Tunç: “İnsanca yaşayabilecek bir ücret istiyoruz”

Karacabey Eğitim-Sen Temsilcisi Salih Tunç, enflasyon rakamlarına dayanılarak yapılan memur zamlarının, emekçilerin gündelik hayatta karşı karşıya kaldığı hayat pahalılığıyla boy ölçüşemediğini söyledi.
Tunç, AKP’nin yaşanan absürtlüğü gizlemek için gündemi değiştirdiğini ve halkın gerçek sorunları olan hayat pahalılığına hiç değinilmediğini kaydetti. Tunç, “Türkiye sıcak bir yaz geçiriyor. Havaların sıcaklığına, siyasal gündemin yakıcılığı da eklenmiş durumda. Bir yandan Ergenekon iddianamesi, diğer yandan da parti kapatma davası Türkiye’deki harareti arttırıyor. Gazete ve televizyonlar her gün yepyeni haberlerle siyasetin gündemini belirliyor. Halkın gündeminde ise “Darbe Planları” ve “AKP’nin Kapatılması”ndan daha çok, işsizlik, yoksulluk ve giderek artan hayat pahalılığı yer alıyor. Konu yüksek siyaset olduğunda demokrasi ve adalet çığırtkanlığı yapan AKP ise, halkın ekonomik sorunları karşısında hiç de demokratik ve adil davranmıyor.
Türkiye’deki 2 milyonu aşkın kamu emekçisi bugün sözde zamlı maaş aldı. AKP Hükümeti, kamu emekçilerine yılın ikinci altı ayı için enflasyon farkı dâhil yüzde 3,9’luk zammı uygun gördü. Bu oran, en düşük derecedeki kamu emekçisinin bordrosuna 30 YTL olarak yansımıştır. En basit şekliyle ifade edersek, AKP Hükümeti, Kamu Emekçilerine günlük 2 simit parası zam vermiştir.
Hükümet, uyguladığı enflasyon hedefine dayalı zam anlayışıyla kamu emekçilerini günden güne sefalete doğru sürüklemektedir. Artık hiçbir inandırıcılığı kalmayan TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamları, emekçilerin gündelik hayatta karşı karşıya kaldığı hayat pahalılığıyla boy ölçüşememektedir.
2008 yılı başından bu yana Ayçiçek yağı % 48, Elektrik % 44, Bakliyat % 42, Ekmek % 26, Mazot ise % 25 oranında fiyat artışı olmuştur. Kamu emekçilerinin ve Türkiye’de yaşayan milyonlarca insanın en önemli harcama kalemlerinde böylesi yüksek oranlarda fiyat artışı yaşanırken, TÜİK’in açıkladığı yüzde 6’lık enflasyon üzerinden ücret zammı yapmak, kamu emekçileriyle dalga geçmek anlamına gelmektedir. Bu tablonun sorumlusu Toplu Sözleşme ve Grev hakkımız tanımayan AKP Hükümeti olduğu kadar, tüm çağrılarımıza rağmen toplu görüşme masasında hükümete boyun eğen diğer konfederasyonlardır.
Maliye Bakanlığı, yapılan zamlarla birlikte en düşük kamu emekçisi maaşının 1.016 YTL’ye yükseldiğini ileri sürmektedir. Oysa yapılan zamların ardından en düşük derecede maaş alan yardımcı hizmet sınıfı çalışanın taban aylığı 776 YTL olmuştur. 135 YTL’lik denge tazminatı da eklendiğinde toplam maaş 911 YTL olmaktadır.
Şu an ellerimizde tuttuğumuz ve birazdan yakacağımız bordrolarımız, bu acı tablonun ibret vesikasıdır. Aldığı 9 bin 500 YTL’lik maaşın kendisine yetmediğinden şikayet eden Başbakan’ın, 911 YTL’yle 1 ay nasıl geçinileceğini düşünmesini ve bulduğu cevabı tüm kamuoyuyla paylaşmasını istiyoruz.
AKP Hükümeti, Kamu Emekçilerinin enflasyon ve hayat pahalılığı altında ezilmesine neden olduğu gibi, Konut Edindirme Yardımı Hesaplarında biriken alacaklarımızın ödemesini geciktirerek bizleri bir kez daha mağdur etmektedir. 1987 ile 1995 yılları arasında emekçilerin hesaplarında biriken alacaklarımız, har vurulup harman savrulduğu için aradan geçen 13 yıla karşın hala hak sahiplerine ödenmemiştir. Son olarak AKP tarafından geçtiğimiz yıl 22 Temmuz seçimleri öncesinde ödeneceği ilan edilen KEY Alacaklarımız, defalarca ertelenmiştir.
Buradan bir kez daha hükümete sesleniyoruz: Emekçileri daha fazla mağdur etmeye hakkınız yok. KEY hesaplarında biriken alacaklarımız derhal ve tek seferde gerçek değerleri üzerinden hak sahiplerine ödenmelidir. Bizler, IMF dayatmalarıyla belirlenen neo-liberal politikaları reddediyoruz, bizler enflasyon hedefine dayalı ücret zammı anlayışını reddediyoruz, bizler açlığı ve yoksulluğu reddediyoruz. Bizler insanca yaşayacak bir ücret istiyoruz, yapılan maaş zamlarının taban aylık üzerinden yapılmasını ve emekliliğimize yansıtılmasını istiyoruz, ekonomide yaşandığı iddia edilen büyümeden hakkımızın verilmesini istiyoruz, bizler NEMA ve KEY adları altında yaşadığımız mağduriyetlerin artık son bulmasını istiyoruz” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir