Mağdurum ben mağdurum (2)

Sevgili Meltem Okurları

Ülke gündemimiz ses sanatçısı İbrahim Tatlıses’in vurulması
olayıyla aniden değişiverdi. Devletin bütün ileri gelenleri, sağ olsunlar,
Tatlıses’in sağlık durumuyla yakından ilgilendiler. Sanatsever milletmişiz
vesselam! Aynı şey dünyanın başka yerlerinde Türkiye’de olduğundan daha iyi
tanınan besteci ve piyano virtüözü Fazıl Say’ın başına gelmiş olsaydı devlet
büyüklerimizin ve mümtaz medyamızın aynı ilgiyi göstereceklerinden hiç şüphem
yok! Halkın sevgilisi, değerli ses sanatçısı İbrahim Tatlıses’e acil şifalar
diliyorum.

Halkın çoğunluğunun takip ettiği medyada unutturulmaya
çalışılan bir takım haberleri ben sizin zihninizde canlı tutabilmek için bir
kere daha bahsedeyim. Tarım ve hayvancılığı, iktidara geldiğinden beri canla
başla destekleyen hükümetimiz, torba yasayla, köylünün hayvan otlatacağı
meraları TOKİ’nin emrine, içme ve sulama suyu olarak faydalanabileceği
akarsuları da üzerlerine rahatça HES yapılabilsin diye Enerji Bakanlığının
emrine verdi. Yerel medyada çıkan haberlere göre, Maliye eski Bakanımıza ait
bir firmaya Marmara Denizi kıyısında (Bandırma yakınlarında) taşıma ithal
kömürle çalışacak bir termik santral kurma izni verildi. Diğer taraftan
Japonya’da geçtiğimiz hafta meydana gelen depremin ardından yaşanan nükleer
elektrik santralleri faciası gözümüzün önündeyken, Mersin’e yapılacak olan
nükleer santrale hız verilmesi de ayrıca üzerinde tekrar tekrar düşünülmesi
gereken bir olaydır.

Değerli okurlar, birkaç gün önce sizlere ileri demokrasi
mağduru insanlarımızın yaklaşan seçimler dolayısıyla, iktidara alternatif
olmaya çalışan partilerden adaylık süreçlerini başlattığını anlatmaya
çalışmıştık. Şimdi de dilerseniz iktidar partisinin aday adaylarına kısaca bir
göz atalım. Ülkemizin her yerinden değerli sanayici ve işadamlarımızın yanında
birçok üst düzey bürokrat, vali, kaymakam, danışman, öğretim üyesi gibi isimler
adaylık sürecinde iktidar partisini tercih etmişlerdir. Örneğin TOKİ Başkanı
Erdoğan Bayraktar, Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kaan Köksal, İstanbul eski Valisi
ve Kamu Güvenliği Müsteşarı Muammer Güler, Sayın Başbakanımızın 2 ayrı
Başdanışmanı, Başmüşaviri, Özel Kalem Müdür Yardımcısı, Doktoru; TBMM Personel
Muhasebe Dairesi Başkanı… Bu isimleri daha fazla uzatarak kafanızı karıştırmak
istemiyorum. Dileyenler şu linke bakarak kimin hangi partiden aday olmak
istediğine bakabilirler:
http://haber.ekolay.net/Haber/2705/769811/avci-cihaner-kacmaz-bayraktar.aspx?page=2=

İsteyen istediği partiden aday olacak elbette. Demokrasi
budur. İnsanlar siyasal olarak beğendiği bir tarafı desteklemekte özgürdürler.
Beğenmediklerini de hakaret etmedikleri sürece istedikleri gibi
eleştirebilirler. Ancak üst düzey devlet memurlarının yoğun bir şekilde iktidar
partisinden aday olmak istemeleri devletin ne kadar partileşmiş olduğunu
göstermektedir. Bildiğiniz üzere aday adaylıkları partilerce kabul edilmeyen
veya aday olup da seçilemeyen kamu görevlileri eski görevlerine geri
dönebilmektedirler. Örneğin, bu gün bir ilde, Devleti temsil eden Vali, nasıl
oluyor da ben falanca partiliyim arkadaş diye ortaya çıkacak ve seçilemediği
takdirde görevine iade edilip yeniden ben Devletin valisiyim diye görev alacak?
Bir savcı veya bir hakim, siyasi görüş açıklayarak aday olup seçilemediği
takdirde tarafsız olarak yapması gereken eski görevine nasıl dönecek?
Tarafsızlığını kaybetmemesi gereken valilerimiz, kaymakamlarımız, hakimlerimiz,
savcılarımız partilileşirlerse ortaya abuk durumlar çıkar.

Devlet, siyasallaşmadan çalışması gereken bir mekanizmadır.
Ancak onu çalıştıran elbette halkın oylarıyla seçilip gelen siyasi bir parti
veya partiler ortaklığıdır. Seçim kararı alındıktan sonra tarafsızlık adına
İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı ve Ulaştırma Bakanı görevlerinden istifa
ettiler. Yerlerine de müsteşarları atandı. Ancak Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı
Habip Soluk’un gözyaşları devir teslim töreninde sel oldu aktı. Görevi devreden
Bakanın övülmedik ne babalığı ne ağabeyliği kaldı. Kurban olduğum ileri
demokrasilerin tarafsızlığı da böyle oluyor demek ki!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir