‘Hocam, neler oluyor ülkemizde?’

15 yıl İngiltere’yi yöneten, Demir Leydi lakaplı Margaret Thatcher, “Ekonomik özgürlük olmadan özgürlük olmaz” diyor.

Türkiye’nin düştüğü duruma bakın.

Türk Lirası, değer kaybettikçe kaybediyor.

Ülkeyi yönetenler sadece seyrediyor.

Bağımsızlığını kullanamayan Merkez Bankası ancak sokakta duyacağımız türden açıklama yaparak artan dövizdeki yükselişi frenleyeceğini düşünüyor.

Merkez Bankası’na güven kaldı mı ki sözü piyasalar üzerinde etkili olsun?

Merkez Bankası’nın açıklamalarına bu saatten sonra kim inanır?

2012’de Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan olarak Türk Lirası’nın önemini anlatıyor.

O konuşmasını dönüp dinlese, bugün gelinen yerle Türk Lirası için söyledikleri arasındaki korkunç uçurumu kendisi de görecektir.

“Bir ülkenin parası o ülkenin değerini gösterir” diyor.

Dolar’ın, Euro’nun alıp başını gittiği saatler dakikalar hız kesmeden devam ederken, özellikle dünyanın nitelikli üniversitelerine kabul edilen çocuklarımızın ailelerinin feryatlarını duymak gerekir.

Avrupa’nın saygın üniversitelerinden birine kabul edilen bir öğrencimiz, ailesine “Bana para gönderebilecek misiniz” diye endişe içinde soruyor.

Çaresiz aile, çocuklarının bu durumdan çok olumsuz etkilenmemesi için “Sen merak etme” dese de Avrupa’nın en iyi üniversitelerinden birine hem de davetle kabul edilen öğrencinin endişesini giderememişler.

Artan kur nedeniyle her ay göndermek zorunda oldukları aylığın maliyeti artarak katlandığı gibi kötü gidişatın ülkeler arası para transferini engeller hale gelmesi durumunda ne yapacaklarını kara kara düşünür hale gelmişler.

Benzer duygular içinde güne uyanan o kadar çok insan var ki…

Bursa’yı Ankara’da temsil etmiş geçmiş dönem parlamenterlerimizden birisinin, “İçim yanıyor, ülkemiz battı battı” mesajını cep telefonumda görünce…

Kendi kendime, dün 24 Kasım Öğretmenler Günü’ydü.

Öğretmenlerimizin ruh hali nasıldır şimdi?

Öğrencileri, öğretmenlerinin günlerini kutlarken, “Hocam, neler oluyor ülkemizde” derlerse ne diyecekler?

Zaten zar zor geçinen bir gurubun içindeler.

Sorunları diz boyu.

Döviz baskısıyla eriyip giden maaşları, kapıda bekleyen ödemeleriyle geleceğin umut koktuğunu öğrencilerine anlatabilecekler mi?

34 yıl sonra görme şansı elde ettiğim İngilizce öğretmenim Munise Kıymaç Hocamın huzurunda erdemli, ahlaklı, soran, sorgulayan, çalışkan olmayı öğrencilerine benimsetmek için doğrulardan şaşmayan, çağdaş değerleri rehber edinen özverili bütün öğretmenlerimizin ellerinden öpüyorum.

Öğretmenler Günü kutlu olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir