Karacabey Meltem Gazetesi
 » 
CHP’de ilkesizlik ilke olmamalıdır!
a aa
06 Mart 2018 7:00
İbrahim Bursalı
İbrahim Bursalı CHP’de ilkesizlik ilke olmamalıdır!

Karacabey Cumhuriyet Halk Partisi, sanki Sinan Çiftçi’nin bireysel tutkularının tatmin edildiği bir kuruma dönüştü.
İlçe kongresinden önce yapılan delege seçimlerinde başlayan CHP’yi aşağı çekme düşüncesizliği, kabullenilecek gibi değil.
CHP, Cumhuriyet tarihinde görmediği ilgiyi Karacabey’de Gönül Avil’in başkanlığı döneminde gördü. İlk kez kazanma potansiyeli yakalayan CHP, son yerel seçimlerde aday belirleme konusunda sıkıntı yaşamasaydı, belki de belediyeyi kazanan taraf olacaktı. Anlayacağınız, CHP yerel seçimlerde tepeden indirilen dayatmaların kurbanı oldu.
Belediye başkanlığına adaylık sürecindeki kararsızlığı dışında görevini başarıyla yürüten Gönül Avil, özverili çalışmalarıyla çıtanın seçim kazanma düzeyine yükselmesini sağladı. Meclis üyeliği görevinde örnek çalışmalara imza attı. Özetleyecek olursak Avil, CHP’yi Karacabey’de umut yaptı.
Gel gör ki, ilçe başkanlığına ve belediye meclis üyeliğine layık görülen Gönül Avil’e mahalle delegeliği çok görüldü. Sevgisizlik, saygısızlık ve vefasızlık tohumları serpiştirilirken, Avil’le birlikte onlarca değerli isim, çirkin ayak oyunlarıyla partiden adeta dışlandı.
Bu mu particilik? CHP böyle mi büyüyecek?
Murat Tanrıverdi: Dürüstlüğü, çalışkanlığı ve kucaklayıcılığı ile CHP’nin güler yüzü oldu. İki yıl boyunca sürdürdüğü başarılı çalışmalarıyla her kesimin övgüsünü kazandı. Parti içindeki kutuplaşmaları, kucaklaşma zeminine taşıdı. Yerel seçimlerdeki ibreyi CHP lehine çevirdiğini söyleyebiliriz. Kısaca, Gönül Avil’den aldığı bayrağı bir santim aşağı indirmedi. Hatta, daha yukarılara taşıyacağının sinyallerini verdi.
Peki, Murat Tanrıverdi’nin önünü kimler kesti? Tanrıverdi, son dakikada adaylıktan neden çekildi? Aklının ucundan geçmediği halde Ayfer Çiftçi’yi adaylığa apar-topar kimler itekledi?
Ayfer Çiftçi ile eşi Müfit çiftçi, kongreye üç gün kala, çekilme kararı aldıklarını ve “Bizim aile huzurumuz bozulacak, başka birini bulun” dedikleri halde kimler devreye girdi de “İlkesizliğin ittifakı” gerçekleştirildi?
Gönül Avil’in delege seçilmemesini olağanüstü başarıymış gibi gösteren Sinan Çiftçi’nin, “Düşmanımın düşmanı dostumdur” mantığı ile sosyal medyadan yaptığı paylaşımlara bakın: “Hüdavendigar Mahallesi’nden bir güneş doğdu!” (Gönül Avil’in Mahallesi)
Üstüne üstlük bu rezillikler haber yapılarak utanmadan medyaya servis edildi.
CHP’nin içini boşaltarak yerine saygısızlık, sevgisizlik ve vefasızlık tohumları serpiştiren Sinan Çiftçi’nin en büyük özelliği bencilliği, yalan konuşması, eleştirilince saldırganlaşması ve söylediklerinin tersini yapmasıdır.
Akılcılıktan uzak, bireyci çıkışlarla Annesini öne sürerek CHP’yi kullanan Sinan Çiftçi, sosyal medyadaki paylaşımında, “Parti örgütümle siyaset yaptım” açıklamasıyla gündeme geldi. Kuyruklu yalan. Sinan Çiftçi, rahatsızlığı nedeniyle olmayanı varmış gibi gösteriyor. Sözcüklerin arkasından dolaşarak duygu sömürüsü yapıyor. CHP’nin hiç bir kademesinde görev yapmadığı halde yalan konuşarak, “Ben parti örgütümle siyaset yaptım” demesi ilginç değil midir? Kimleri kandırmaya çalışıyor?
Yaptığı siyasetse: önceki yerel seçimlerde, MHP Belediye Başkanı adayını kapı kapı dolaşarak açıkça destekledi. Sosyal medyadan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu aşağılayan paylaşımlar yaptı. AKP’li Burhan Kuzu’yu evinde konuk etti. Burhan Kuzu ile birlikte çektirdikleri dostluklarını pekiştiren resimleri sosyal medyadan duyurmakla nasıl siyasetçi olacağını açıkça gösterdi.
Sinan Çiftçi tutarsızlığı nedeniyle İl Disiplin Kurulu’nca bir yıl süreyle partiden uzaklaştırılma cezası aldı. Oysa tüzüğe göre suçu doğrudan ihracı gerektiriyordu. Acaba devreye kimler girdi de bu ceza hafifletildi?
Sinan Çiftçi’ye güvenemediğimi, tutarsız, ilkesiz ve “Ben” merkezli bulduğumu, bu nedenle nerede patlayacağı belli olmayan canlı bombaya benzettiğimi söylemezsem Cumhuriyet Halk Partililere saygısızlık yapmış olurum.
Sinan Çiftçi daha çok genç, siyasetçi olacaksa, (doğal hakkıdır) öncelikle nerede yürüyeceği konusunda kararlı olmalıdır. Tercihi CHP merdivenleri ise ağır ağır dürüstçe tırmanmalı, biraz alın teri akıtmalıdır.
Aslında sorun büyümek değildir, sorun büyümeye çalışırken unuttuklarıdır.
Yaşamı, yaş değil, yaşananların öğrettiği unutulmamalıdır. Siyaset, ilkeli, istikrarlı ve uzun soluklu olmayı gerektirir.
Siyaset, sözde birlikte yürüdüğünü söylediğin arkadaşlarının sırtını sıçrama tahtası yaparak yükselmeyi düşünenleri bağışlamaz.
Sinan Çiftçi, rüzgara göre yelken açan bir gazetenin tetikçisidir, ne zaman ne yapacağı bilinmediği için kaygılarımı araba devrilmeden söylemek istedim.
2000’lerin başında sıfırlanan terörü “Açılım” ayaklarıyla hortlatan, FETÖ ile birlikte yürüyen, TSK’yı kumpaslayan, Atatürk düşmanlığı yapan, mezhep ayrılığını kaşıyarak toplumu iç savaşın eşiğine getiren, demokrasiye ve demokratik işleyişe son veren, CHP’yi yerden yere vuran, tek adamlık anlayışı ile diktatörlüğün önünü açan bir partinin önde gelen isimlerinden Burhan Kuzu’ya danışmanlık yaptığını ve evinde konuk etmekten çok mutlu olduğunu övünerek duyuran Sinan Çiftçi nasıl bir CHP’lidir?
CHP’li görünürken bunları yurtseverliğin neresine koyabilirsiniz?
İlkesizliğin ve tutarsızlığın dip yaptığı yerdeyiz.
Gökten zembille indirilen Sinan Çiftçi, Karacabey CHP’yi basamak yaptı.
İl Kongresi’nde, kapalı kapılar ardındaki etik olmayan pazarlıklar sonucu üç listede yer alarak kurultay delegeliğini adeta arakladı.
Sinan Çiftçi’nin, bir çok siyasetçiyi ters köşeye yatıracak kıvraklıkla üç listeye nasıl girdiğini bilen var mı? Bunun adı; yerelde politika yapmaya çalışan genç CHP’lileri yok sayarak, sahneye paraşütle indirilen dansözlüktür.
İlkeli siyasetten söz ederken mangalda kül bırakmayan CHP’li bazı yöneticiler ve bazı il delegeleri nedense ilkesizliği yeğledi?
Sinan Çiftçi’nin, kurultay delegesi seçilirken içinde kendisinin de yer aldığı Hüseyin Akkuş’un listesine değil de, seçimi yitiren İsmet Karaca’nın listesine oy kullanması tutarsızlığın ve ilkesizliğin belgesidir.
Biraz eleştirdik diye saldırmaya başlayan Sinan Çiftçi, İl Kongresinde mühürü kime bastığını söyleyemiyor. Sıkıntı yaşamamak için “Kime oy kullandığımı Allah’la ben bilirim” diyerek geçiştirmeye çalışıyor. Bu konuyu şeffaflaştırmaması dürüstlük müdür?
CHP, böylemi iktidara yürüyecek? Bunun yanıtını ise CHP İl Başkanı Hüseyin Akkuş vermelidir.
Arkadaşlarının üzerine basa, basa uçmak isteyen Sinan Çiftçi’nin siyasete ilkesiz bir adımla başlaması iyi olmamıştır.
CHP iktidar olmak istiyorsa, kendi ayağına sıkmayı bırakmalıdır. Sevgiyi, saygıyı, kucaklayıcılığı öne çıkarmalıdır.
Anlayacağınız, CHP “Biz” merkezli yüreğini ortaya koyarak, gerçek anlamda halkçı olduğunu göstermelidir.

Bu habere hiç yorum yapılmamış.

GÜNÜN HABERLERİ

EN ÇOK OKUNANLAR