’Eli ayağı düzler’ dünyasının engellileri

Bebek yola çıktığı andan itibaren kız mı olacak erkek mi olacak muhabbetlerinde söz gelir “Eli ayağı düz olsun da”ya dayanır.
DA, bazılarının olmaz.
Bazıları olur da, olduğu gibi kalmaz.
Ya kaza sonucu, ya hastalıktan ya da yaşlılıktan elden ayaktan düşer, kendi kendine yetemez ve bakıma muhtaç hale gelir.
Sağlıklı ve ayakta gezinen insanlara göre düzenlenmiş dünyada yaşamanın zûl hale dönüşmesi de işte bu noktada başlar.
Bırakın merdivenleri, tek bir kaldırım bile engeldir onlara.
Ki farkında olmaksızın koşturarak inilip çıkılan…
Duyanlara, görenlere ve yürüyebilenlere göre düzenlenmiş dünyada her bir şey engeldir aslında.
Engelli dediğimizin sadece bedeni engellidir, engelsizlerin yarattığı dünyanınsa tümü….
Bütün o kendilerinin farkında olunmamasına ve kendilerine aldırılmamasına rağmen, hayatın tam ortasında yaşamak isteyen engelliler ve kendileriyle hemfikir olan engelsizlerin yarattığı farkındalık sayesinde, sosyal imkânlar bir nebze olsun iyileşmeye başladı.
Hayatlarını idame ettirebilmelerini sağlamak üzere eğitim verilen engellilere özel okullar, istedikleri yerlere engelsiz ulaşabilmelerini sağlayan yollar, kolay inip binebilecek-leri araçlar, kendilerine özel yayınlar.
Tabii ki bütün bunlar yurdun belli yerlerinde, belli bilinçte kişilere.
Diğerleri Allah emanet.
Ya zincirli ya da sokaklarda kendi halinde…
Engelliliğini kendisine ve topluma ‘ayrıcalıkmış’ gibi sunmayıp acizlenmeyen, herkes gibi olabilmenin ya da herkesin bir anda kendisinin durumunda olabileceğinin bilincine eren, herhangi bir organın eksikliğinin çok da önemli olmadığının altını çizen o kadar güzel insanlar var ki.
Ve bir de bunun tam tersi olanlar….
Maruz kaldığı engelin suçlusu engelsizlermiş gibi davranan.
Engelsizleri çok mükemmel yaşıyormuş sanan.
Oysa hayatın her anında var engel.
Kimine bir basamak, kimine hayatın tümü.
Bu engellerden kaldırılması mümkün olanlar kalksa, kimsenin yoluna yapay ve keyfi engeller çıkartılmasa.
Böylece de  yaşanacak her ne varsa engellemeyerek ve engellenmeyerek dilediğince yaşansa….
cananekncylmz@gmail.com'

Canan Ekinci Yılmaz

1 Nisan 1963 Karacabey doğumlu. Karacabey Lisesi mezunu. 5 Ekim 2010 itibariyle yazar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir