi boyunca kimseye getirmemiştir. Kalpler ancak Allah’ı anmakla, Allah’ı bilmekle mutlu, ferah olur. “Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah’ın zikriyle mutmain olur.” (Rad Suresi, 28)

Bu habere hiç yorum yapılmamış.

GÜNÜN HABERLERİ

EN ÇOK OKUNANLAR