Kırk haramilerin saltanatına son verin!
Mustafakemalpaşa’da
halka seslenen Kılıçdaroğlu, AKP’yi yerden yere vurdu:
Mustafakemalpaşa’da halka seslenen Cumhuriyet Halk Partisi
Grup Başkan Vekili ve İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, AKP’yi sert bir
dille eleştirdi.
Belediye
Düğün Salonu’nda yoğun katılımın yaşandığı programda konuşan Kılıçdaroğlu,
Türkiye’de her şeyin kötü gittiğine dikkat çekti. Türkiye’nin iç ve dış siyasi
politikasını anlatan Kılıçdaroğlu, konuşmasında şunları söyledi;
“Cumhuriyet’ten
sonra ilk uçak fabrikası İstanbul’da 1936 yılında kuruldu. Üretilen ilk uçak da
1941 yılı Ağustos’un da uçtu. Şimdi ise Türkiye’de uçak üretemiyoruz. Bizleri
ülke olarak bölmeye çalışıyorlar. ‘Sen çarşaflısın, sen türbanlısın, sen
eteklisin, sen pantolonlusun’ diyerek birbirimize düşürüyorlar. Düşüncelerimize
ket vurmaya kalkıyorlar. Allah’ın yarattığı en büyük düşünen varlık insanoğlu
değil midir? O zaman bizi düşüncelerimizle yargılayıp neden bölmeye
çalışıyorsunuz?
Din ve etnik kimlik
üzerinden siyaset yapıyorlar!
Sizlere bir örnek vereyim. Amerika 1960’larda zenci ve
beyaz baskısı altındaydı. Zencilerle beyazlar bir lokantada yemek yiyemez, aynı
otobüse binemez, aynı mahallede oturamazlardı. Bizim o dönemde Türkiye olarak
böyle sıkıntılarımız yoktu ama bugün gelinen durum, bunun tam tersidir.
Amerika’ya
2010 yılında zenci başkan hükmediyor. Amerikalılar birleşiyor ancak bizler
türbanlı, türbansız, etekli, eteksiz diye ayrılıyoruz. Bu nasıl bir anlayıştır?
Bizleri niye bölüyorsunuz? Din üzerinden, etnik kimlik üzerinden siyaset
yapıyorlar. Böyle siyaset anlayışı artık olmamalı. Bu siyaset anlayışı çok uzun
seneler önceydi. Böyle bir anlayış artık yok.
Arkadaşlar!
Amerika, Irak’a ne diyerek gitti? Sözde oradaki insanlara demokrasi
götürecekti. Ancak oraya acı götürdü. İnsanlara eziyet edildi, Müslüman
kadınlara tecavüz edildi. Küçücük bebeler öldürüldü ve bunları yapan Amerika’ya
Türkiye hükümeti destek verdi.
Haksızlıklar diz
boyu!
Değerli Mustafakemalpaşalılar, sizlere buradan seslenmek
benim için bir onurdur. Bu durumdan oldukça keyif alıyorum. Şimdi size
soruyorum; Sizler milletvekilini niye seçersiniz? Sizlere, topluma ve ülkenin
geleceğine yönelik çalışmalar yapsın, dertlerinize derman olsun diye değil mi?
Ama bugün mecliste bulunan ve sizleri tek başına yönetmeye çalışan
milletvekillerinin çoğu kendi yeğenlerine, eşlerine, dostlarına arka çıkarak,
onları paylayarak iş yapıyor. Bu durum haksızlık değil mi?
Yolsuzluğa
bulaşmış, ihaleye fesat karıştırmış ne kadar insan varsa, bugün hepsi mecliste
ama onlara dokunulmuyor. Çünkü onların dokunulmazlığı var. Peki sizin neyiniz
var? Hiçbir şeyiniz yok!
İşte bu
durumu ortadan kaldırmamız için iktidara geldiğimizde siyaset yasasını
çıkaracağız. Naylon fatura kesenden Maliye Bakanı olursa, kalpazandan Başbakan
olursa yetim hakkı yenir.
Çiftçi can çekişiyor!
Saygıdeğer Mustafakemalpaşalılar, burası bir tarım ilçesi
ama diyorsunuz ki çiftçinin yüzde 80’i icralık. Niye dert yanıyorsunuz? Size
iyilik yapıyorlar. Can çekiştirmeden direk öldürüyorlar. Arkadaşlar, şimdi
mecliste sizleri tek başına yönetenler, bir gazeteye ve televizyona 750 milyon
dolar veriyorlar da sizlere niye vermiyorlar? Aslında yapacakları tek şey var.
O gazeteye, televizyona verilen 750 milyon doların 100 milyon dolarını çiftçiye
aktarsalar, çiftçinin sorunu ortadan kalkar. Tarımda bütün giderler artarken,
nedense çiftçinin ürettiği üründe hiçbir artış olmuyor. Bu doğru bir iş midir?
Ankara’da
Çinçin Mahallesi’nde yaşayan, vücudunun yarısı felçli olan bir insana su
faturasını ödeyemiyor diye icra gönderiyorlar. Adam felçli, çalışamıyor. Bu
adamı tutuyorlar içeri atıyorlar. Kendisi bizzat yaşadığı bir olayı bana şöyle
anlatıyor; ‘İki gün boyunca bir şey yemedim. Çünkü altımı pisletirim diye
utancımdan yemedim. Ama sonra mecbur kaldım ve doğal olarak altımı kirlettim ve
bundan dolayı çok utandım’ arkadaşlar, bu insanı bu duruma getirenler utansın,
bu nasıl bir sosyal adalettir? Bu insanı bu duruma düşürenlerin vicdanları
nasıl bir vicdandır? Yoksulluk ayıp değildir. İnsanları yoksul bırakmak
ayıptır.
Sen halka 2 kg makarna, 1 teneke yağ
dağıtmakla ancak o günü kurtarırsın. Bunun yarını öbür günü ne olacak peki?
Biz, Müslümanlar biliyoruz ki, ‘Sağ elin verdiğini, sol el görmeyecek’ o zaman
sen insanların yarınını, öbür gününü kurtarmamışsın, insanlara makarna yağ
vererek günü geçiştirmişsin ama o insanın gururunu hiç düşünmemişsin. Peki o
insanların gururu, onuru ne olacak?
Yetim hakkı yemeyen bir partiye oy verin!
Arkadaşlar, sizden isteğim artık yetim hakkı yemeyen bir
partiye oy vermenizdir. Türkiye, bir bölünme noktasındadır. Bir tarafta halkın
yanında olanlar, diğer tarafta ise kendi kesesini dolduranlar vardır. Lütfen
sizden rica ediyorum gelişmeleri takip edin, kendinizi ezdirmeyin ve Kırk
Haramilerin saltanatına artık son verin. Bu memlekette Ecevit’ten sonra sultan,
padişah gibi bir Başbakan geldi. Artık buna bir son verin.
İşçiye
sahip çıkan ve gerçek mücadelesini veren sendikacıları çok seviyorum. Ama siyaset
eliyle sendika başkanı olmuşları açık söyleyeyim hiç sevmiyorum. Ecevit
döneminde, emeklilik yaşı 58’e çıkarıldığında 100 bin kişiyle yürüyen bazı
sendikalar bu hükümet döneminde, emeklilik yaşı 65’e çıkınca gıklarını bile
çıkarmadı. Sizlere söz veriyorum, iktidara geldiğimizde, böyle sendika
başkanlarının ve yöneticilerinin emeklilik yaşını 90’a çıkaracağız. Hepinize
saygılar ve sevgiler sunarım. Kendinize iyi bakın, hoşçakalın.”
Kılıçdaroğlu
ve yanındakiler, daha sonra Yeşilova Beldesi ve sırasıyla o bölgede bulunan
sular altında kalmış arazileri ve bölgede yaşayan köylüleri ziyaret ederek
Mustafakemalpaşa’dan ayrıldı.
