Karacabey Meltem Gazetesi
 » 
Ergün Koç’un yediği nanelere bakın!
a aa
29 Ekim 2018 20:00
İbrahim Bursalı
İbrahim Bursalı Ergün Koç’un yediği nanelere bakın!

Yıl 2005: Ergün Koç, belediye başkanlığına yeni seçilmiş durumda.
Karacabey Ziraat Odası, Borsa Sosyal Tesisleri’nde çiftçinin sorunlarını masaya yatırıyor.
Konuşmacı olarak Ziraat Odaları Genel Başkanı Gökhan Günaydın ile Gazeteci-Yazar Mustafa Balbay katılıyor.
Ziraat Odası Meclis Başkanı Nuri Karaca ile panelin başlama saatini beklerken Mustafa Balbay yanımıza geldi ve “Başlayalım mı? Konukları bekletmeyi uygun bulmuyorum” dedi.
Nuri Karaca, “Sayın Balbay, mümkünse birkaç dakika bekleyebilir miyiz? Belediye Başkanımız gelecek” dedikten sonra “Bekleyemem” yanıtı veren Balbay salona yönelirken, “Sahi, sizin belediye başkanı kim” sorusunu soruverdi.
Karaca, Ergün Koç ismini söyleyince Balbay’ın duraksadığını, şaşkın bir ifadeyle söylediği, “Eyvah, koskoca Karacabey’de başkan seçecek adam bulamadınız mı? O’nu Ankara’dan tanırım. Yazılarıma defalarca konu oldu. “Rahşan Affı”yla kurtuldu. Bu adam Karacabey’i satar” sözleri kulaklarımda hala çınlıyor.
Dürüst insanların içine düştüğü mahcubiyet içinde yüzü pembeleşen Karaca dondu kaldı, bir süre konuşamadı. Başını kaldırdı ve konuyu altı sözcükle kapattı:
“Bursalı, duyuyor musun? Kime güveneceğimizi şaşırdık.”
Karaca az, ancak öz konuştu. İçinde özeleştiri de bulunan kısacık konuşmayla, 1946’dan bu yana aynı partilerin devamı olan zihniyetle yönetilen Belediye’yi özetlemiş oldu.
Ne değişti?
28 Mart 2004’te DYP’den belediye başkanı seçilen Ergün Koç’un tutarsızlıklarına her gün yenileri eklendi.
Kısa sürede nasıl bir cevher(!) olduğu anlaşılınca, zamanın Belediye Meclis Üyeleri; Önder Matlı (AKP), Murat Erol (AKP), Osman Çatak (AKP), Engin Bezek (AKP), Özcan Arslan (AKP), Hasan Bilir (AKP), Kemal Çeltik (AKP), Şaban Önen (AKP), M. Ali Köfteci (DYP), Dündar Efe (DYP), Zafer Özer (ANAP) tarafından 28.04.2005 tarihinde Ergün Koç’la ilgili İçişleri Bakanlığı’na suç duyurusunda bulunuldu.
Öncelikle şikayet dilekçesinin içeriğini bir kez daha gözden geçirelim:
“Hayali bir işin ihalesine ve yapılmayan bu iş için 20.01.2005 tarih ve 150 Sayılı Verile Emri ile Öz Hilal Ltd. Şti.’ne 8.260.000.000 TL. ödeme yapılmıştır.
Hayvan Pazarı’ndaki hayali molozların temizleme işinin yapılması ihalesine ve yapılmayan bu iş için 25.11.2004 tarihinde 3654 Sayılı Verile Emri ile Öz Hilal Ltd. Şti.’ne 8.142.000.000 TL. ödeme yapılmıştır.
Belediye Başkanı 3 ay süreyle bando hizmet alımı işi ihalesine ve yapılmayan bu iş için 14.02.2005 tarih ve 308 Sayılı Verile Emri ile Öz Hilal Ltd. Şti.’ne 9.558,00 YTL. ödeme yapılmasına onay vererek Karacabey Belediyesi zarara uğratılmıştır.”
15 meclis üyesinin tamamına yakını, (2005’de meclis üye sayısı 15’ti) hayali işlere ödeme yapılarak Belediye’nin zarara uğratıldığını ve Ergün Koç’un yargılanması gerektiğini böyle duyurdu.
İçişleri Bakanlığı “Yargılansın” dedi.
Danıştay ise hangi akla hizmet ettiyse bu dosyayı kapattı.
Danıştay’ı da kandıran Ergün Koç, iyice cesaretlendi.
Burası, belki de kırılma noktası oldu ve önü iyice açılan Koç, çıraklıktan kalfalığa atladı.
Adliye koridorlarını mekan eylemiş durumdaki DYP’li Belediye Başkanı Ergün Koç yargıdan kurtulmak için yerel seçimlere 3 ay kala AKP’ye transfer oldu. 2009’daki yerel seçimlerde yüzde 23’le AKP’den yeniden başkanlık koltuğuna otururken, bu kez ustalık dönemi başladı. “Yüzde 23 ile Türkiye’de en az oy alarak seçilen belediye başkanı oldu”
İlginç değil mi?
Üst üste gelen hapis cezaları
AKP’ye transfer olmayla rahatlayacağını düşünen Ergün Koç’un başı daha çok derde girdi. Koç, Partisinin önde gelen isimleriyle sürekli ters düştü. Sivil toplum kuruluşlarının çoğunu küstürdü. Belediye’yi kimin yönettiği tartışılır oldu. Şikayetler giderek arttı. Ayrı, ayrı dosyalardan yağmur gibi düşmeye başlayan hapis cezaları bardağı taşırdı.
Hükmün geri bırakılması kararlarıyla değişik suçlardan “Görevi kötüye kullandığı” gerekçesiyle çıkan hapis cezalarının toplamı 7 yıl 2 ayı buldu. (2008’de) Bunlar tabi ki AKP’yi zor durumda bıraktı.
Karacabey’de bir hayli yıpranan AKP, kan kaybetmeye başlayınca, Ergün Koç’u 2012 yılının Kasım ayında Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile ihraç etti. “Doku uyuşmazlığı” denilse de Başkanı ihraca götüren yolu Orhan Güzel açtı. Güzel’in “Denetleme Komisyonu “ başkanlığı yaparken toparladığı yolsuzluk dosyalarıyla 9/Haziran/2012 tarihinde Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunması sonun başlangıcı oldu.
AKP, Ergün Koç’tan kurtulduğunu düşünüyor olabilir, ya Belediye?
Belediye’deki yolsuzluk iddiaları tavan yapınca, yeni şikayetler gündeme geldi. AKP’li Meclis Üyesi Orhan Güzel’in Cumhuriyet Savcılığı’na yaptığı suç duyurularından sonra gelen iki Mülkiye Müfettişinin her tarafı didik, didik etmesi ve 43 kişiden yazılı savunma istemesi ortalığı karıştırdı.
Yasa dışı “Meclis Kararları,” arı sütüyle beslenen “İmar çetesi” söylentileri, kaygıları iyice arttırdı.
O günlerde Karacabey Belediyesi’nde neyi tutarsanız tutun elinizde kalıyor. Nereden bakarsanız bakın, mızrak çuvala sığmıyor.
Belediye’deki kirli sürecin nerede ve nasıl noktalanacağı merakla beklenir oldu.
Dürüstlük örneği gösteren eski Park ve Bahçeler eski Müdiresi Pelin Hacer’in bir meclis toplantısında Koç’a yönelttiği, “Hırsızlığınıza göz yummadığım için mi işten atıldım?” sorusunun hala yanıtlanamamış olması çok düşündürücü.
Aslında korkudan üç buçuk atmaya başlayan Başkan’ın o günlerde iki de bir, “Ergenekon’dan Silivri’ye götürülürsem şaşırmayın” şeklinde yaptığı açıklamalar, Belediyede işlediği günahların itirafı değilse ya nedir?

Bu habere hiç yorum yapılmamış.

GÜNÜN HABERLERİ

EN ÇOK OKUNANLAR