FENERBAHÇE NE ZAMAN KAYBETTİ, BİLİYOR MUSUNUZ?

Fenerbahçe akılcı yönetilmiyor! Aziz Yıldırım’dan sonra iki yıl hayal kırıklığı içinde geçti, gitti.

Yanlışlar zincirindeki halkanın uzantısı bu sezona da damga vuracak gibi.

Hatay 9 kişi kaldı, yenemedin. Konya geldi, 2 tokat attı, üç puanı kaptı.

Dün gece de Beşiktaş 10 kişiyle dörtledi.

Fener’in büyüklüğü galiba biraz küçüldü. Sarı lacivert duraklarda Alanyaspor, Başakşehir racon kesiyor. Beşiktaş’ı, Galatasaray’ı, Trabzon’u söylemiyorum, çünkü onların ölüsü yetiyor.

Ruhunu yitirmiş gibi görünen Fener neden aydınlatamıyor?

Çok sıkıntılı bir akşam daha yaşandı. Sanırsınız 9 şiddetinde deprem oldu. Kadıköy 90 dakika sallandı.

Beşiktaş karşısındaki Fener ne yazık ki, acizleri oynadı.

Öncelikle Beşiktaş’ın galibiyeti, Fenerbahçe’den çok daha fazla istediğini ve sahanın her yerinde sergilediği etkili futbolla üç puanı hak eden taraf olduğunu kabul etmeliyiz.

Sözde Beşiktaş 15 yıldır, Galatasaray 20 yıldır, Trabzon 23 yıldır Fenerbahçe’yi Kadıköy’de yenemiyordu.

Anlayacağınız evinde dövülmeyi kabullenir olduk.

03 Temmuz hainliği yaşandı.

Ali Koç, demokratik bir kongre ile iş başına geldi gelmesine. Ancak bu sırada insani ve vicdani değerler çürüdü. Fenerbahçe geleneğine yakışmayan bir “Değişim rüzgarı” arkasında gönlü kırıklar ordusu yarattı.

Fetö, Fenerbahçe’de darbe yaptı ya. Bu yetmiyormuş gibi, Fenerbahçe’den ve ailesinden koparılarak bir yıl boyunca ceza evinde çürütülen Aziz Yıldırım’a karşı aday olan Ali Koç vefasızlık örneği sergiledi.

Oysa, tarih yazacak, Aziz Yıldırım, Fenerbahçe için evini, işini sağlığını ihmal etti. Fenerbahçe’ye çok başarılı hizmetler verdi. “Ne şikesi, Türkiye kuşatıldı” derken, Fetö terör örgütünü Türkiye’de ilk kez O dillendirdi.

Ali Koç, başkanlık hayallerini iki yıl daha ertelemeliydi. Mahkeme sonucunu beklemeliydi. Aziz Yıldırım’ın kumpastan aklanma hakkına biraz olsun saygı göstermeliydi.

Türkiye’nin böbrek yataklarına kadar giren ve en büyük son kale olarak görülen Fenerbahçe üzerinde, 15-20 yıl önce başlayan Fetö terör örgütü kuşatmasına karşı yiğitçe direnen Aziz Yıldırım’a ne yazık ki, vefasızlık yapıldı.

Aziz Yıldırım’la birlikte, olan aslında Fenerbahçe’ye oldu.

Değişim isteyenler, 3 Temmuz’un önünü ve arkasını iyi okuyamadı.

3 Temmuz’culara karşı tek yürek ve tek yumruk olunması gereken süreçte iki adaylı kongre olmamalıydı, oldu.

50 bine yakın taraftarın gözleri önünde yapılan kongrenin en heyecan verici bölümünde Aziz Yıldırım’ın, Ali Koç’a uzattığı başarı kokan zeytin dalındaki çağrının altını bir kez daha çizmek istiyorum: “Gel beraber çalışalım. Başkan yine sen ol. Futbol takımını sen yönet. Ben de amatör şubelere bakayım. 150 milyon Euro sen ver. 150 milyon Euro ben vereyim. El ele, olalım, birlikte yürüyelim” dedi.

Bu günleri gördü. Dünya takımı yaratma potansiyelinin yok olmaması mesajlarını haykırdı.

Gel gör ki, anlayan olmadı. Düşünülmesi gereken bu güzel öneriye kimse kulak vermedi.

Fenerbahçeliler, Fenerbahçe’nin geleceğini “Bütünlük” istememekle tam da burada ıskaladı.

300 milyon Euro ile borçlar sıfırlanmış olacaktı. Döviz artışlarından etkilenmeyecektik. Enkaz edebiyatından söz edilmeyecekti.  Ekonomik kriz yaşanmayacaktı. Bu gün omuz, omuza yürünen güçle, birlikteliğin belki de üçüncü şampiyonluğu kovalanıyor olacaktı.

Ya şimdi? Fırsat kollayan Fener düşmanları iyice kemikleşti.

Hakemler, TFF ve futbol medyasındaki yorumcu artıklarının yüzde 95’i Fenerbahçe düşmanlığı ile besleniyor.

Fenerbahçe, hemen hemen her maçta doğranıyor.

Avrupa’da bir kulüpte başkanlık yapsa, çok başarılı olabileceğine inandığım Ali Koç, Türkiye gerçeğindeki yöneticilik sahtekarlığını kıramayacağını akıl edemedi. Çarpık düzendeki dinsizin hakkından imansızın geleceği kuralını belki de hiç göremedi. Başka sokaklarda adı bile konuşulmayan centilmenlik ve dürüstlük rüzgarları içinde savruldu gitti.

Kısaca, Türkiye gerçeği atlandı.

Dün gece Kadıköy bir kez daha yıkıldı.

Aslında yıkılan milyonlarca kırık yüreğin umudu oldu.

Bilmem, Fenerbahçe’nin Aziz Yıldırım’dan sonra iyi yönetilemediği anlaşıldı mı? 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir