Sömürge askeri olmaya özenmek…

AKP iktidarı komşumuz Suriye'yi Amerikan haydutlarına vurdurmayı başaramayınca başka provokasyonlara başvuruyor. En son helikopter düşürme de bunlardan biri.

Konuyu “milli dava” gibi gösterip “vurduk”, “düşürdük” sarhoşluğu içinde ele alınca toz dumandan ortalık gözükmüyor. Ama tarihe utanç anıtı olarak geçecek olaylar ne yazık ki “tarih yazdık” edebiyatına dönüşmek üzere. Ne yazık ki Ana Muhalefet lideri de AKP'nin bu saldırgan politikasını onaylamış bulunuyor. Suriye Politikalarını eleştiriyor gibi görünen muhalefet ABD'yi ürkütmeyecek politikalar izlemek adına helikopter düşürme olayına “gereği yapıldı” yaklaşımı içindedir.

Türkiye'nin Suriye'nin vurulması için “her türlü koalisyonda yer alma” tavrı tarihte sadece sömürge ülkelerin askerlerine silah zoruyla yaptırılacak bir ihanettir.  Hele “referansı İslam” olduğunu söyleyenlerin Müslüman bir ülkeye karşı emperyalizmin iz sürücülüğüne soyunması görülmüş şey değildir.

Tarihte bu duruma 1. Paylaşım  Savaşı sırasında rastlanmış ancak Çanakkale'de ve Irak'ta bize karşı cepheye sürülen Hint Müslümanları silah zoruyla cepheye getirilmişlerdir. Zira o günlerde Hindistan İngiltere'nin en büyük ve en önemli sömürgesidir. Hindistan Pakistan ayrılığına daha yıllar vardır ve Hindistan'dan özellikle Müslüman askerler hem de zorla getirilmişlerdir.

Bakın bu olayı AKP iktidarının koalisyon ortağı F tipi cemaatin teorik dergisi Sızıntı nasıl anlatıyor:

“Dünya Savaşı Avrupa'dan Orta Doğuya kadar her yerde bütün dehşetiyle başlayınca, İngilizlerin çok sayıda insan gücüne ihtiyacı olur; ve bu iş için sömürgeler biçilmiş kaftandır. Hele “Tac'ın incisi”, onlar için bir nevi insan harasıdır. Ve İngilizler, 1. Dünya Savaşı boyunca bir milyona yakın (941 bin) Hintliyi değişik cephelere sürerler. İşin enteresanı, bunun %80'den fazlası Türk cepheleridir. Gitmemekte direnenlerin ve cephede İngiliz komutanına itaat etmeyip silahlarını bırakanların akıbetleri çok korkunçtur

“1914'de sevkiyat için Bombay'da toplanan Müslüman askerler, Türk kardeşlerine karşı savaşmak üzere Irak'a gönderileceklerini öğrendiklerinde esir dahi olsalar gitmeyi onurlarına yediremezler. Fakat derhal şakaklarına İngiliz namluları dayanır. Buna rağmen gitmemek için ayak diretirler. Çünkü din kardeşinin kanına girip ebedi saadetlerini tehlikeye atmaya hiç mi hiç niyetleri yoktur. Ve sonunda bed bir “Ateş!!” sesinin ardından, sinelerine yedikleri kurşunlarla birbiri ardına Hakka uzanırlar.”

Cemaatin yayın organı Sızıntı dergisinin Kasım 1993 tarihindeki 178. sayısında İbrahim Refik imzasıyla yayınlanan “Tâc'ın İncisindeki Osmanlı'nın Yetimleri” başlıklı yazıda bunlar anlatılıyor. Yazıda anlatılan “çeşitli cepheler”in en önemlisi Çanakkale'dir. Pek çok İslamcı kaynak Çanakkale'de Irak'ta çarpışan Hint askerlerini “Gurkalar” olarak adlandırsa da bunların Hintli Müslümanlar olduğunu kabul etmek zorunda kalırlar.

Yazar savaşa katılmayı reddedenleri bekleyen en ağır cezanın domuz derisinden yapılma iplerle asılmak olduğunu, inançları gereği bu şekilde asılınca cennete gidemeyeceklerini düşündükleri için kahrolduklarını anlatır. Domuz derisi iple asılmamak için savaşa katıldıklarını yazar.

Hintli Müslümanlar bu tarihi utancı hep taşısalar bile mazeretleri vardır. Onlar İngiliz sömürgesidirler.

Ya biz…?

Emperyalizmin çıkarları uğruna Suriye'ye saldırmamız için ne kurşuna dizen var. Ne de domuz derisinden yapılma ip ile idam eden…

Türkiye, göğsünde Mustafa Kemal Atatürk fotoğrafıyla çarpışarak bağımsızlığını kazanan Cezayirlilerin özgürlüğüne karşı Fransa'nın yanında yer almanın utancını yaşamaya devam ediyor. İsrail'i ilk tanıyan devlet olmanın utancını da…

Ne yazık ki Kore'de binlerce askerimizin kanının emperyalistlerin yanında akıtılmasını sorgulayan çok az insan var.

Çok yakın tarihte Irak'ın işgalinde aldığımız rolü, Afganistan işgal edildikten sonra Genel Vali gönderdiğimizi, Libya'da Kaddafi'yi öldüren katil sürüsüne uçak dolusu ABD doları götürdüğümüzü sorgulayan yok. Libya işgal edilirken Muhalefetin aldığı tutumu zaten sorgulamaya niyeti olan yok.

Kendinize gelin. Hiç değilse bize Suriye'de tarihi bir utanç yaşatmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir