Elimi tutar mısın?
Lise dönemimize denk gelen bu dizinin genç karakterlerinde kendimizden bir şeyler arıyor, kültür farklılıklarına rağmen buluyorduk da.
Huzur isteyip durmayın, huzur Zincirlikuyu’da, unutmayın…
Pıtrak gibi çoğalan kişisel gelişimciler arasından doğru olanı yakalamak destek almak isteyen kişiler için ne kadar önemliyse, kişisel gelişimciler arasından farklılığıyla sıyrılmak da destek vermek niyetiyle ortaya çıkmış kişiler için bir o kadar önemli.
El ele, gönül gönüle

Hayat içindeki her şeyi üstlenen kadınlar bu eğitimi de alarak eşlerini, çocuklarını, kısacası ailelerini daha iyi yönlendirebiliyorlar. Sosyal hayatlarında yarattıkları yenilenme ile kendilerini iyileştirmenin ötesine geçip toplum sağlığına etki ediyorlar.
Önce istemek, sonra öğrenmek, sonra uygulamak, sonra devam ettirmek ve kendine kabul ettirmek, en çok da alışkanlıkların gücünden kurtulmak lâzım…
Program nasıl uygulanıyor?
Seanslar haftada 1 gün ve 40 dakika sürüyormuş.
Nefes koçluğunda atölye çalışmaları bir buçuk saat sürüyormuş. Toplam dört atölye yapılıyormuş.Biz nasıl nefes alıyoruz?
Gamze Hanım bunları anlatınca kendimizin nasıl nefes aldığımızı sorguladık. Ve hemen bir nefes çalışması yaptık. Bir bebek gibi nefes almanın yarattığı mutluluk verici o titreşimleri hatırladık.
Ne yazık ki insan büyüdükçe o bebek nefeslerini almaz oluyor. Nefesini içinde tutup vücudunun dengesini bozuyor…

“İnsanlar kendilerinden korkuyor”
Seanslar esnasında bazı insanların dirençleriyle karşılaştıklarını, kendilerini açmaktan kaçındıklarını söylüyor üç hanım da. İçlerinden neler çıkabileceğinin endişesiyle yaşayan insanlar mı acaba onlar diyoruz. Kendileriyle yüzleşmekten kaçıyorlar. Oysa ki aynada kendilerine baksalar, biraz daha cesur adımlar atsalar, attıkları her adımda daha bir hafifleyip, daha bir özgürleşecekler.
“Bedene daha çok yatırım yapılıyor”
Böyle diyor Mehtap Hanım. Ne kadar doğru. Zayıflamak ve güzelleşmek uğruna bu işle iştigal eden merkezlere adeta bir servet dökülüyor. Ölçüler tam istendiği gibi oluyor, lakin mutsuzluk yine yakaları bırakmıyor. Çünkü kimse eğilip içine bakmıyor…
Gamze, Mehtap ve Merve bunu bir iş olarak görmekten ziyade, insanların hayatında farklılık yaratmak için, seansları sadece kitaplardan ders olarak aktarmakla değil, deneyimlerini paylaşarak aktarmakla ve böylece yaptıkları işe ruh kazandırmakla yaptıklarını söylüyorlar. Elbette ki emeğin bir bedeli var. Lakin bu bedel hedef değil araç diyorlar.
Konuyu konuşanlar da kadın olunca bir türlü sohbetin ucunu bulup da düğümü atamıyoruz.
Sonunda birimiz saate bakmayı akıl ediyor ve gitme zamanımızın geldiğine karar veriyoruz.
Klasik bir merhaba ile başladığımız buluşmayı uzun yıllardır tanışıyormuşcasına samimiyetle vedalaşarak sonlandırıyoruz.
Kunter Kurt Hoca’nın bir cümlesiyle bitirelim o zaman yazımızı:
“Kördüğümlerden kurtulmak için sizi bağlayan ipleri nasıl çözeceğinizi bazen siz değil, bir uzman biliyordur. O yüzden işin içinden çıkamadığınızda bir uzmandan destek alın.”
