Sıradışı bir Öykü…

Öyle bir öykü ki; başlangıcına kendisinin hiçbir katkısı yokken, geçmişten bugüne ve bugünden de geleceğe düşe kalka sürdürdüğü hayat yolculuğunda sürekli bir yükselme kaydeden, zihnindekileri bedeninde taşımakta zorlanan, o sebeple de içindeki potansiyeli sadece kendi çabalarıyla doğru mecraya yönlendirmeye çalışan, bu yolda da her türlü dış sese, tacize ve hakarete maruz kalan Öykü…
Kim bu Öykü derseniz, yabancı değil. 1972 Yalova-Ahmediye doğumlu. Kendi halinde bir ailenin beş çocuğundan en küçüğü. Ve ailesinin kendisine verdiği adıyla Ömer. Ömer ilkokulu bitirdikten sonra Orhangazi Merkez Kuran Kursu’nda hafızlık eğitimi almış. Ardından Orhangazi İmam Hatip Lisesi’nin ortaokul kısmında ve ardından lise 2’ye kadar İmam Hatip Lisesi’nde okuduktan sonra okuldan ayrılmış. Dışardan sınavlara girerek Yalova Lisesi’nden mezun olmuş. 1992 yılında girdiği sınavı kazanarak üniversite eğitimine Uludağ Üniversitesi Tekstil bölümünde başlamış. Bu arada İzmir’de arkadaşının sevgilisini öldürdüğü için 6 yıl 8 ay hüküm giymiş. Cezaevinde 2.5 yıl geçirdikten sonra tahliye olarak üniversite yaşamına devam etmiş. Lakin1996’da cinsel kimliği nedeniyle son sınıfta okuldan atılmış. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 2006 yılında ameliyat olarak cinsiyet değiştirmiş ve Öykü adıyla pembe nüfus cüzdanı almış. Temmuz 2007’de de sevgilisi Mehmet Özen ile evlenmiş.
Şimdiki durum ise; şiddetli sallantılı yaşanan bir evlilik ve nihayetinde ayrılık… Ki şiddet gördüğünü öne sürerek Aile Mahkemesi’nde dava açan Öykü, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın pilot il seçtiği Bursa’da ‘Şiddet Mağdurlarının Korunmasında Elektronik Destek Sistemi’ uygulaması kapsamında ‘Şiddet butonu’ verilen iki kişiden biri.
Öykü Evren Özen, Bursa’da kısa adı ‘Gökkuşağı’ olan “Travestileri, Transseksüelleri, Gayleri, Lezbiyenleri Koruma, Yardımlaşma ve Kültürel Etkinlikleri Geliştirme Derneği”nin kurucusu ve başkanı bir transseksüel. Ne bundan utanan, ne bunu saklayan ve ne de kendisine malzeme yapan Öykü,  2011 Genel Seçimleri’nde Bursa’dan bağımsız milletvekili adayı olduktan sonra önümüzdeki  yerel seçimlerde CHP’den Osmangazi İlçe Belediye Meclis Üyeliği için aday adayı.
Öykü gelenekselleşmiş, hâttâ köhnemiş siyaset dilinin değişmesi ve güncellenmesi gerektiğine inanıyor ve o kendi içinde günceli yakalamış. Ağzıyla kuş da tutsa diğer partilerden kabul görmeyeceğini gün gibi biliyor. CHP’nin her kesimden insanı kabul ettiğini düşündüğünden dolayı CHP’den aday adayı.
Son tahlilde CHP’nin niyetindeki sonucun listeler belli olduğunda ortaya çıkacağını söyleyecek kadar da zeki.
Genel olarak partiler organik kadınlara bile -engelli kadrosundan gösterir gibi- yer verdiklerinden, Öykü’nün işi epey zor. Ama imkânsız değil…
Gayrı menkul danışmanlığı yapan Öykü bir yandan da kendisini tanıtmak ve anlatmak için çalışmalar yapmakta. Altıparmak Caddesi’ndeki ofisinin çevresinde dağıtılan broşürlerden görerek ulaştık kendisine ve gazetemize davet ettik. Randevulaştığımız üzre, tam saatinde geldi randevusuna.
Transseksüllerde görmeye alışık olduğumuz abartılı kadınlığını ispat etme gayreti yoktu üzerinde. Ne giysilerinde, ne de görüntüsünde. Bir jean, sade bir bluz, spor pabuçlar, öylesine toplanmış kısa kesimli ve röfleli bir saç, çalışan her kadının olmazsa olmazı kütük gibi ağır bir çanta. Konuşmaya ve anlatmaya doyamayan yanıyla tam bir kadın. Dobralığı ve özgüveniyle ise erkek gibi bir kadın…
Su yeşili gözlerinden fışkıran enerjisi ve o gözlerin derinliklerinde gizlenen geçmişi onu hayata karşı dirençli kılmış. Kendi yaşadıklarının başkaları tarafından yaşanmaması adına tüm çabası. Arkadan gelen gençlerin yanlış yollara sapmaması, sapanların da çıkış yolunu bulması ve  hakların aranması konusunda siyasetin çok önemli olduğuna inanıyor. O yüzden hizmet etmek istiyor. Hizmet edebilmek için de seçilmek istiyor.
Sadece travestilerin, transseksüellerin, gaylerin, lezbiyenlerin haklarını aramak değil niyeti. Aile içi şiddete maruz kalan kadınlar, fuhuş yapan kadınlar, ötekileştirilen insanlar, romanlar… Kent içi imar durumu, siyasiler, insan ilişkileri, geçmiş, gelecek. Hepsine vakıf. Hepsi için projeleri var. Ve hedefi milletvekilliği…
Altıparmak’ın eski nezih günlerinin ve artık o günlerin mazi olduğundan söz açılınca, pat diye herşey genelevin kapanışıyla oldu deyiveriyor. Altıparmak-Çarşamba fuhuştan başka bir iş bilmeyen, bilse de yapması istenmeyen insanlarla doldu diyor ve eğlence sektörünün şehir dışına çıkması gerektiğini söylüyor. Fuhuşun zorunluluk değil gönüllülük üzerine yapılması gerektiğine inanıyor. Fuhuş yapmak istemeyenlerin her kurumda istihdam edilmesini savunuyor.
Altıparmak Caddesi’nin önemine değinen Öykü, eski günleri geri getirmek için elinden geleni yapacağını söylüyor.
“Rant için değil, halk için siyaset yapacağım” diyor.
“Betonlaştırılan Bursa’dan geri kalan alanları rant canavarlarından kurtaracağım, toplumun dezavantajlı kesimlerine kucak açacağım, fırsat eşitsizliğine karşı duracağım” diyor.
****
Her normal insan gibi günlük hayatında cinsiyetsiz bir insan Öykü. Kadınlığını insanın gözüne sokmayan, sohbeti sıcak, yaşadıklarına rağmen ayakta kalabilmeyi başarmış, mücadeleci ve yanındakileri kendisine güvendirecek, karşısındakileri ise ürkütecek kadar güçlü, hâttâ yırtıcı biri. Belli ki bu yırtıcılığı ona geçmişten miras.
Öykü Evren’in siyasî arenada yer alması siyasete hem renk katacaktır, hem de görmezden geldiğimiz ya da bilmediğimiz hayatların içinden gelmiş birisi olarak onların sosyal hayatlarında iyileşme yaratacaktır.
Gördüğümüz dünyada değil, görmediğimiz dünyada neler olduğunu bilenlere bir kulak vermeli derim.
Farkında olmadığımız o kadar çok şey var ki…
cananekncylmz@gmail.com'

Canan Ekinci Yılmaz

1 Nisan 1963 Karacabey doğumlu. Karacabey Lisesi mezunu. 5 Ekim 2010 itibariyle yazar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir