Yiğidi öldür ama hakkını yeme!

Karacabey Belediye Başkanı Ergün Koç, Adalet ve Kalkınma Partisi İlçe Başkanı Mustafa Çelik'in önceki yaptığı sert açıklamalarına yanıt verdi.

AKP İlçe Başkanı Mustafa Çelik'in toplumu yanlış yönlendirdiğini ve bazı gerçekleri görmezden geldiğini dile getiren Koç, “Atalarımızın çok güzel bir sözü var; 'Yiğidi öldüreceksin ama hakkını da vereceksin.' Bu güne kadar Karacabey'imize kim ne şekilde bir çivi çaktı ise hepsinden Allah razı olsun. İki dönemdir Belediye Başkanlığı yaptığım süre içinde görev alan Karacabey sevdalısı meclis üyelerim ile birlikte Karacabey'in çağdaş bir kent olma yönünde çok güzel adımlar attık. Bu hizmetlere destek veren herkese şükranlarımı sunarım. Karacabey bizim ve Karacabey'den gidecek başka bir yerimiz yok. Ölümüz de, dirimiz de burada kalacak” dedi.

Eğer ben kağıt üzerinde AK Partili isem…

Sözlerine, “Demek ben kağıt üzerinde AK Partiliyim!” şeklinde başlayan Belediye Başkanı Ergün Koç, yazılı yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi:

“Şimdi soruyorum size Sayın Çelik; Eğer ben kağıt üzerinde AK Partiliysem, 2011 yılı genel seçimlerinde beni de yanınıza alarak Sayın Bölge Milletvekilimiz Önder Matlı'nın seçilmesi için ilçe ve köy köy gezip halkımızdan oy istemedik mi?

2011 tarihinde gerçekleşen AK Parti Kadın Kolları Başkanı ve şu an Meclis Üyesi olan Nurgül Özatilla'yı seçim ile görevinden aldırmak için üye listelerini bana getirerek bize oy verecek üyelerimizi yönetim kurulu üyeleriniz ile beraber tespit etmedik mi? Bu konuda benden yardım istemediniz mi? Şimdi benim anlayamadığım AK Partide kâğıt üzerinde bir Başkan isem, niye benden destek istediniz? Yoksa kendi koltuğunuzu sağlamlaştırmak için mi?

SGK tartışmasının gerçek yüzü

03.02.2012 gün ve 2012/23 Sayılı Meclis Kararı ile Sosyal Güvenlik Kurumuna tahsis edilen yerin gelelim gerçek meselesine. Kim bu konuda yalan söylüyor? Kim halkı kandırıyor? Belgeler ile konuşalım.

Sosyal Güvenlik Kurumu ile yapılan görüşmeler neticesinde anılan kurumdan Belediye Başkanlığımıza yer tahsisin yapılması için ön yazı gelmiştir. Bu konu Ocak 2012 ayı Meclisi'nde tarafımdan gündeme alınmış ve meclis bilgisine sunulmuştur. Belediye Meclisimiz bu konuyu Bayındırlık ve İmar Komisyonuna havale ederek 12.01.2012 tarih ve 41/1 sayılı Komisyon raporunda; Komisyon Üyelerinden Orhan Güzel, Bülent Şen, Gönül Avil red, Nurgül Özatilla, Hayati Demirel'in evet oyu ile yer tahsisi verilmesi reddedilmiştir.

Daha sonra 03 Şubat 2012 tarihinde yapılan Belediye Meclis Toplantısında, görüşmeler neticesinde yer tahsisi “Ret” çıkmasına rağmen yapılan oylamada; Meclis Başkanı Ergün Koç ile Meclis Üyelerinden Samet Karakaşlar, Meral Eren, Seçkin Eken, Şenol Erol, Nurgül Özatilla, Taner Kahraman, Necmi Akkuş, Raif Kayacan, Nuri Boz ve Hayati Demirel'in (11) “Evet” oyuna karşı, Bülent Fıçıcı, Kazım Ülker, Gönül Avil, Ertuğrul Babadağlı, Fatma Mendeş, Vedat Mert, Hüsnü Doğruoğlu, Fahri Köfteci, İbrahim Akbay, Bülent Şen ve Gürsoy Yıldız'ın (11) “Ret” çıkmıştır. Partinizin o toz konduramadığı Orhan Güzel ve Fahrettin Nesre ise, “Çekimser” kalmıştır.

Bilmiyorsanız hatırlatayım. Oylamada eşitlik çıkması durumunda Meclis Başkanı yani Belediye Başkanı hangi yöne oy kullanırsa, 5393 sayılı Belediye Kanunun 22. Maddesi gereğince ve benimde yer tahsisi konusunda EVET oyum olduğu için oy çokluğuyla Sosyal Güvenlik Kurumuna yer tahsisi yapılmıştır. Ben mi meclis üyelerini yok sayıyorum, yoksa siz hesap mı bilmiyorsunuz? Gerçek ve aritmetik yukarıdaki gibidir. Siz şimdi Orhan Güzel'e laf kondurmuyorsunuz. Partinizin toplantılarına katılmayan ve kararlarınıza uymayan Orhan Güzel'i partinizden bir yıl süre ile uzaklaştırdığınızı ne çabuk unuttunuz.

Şimdi görüyorum Orhan Güzel, Haziran 2013 ayı Meclis toplantısına önerge vererek yer tahsisinin tekrar yapılmasını istemektedir. Anlayamadığım, daha geçen Meclis toplantısında tahsis kararı için Bayındırlık İmar Komisyonu Başkanı olarak ret, karar aşamasında ise çekimser oy vermedi mi? Konuşmasında; 'Belediye yerlerini niye diğer kurumlara veriyorsunuz? Buralarını biz değerlendirelim diyen' Orhan Güzel değil midir? Geçen zaman süresi içinde ne değişti ki? Bir öyle bir böyle hal ve hareket içine girildi. Sizin neyiniz tutarlı ki, bu kararınız tutarlı olsun. 

Gerçekleri saptırmayın, halkı kandırmayın!

Asıl siz gerçekleri saptırarak halkımız yanıltmakta ve yalan söylemektesiniz. Diyorsunuz ki, 'kimin ne yaptığını, kimin çevresinde ne işler döndüğünü Karacabey halkı çok iyi biliyor.' Bu konuda kastınızı aştığınızı düşünüyorum. Kimseyi töhmet altında bırakmayın. Siz bir hukukçusunuz, bu konuları bizden daha iyi bilirsiniz. Bildiğiniz bir şeyler varsa Karacabey Cumhuriyet Başsavcılığı'na verirsiniz bir şikâyet dilekçesi olur biter. Böyle gazetelerde ahkâm keserek bir yere varamazsınız. Eteğinizdeki taşları lütfen dökün. Ben sizin nasıl bir hukukçu olduğunuzu anlayamadım. Hukukçular hırsız, katil dahi olsa bunları savunmakla mükelleftir. Ama görüyorum ki siz savunmak yerine insanları töhmet altında bırakarak bir takım ithamlarda bulunuyorsunuz Sayın Başkanım, size yakışmıyor.

Diyorsunuz ki, 'biz asla seviyesiz ithamlar, iftiralar ve mafyavari bir şekilde insanlara saldırmayız. Durun Sayın Başkan, geçen yıla bir dönelim. Belediyeden çıkarılacak 3 işçi için şirket yetkilisini arayarak seviyesiz ithamlarda ve mafyavari bir şekilde; 'Siz o işçileri çıkaramazsınız. Çıkarında göreyim, Ben AK Parti İlçe Başkanıyım, biz Belediyeyi aldığınızda sizi ihalelere sokmayacağız' dediğinizi ne çabuk unuttunuz.

Diyorsunuz ki, 'Karacabey'e kaybettirdiğiniz 10 yılın hesabının ekstrasını önüne koyacağız.' Sizde unutkanlık var galiba Sayın Başkanım. 2004-2009 yılları arasında Belediye Başkanlığı dönemimde şu an partinizin yönetim kurulu üyeleri ile Bölge Milletvekilimiz Sayın Önder Matlı da Meclis Üyesi olarak o dönemde görev yapmadılar mı? Karacabey'in imarından tutun yapılan hizmetler, alınan kredilerde bu arkadaşların imzaları yok muydu? Biz o dönemki Meclis Üyeleri ile 2009-2013 tarihleri arasında şu an görev yapan Meclis Üyelerimiz ile birlikte bırakın Karacabey'e on yıl kaybettirmeyi yıllara, yüz yıllara meydan okuyacak kalıcı hizmetler yaptık.

Bu hükümetin Bakan'ı bize teşekkür etti, siz ne diyorsunuz?

Şahsım ve Sayın Meclis Üyelerimiz ile birlikte Karacabey'e bir ivme kazandırdığımıza inanıyorum. T.C. Cumhuriyeti hükümetinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Faruk Çelik'ten Belediyemize teşekkür geliyorsa, demek ki yaptığımız hizmetler pervasız değilmiş. Ama siz bu hizmetlere Mustafa Çelik olarak kendi gözlüğünüzden bakıyorsunuz. Lütfen suçu olmayan meclis ile parti üyelerinizi bu açıklamalara alet etmeyiniz. Şahsımın ve meclis üyelerimiz ile Karacabey'e yaptığımız hizmetleri halkımız takdir etmiş ki, ikinci defa bu koltuğu bana layık gördü. En güzel kararı Karacabey halkı veriyor. Tabi ki, her şeyin bir firesi ve muhalefeti var. Ben yolları 18 aya altın kaplama yapsam siz kendi gözlüğünüzden bakarak neden 24 ayar yapmamış diye muhalefet edersiniz. Bir kasa elma alsan ille içinde birkaç çürük çıkar. Yapacak bir şey yok. Devletimizin Bakanı yaptığım icraatlardan dolayı teşekkür edecek, siz benim yaptığım hizmetleri pervasızca nitelendireceksiniz. Lafınızın nereye gittiğinizin farkında mısınız?

Diyorsunuz ki, 'Başkan Koç'tan bunun hesabını soracağız.' Hesap verilecekse, Türkiye Cumhuriyeti'nin savcı ve hâkimlerine hesap veririm. Türk adaletine hesap vermek varken, nerede görülmüş bir siyasi ilçe başkanına hesap vermek.

Atalarımızın çok güzel bir sözü var; 'Yiğidi öldüreceksin ama hakkını da vereceksin.' Bu güne kadar Karacabey'imize kim ne şekilde bir çivi çaktı ise hepsinden Allah razı olsun. İki dönemdir Belediye Başkanlığı yaptığım süre içinde görev alan Karacabey sevdalısı meclis üyelerim ile birlikte ilçemizin çağdaş bir kent olma yönünde çok güzel adımlar attık. Bu hizmetlere destek veren tüm meclis üyelerime şükranlarımı sunarım.

Karacabey bizim ve Karacabey'den gidecek başka bir yerimiz yok. Ölümüz de, dirimiz de burada kalacak.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir