Kemeri kafanıza takmayın, yerine takın…

Şehir içi otobüste oturduğunuz koltuk ters yöne bakıyorsa eğer, trafikte seyreden araçların içini ve sürücü hallerini ayan beyan görebilirsiniz.
Araçta yalnız olanların bazısının elinde sigara, bazısı çalan müziğe direksiyona vurarak eşlik ediyor, bazısının henüz afyonu patlamamış, kös kös sürüyor aracı…
Sağ koltuğu dolu olan araçların bazısında hararetli bir muhabbet var, bazısında tık yok. Suratlar dökülmüş, gözler yola sabit, sus pus oturuyorlar öyle.
Kamyon, kamyonet sürücüleri her zamanki hallerinde.
Kâh bıkkın, kâh aceleci.
İçi çocuk dolu öğrenci servisleri vızır vızır.
İçinde olduğumuz otobüsün hızı diğer araçlara göre daha az olduğundan ve duraklara girip çıktığından herkes yanımızdan gelip geçiyor.
Onca araçta dikkatimi çeken en önemli şey, araç içindekilerin emniyet kemerlerini takıp takmadıkları.
Hani bir istatistik yapılsa sonuç ne çıkar bilmem.
Üst grup araçtaki kemersizi, ticari araçtaki kemerlisi, okumuşu okumamışı, kadını erkeği, genci yaşlısı…
Kemer takması beklenenin takmaması, beklenmeyenin takması.
Hele hele de çocukların ön koltuğa öylece oturtulması, bazen de çocukların torpido gözüne yapışmış halde ayakta durması.
Arka koltuktakileri hiç konuşmuyorum.
Ön koltukta oturup da kemer takmayı zûl sayan bir millet olarak arka koltuktaki kemerle hiç işimiz olmuyor malum.
Yeni dönem araçlar ise kemer takmazsanız insanı canından bezdirecek derecede ötüyor.
Olsun, onun da var bir çaresi.
Ne mi?
Buyrun bakın internette satılıyor alenen:
“Emniyet kemerini ısrarla takmak istemeyen sürücülere, hiç olmasa AIRBAG’in aktive olmasını sağlamak amacıyla üretilmiştir.
Ürün Özellikleri:
Emniyet kemer koluna takılarak emniyet kemer ikaz sesi ve ışığını pasifize eder.
Emniyet kemeri takmak istemeyen sürücüler yeni model bir çok araçta geçerli olan, AIRBAG fonksiyonunun emniyet kemeri takılmasına bağlı olarak aktif olmasını sağlar.
Tüm araçlar için uygundur.
İsteğe bağlı olarak dilerseniz bu toka ucuna da emniyet kemerini takabilirsiniz.
Paket İçeriği: 2 Adet Emniyet Kemeri Toka Ucu
2 renk vardır, satın almadan önce istediğiniz rengi belirtiniz
DİKKAT: Renkler Siyah ve Gri’dir.”

Siz hangi rengini seçersiniz bilmem ama seçtiğiniz renk hangisi olursa olsun sizi kaza anında korumayacak, hattâ belki hayatınızı sonlandıracak, belki de ömrünüzün sonuna dek sakat kalmanıza sebep olacak.
Hiçbir şekilde sevilmeyen o kemer, polis çevirmesi esnasında beceriksizce yerine takılmaya çalışılıp cezadan sıyrılmaya bakılır hep.
Yani paramız canımızdan daha değerlidir kısacası.

Bir sıkıntı verir o insana mübarek kemer. Bir daral getirir. Ne o öyle omuzdan bele çapraz inmeler, bacakları koltuğa kilitlemeler, boynuna dolanıp nefes almanı engellemeler. Kim icat ettiyse &%^%())=’!……
Peki o zaman takmayın.
Siz kemer takmayınca ne değişecekse artık.
Malum, şoför koltuğunun hareket alanı kısıtlı. Eller direksiyonda, ayaklar pedallarda. Gövde de koltuğa sabit.
Hani kemer takmasanız ne yapacaksınız?
Akşam yemeği için taze fasulye mi ayıklayacaksınız?
Arka koltuktakilere kahveye geçip fal mı bakacaksınız?
Yoksa sabah sporunu mu yapacaksınız?
Oturduğunuz yerde oturacaksınız işte kıpırdamadan…
O önemsemediğiniz, hattâ ve hattâ hiç hazzetmediğiniz minicik kuşak siznin hayatınızı kurtaracak oysa.
Ha, kaderci olup Allah’ın verdiği ömrü diye başlamayın hemen…
Ömrünü uzatıp kısaltmak elinizde değilse de, hayatta kaldığınız süreci nasıl tamamlayacağınız elinizdedir belki.
En düşük hızda giderken bile ani fren yapınca olan savrulmayı hatırlayın.
Olmadı, çarpışma anında yaşananları internetten gogıllayın.
Sadece kemer takmadığı için yitip giden hayatları sorgulayın.

Arka koltuk, ön koltuk demeden oturur oturmaz takmalı o kemeri ve yola güven içinde çıkmalı.
Arka koltuktan savrularak can verenleri unutmamalı.
Hele hele de çocukları, kucakta dahi olsa ön koltuğa oturtmamalı.
Arabayı sürerken kucağına alıp direksiyonu ona tutturmamalı.
Ki en yoğun trafikte dahi karşılaşıyoruz.
O çocuk bir çarpma anında kucağında can verecek, belli ki sürücünün (ki çoğunlukla babadır) aklı bunu kesmiyor…
Ön konsola tutunarak ayakta yolculuk eden çocuğunun bir çarpışma anında darmadağın oluşuna şahit olacak, onu düşünemiyor.
Çocuklar arka koltukta kolları, kafaları dışarıda yolculuk ediyorlar, kimse ses çıkartmıyor.

Kemer stresini kafasına takmayan, hayat bilinci gelişmiş kişiler ve anne-babasının kemer taktığını görerek, kendine özel koltuğunda yolculuk etmeye alışan çocuklar bunları yapmıyor.
Otobüste giderken dahi kendini güvende hissetmek için kemer arıyor.
En iyi dinleme organı GÖZ‘dür diye boşuna dememişler…

Hatırlarsınız, Zeki Müren radyo programına başlarken şoför kardeşlerine ‘Gözünüz yolda kulağınız bende olsun’ derdi hep.
O zamanlar kemerin önemi bilinmiyordu ya da kemer yoktu.
Olsaydı ‘kemeriniz de belinizde’ olsun diye eklerdi eminim.
Kısacası; siz siz olun, kemeri kafanıza değil yerine takın, yola öyle çıkın…

cananekncylmz@gmail.com'

Canan Ekinci Yılmaz

1 Nisan 1963 Karacabey doğumlu. Karacabey Lisesi mezunu. 5 Ekim 2010 itibariyle yazar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir