ÇEK Çıldırmış Olmalı!

Koronavirüs sahneye çıkıp da tüm konforumuzu elimizden almadan önce katıldığım son etkinlik, 9 Mart 2020’de, 2020 yılının Kadın Haftası kapsamında Nilüfer Belediyesi Görme Engelliler Spor Kulübü BUGES yararına düzenlenen şiir gecesiydi. Bursa Inner Wheel Kulübü ve Erguvan Gönüllüleri’nden beş kadın, İzzet Boğa tarafından hazırlanan Benim Adım Aşk Şiir Dinletisi ile sahnedeydiler.
O günün üzerinden geçen yedi ayın ardından, 10 Ekim 2020 günü yine İzzet Boğa’nın daveti ile ilk etkinliğime katıldım.

İzzet Boğa, ÇEK diyordu, SANAT diyordu, TİYATRO diyordu ve 17 Ekim günü gerçekleşecek açılış öncesi birkaç sanat sevdalısını Görükle Kültür Merkezi’ni ve ÇEKSANAT’ı anlatmak ve ilk oyunu izlemek üzere GKM’ye davet ediyordu.
Konu ÇEK ve SANAT olunca, bir de davet eden kişi İzzet Boğa olunca, davete icabet etmek tabii ki kaçınılmazdı.
ÇEK Görükle Yükseköğrenim Öğrenci Yurdu’nun yanındaki GKM’de buluştuk ve İzzet Boğa bizlere önce ÇEK’i tanıttı, sonra da ÇEKSANAT olarak hedeflerini anlattı.

ÇEKSANAT ve GKM’den önce, ÇEK ile tanışmamış olanlar için ÇEK’e şöyle bir göz atalım:
Okuyanlar bilir, bir ÇEK gönüllüsü olarak Çağdaş Eğitim Kooperatifi ÇEK’in eğitim üzerine yaptığı çalışmaları, her yıl 3 Mart’ta verdiği eğitim ödüllerini ve çeşitli etkinliklerini yazılarımda dilim döndüğünce anlatırım.

Çağdaş Eğitim Kooperatifi ÇEK
Bundan 25 yıl önce bir avuç Bursalı aydın ile “Her şeyin temelinde eğitim yatar.” diyerek çıkılan yolda ÇEK bugün, beş eğitim kurumuna sahip.
Özel 3 Mart Beşevler Anaokulu
Özel 3 Mart Azizoğlu İlkokulu
Özel 3 Mart Ortaokulu
Özel 3 Mart Anadolu Lisesi
Özel 3 Mart Halil Güleç Fen Lisesi
Gördüğünüz üzere, Eğitim Birliği Yasası’nın kabul edildiği gün olan “3 Mart”, ÇEK okullarının isimlerinin olmazsa olmazı.
Eğitim kurumlarının yanı sıra Güler-Osman Köseoğlu Ortaöğretim Kız Öğrenci Yurdu eğitim imkanı olmayan Kır Çiçekleri’ne, Görükle Yükseköğrenim Öğrenci Yurdu da üniversite öğrencilerine kucak açıyor.
ÇEK’in eğitimde kooperatif modelini kendilerine örnek alan İzmirMersin ve Çanakkale’de de ÇEK okulları mevcut.

Image for post

Ve ÇEK, KIR ÇİÇEKLERİ OKUSUN DİYEÇEK(İ)MECEÇEKİRGEM programlarının ardından şimdi de ÇEKSANAT projesini hayata geçirdi.

ÇEKSANAT
ÇEK Görükle Yükseköğrenim Öğrenci Yurdu’nun yanında yıllar önce yapılmış binanın atıl kalmasının ÇEK Yönetim kurulunu rahatsız etmesi, ÇEK Başkanı Buğra Küçükkayalar’ın bu binayı tekrar canlandırarak, Görükle’ye ve Bursa’ya kazandırma fikri, ÇEK Yönetim Kurulu tarafından oluşturulan Kültür Sanat Kurulu ÇEKSANAT’tı doğurmuş. Genel Sanat Yönetmenliğini, ÇEK Kültür Kurulu Üyesi İzzet Boğa’nın yaptığı ÇEKSANAT’ta, tiyatro sanatçısından avukata, eğitimciden mühendise kadar geniş bir yelpazede meslek gruplarından bireyler yer alıyor. Kurul, kentin kültür sanat alanındaki etkinliklerinde belirleyici olmanın ve yön vermenin yanında, bunları yerelden ulusala, ulusaldan evrensele taşımayı hedefliyor.
Kurul’un temel felsefesi, kültürel mirası korumak, kültür ve sanatı yaşamın doğal bir parçası haline getirmek, toplumun bilinçlenmesine katkı koymak.
ÇEKSANAT, bir yandan kentin sanat üretimine ve sanat eğitimine kalıcı katkılar sunacak, diğer yandan da Görükle Kültür Merkezi ile bölge halkına ve öğrencilere sanatı ulaşılabilir kılacak.
İzzet Boğa’nın tanımıyla GKM, “Sanatın uğradığı bir yer değil de, içinde sanatın üretildiği bir yer” olacak ve böylece devamlılık sağlanacak.
Her yaşa hitap edecek şekilde etkinlikler planlayan Kurul, sanatın birleştirici gücünden kuvvet alıp, Bursa halkını kültür-sanat başlığı altında toplamayı amaçlıyor.
ÇEKSANAT, Görükle Kültür Merkezi GKM’de faaliyet gösterecek ve burada ürettikleri sanat ile yurdun farklı bölgelerine, köylere, kentlere gidecek, festivallere katılacak.
Görükle Kültür Merkezi kapılarını 17 Ekim’de açacak.

GÖRÜKLE KÜLTÜR MERKEZİ GKM
Aslında GKM binası yeni değil. Yıllar önce ÇEK tarafından “Görükle’de yaşayan bir kültür hayatı olsun” denilerek yaptırılmış ve çeşitli şekillerde kullanılmış ya da yeterince kullanılamamış. Şimdi ise etkin olarak kullanılmak ve sanat üretmek üzere ÇEKSANAT tarafından tekrar hayata geçiriliyor.
GKM 257 kişi kapasiteli bir tiyatro salonuna, 110 kişi kapasiteli bir sinema salonuna, yine 110 kişi kapasiteli çok amaçlı bir salona ve 270 metrekarelik bir atölye sergi alanına sahip. Ayrıca giriş katta yer alan “Cafe”si de tüm vatandaşlara açık olarak hizmet veriyor.
GKM’de sadece ÇEKSANAT’a değil, sanatla ilgili her etkinliğe, her gruba, her ekibe yer var.
Tiyatro haftada üç gün oynayacak. İlki 17 Ekim’de olmak üzere, ayda bir kez edebiyat söyleşisi yapılacak. Dans ekim ayı içerisinde faaliyete başlayacak.
Sinema kasım ayında faaliyete başlayacak ve ilk ücretsiz sinema olarak sanat filmleri gösterilecek.
Şu anda alt fuayede BUFSAD fotoğraf sergisi yer alıyor.

Image for post
BUFSAD Bursa Fotoğraf Sanatı Derneği

İzleyici için biri üst kattaki “cafe” olmak üzere iki fuaye alanı olduğu gibi, sanatçılar için de ayrıca bir fuaye alanı mevcut.
Öğrenciler için en önemli konulardan birisi de bilet fiyatları; o da makul ve ulaşılabilir seviyede tutulmuş.

Image for post
Görükle Kültür Merkezi

GKM’ye nasıl gidilir?
Görükle içinden kültür merkezine ulaşım kolay olsa da Bursa merkezden ya da farklı ilçelerden gelecekler için “Bursa Metrosu’nun” Uludağ Üniversitesi’ne kadar gelip de binlerce üniversite öğrencisinin yaşadığı Görükle merkeze ulaşmaması büyük sıkıntı. Metrodan in, minibüse bin, kampüsün içinden dolana dolana Görükle’ye gel, ömrünün yarım saatini 5 dakikalık yola ver.
Metronun Bursa Otogarı’na uzatılması ne kadar elzem ise, Görükle’ye kadar uzatılması da o kadar elzem.
Öğrenci yoğunluklu nüfusun Bursa merkeze, üniversiteye ve terminale tek bir sefer ile ulaşması bu kentin, bu üniversitede okuyan öğrencilere yapmak zorunda olduğu en “küçük” hizmet diye düşünürüm hep.

ÇEK TİYATRO
ÇEK, kendi bünyesinde profesyonel bir tiyatro kurulmasını ister ve eğitim kurumu olduğu için de bu tiyatronun “gençlik ve çocuk tiyatrosu” olması konusunda hemfikir olur. Türkiye’de örnek teşkil edebilecek, çağdaş bir tiyatro olması hedeflenir. Çocuk ve genç kitlenin yanında yetişkin kitle de eklenerek tiyatronun ulaşacağı kesim daha genişler. Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü önceki dönem başkanı Prof Dr. Tülin Sağlam Bursa’ya davet edilerek kendisinden öneri ve yardım alınır. Ekibe Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü emekli öğretim üyesi Doç. Nedim Yıldız da katılır. İstanbul Üniversitesi Dramaturji bölümü öğretim üyesi Doç.Dr. Yavuz Pekman da kurula destek verir. Tülin Sağlam’ın önerisi ile Yönetmen Güray Dinçol da ekibe dahil olur. İzzet Boğa dahil beş hoca, “Fiziksel Tiyatro” ve “Anlatı Tiyatrosu” kriterlerini göz önüne alarak oyuncu seçmelerini yaparlar.
Farklı şehirlerden Bursa’ya gelerek yerleşen oyuncuların hepsi sigortalı ve sözleşmeli yapılır. Oyuncular bir ay uyum eğitimi alırlar ve birbirlerini tanırlar. Daha sonra Yönetmen Güray Dinçol ile atölye çalışması yaparlar. Don Quijote oyunun oynanmasına karar verilir. Oyun, İspanyol romancı Miguel de Cervantes Saavedra’nın “Don Quijote de La Mancha” romanından İzzet Boğa tarafından “Aile Oyunu” (8+ ve 12 yaş üzeri çocukların aileleriyle birlikte izleyebilecekleri oyunlar) olarak uyarlanır. Güray hoca da oyunu kendi üslubunca, bambaşka bir şekilde sahneye hazırlar.
İşin içine müzik katılır, pedagoglar, psikologlar ve alanında uzman kişiler oyunun her evresinde görüşlerini bildirirler.

Ring üzerinde at koşturdular!
Sahneye kurulan ahşap platform üzerinde, sahneyi daha küçülterek ve taşınabilir yaparak, dekora ve perdeye ihtiyaç duymadan, bedenlerini ve seslerini kullanarak, altı oyuncu rolleri kendi aralarında döndürerek, hepsi sırayla Sancho Panzao ve Don Quijote olarak, Dulcinea, Rosinante, yel değirmenleri, koyun sürüleri, yani düşmanlar, okunan kitaplar, yakılan kitaplar, Acapella müzik, beden oyunculuğu, step dansı misali topuklarını yere vurarak at koşturmalar, ritim ve dahası ile 65 dakikalık enerji dolu, Sancho’nun eşeği gibi miskin değil, Don Quijote’nin Rosinante’si gibi dolu dizgin bir oyun izledik.

Image for post

ÇEK Tiyatro’nun bize özel ilk oyunu bir bakıma “seyircili prova” oldu. Oyun her oynanışında daha da olgunlaşacak ve daha da yol alacaktır. Kervan yolda düzülür misali, önce yola çıkılmalıdır. Ve çıkılmıştır da.
Tek perdelik oyunun ardından Yönetmen Güray Dinçol ve oyuncular, Elif Yalçınkaya Kesoğlu, Gözde Akın, Hilalnur Vardar, İlkay Zengin, Cantuğ Yavuz, Kağan Şenbaş sahneye bir kez daha çıkarak izleyici ile sohbet ettiler, izleyicilerin yorumlarını dinlediler, soruları yanıtladılar, kendilerini anlattılar.

Image for post
ÇEK Tiyatro
Image for post
Elif Yalçınkaya Kesoğlu, Gözde Akın, Güray Dinçol, Hilalnur Vardar, İlkay Zengin, Cantuğ Yavuz, Kağan Şenbaş

Soruları yanıtlayan Güray hoca, Pandemi sürecinde pek çok sektörün sekteye uğraması gibi sanat camiasının da ağır bir darbe aldığının, tiyatrolara ve diğer sanat dallarına destek verilmesi gerektiğinin altını özellikle çizdi.
Oyun öncesi yaptığımız sohbette, “Normalleşeceksek kültür kurumlarında normalleşeceğiz.” demişti İzzet Boğa. İzleyicisinden oyuncusuna, temizlikçisinden rejisine kadar tüm bireyler kurallara riayet ederse, maske ve mesafeye dikkat edilirse kültür sanat kurumları da ayakta kalacaktır.
En ufak bir aksaklıkta, oluşan bir felakette önce kültür ve sanatın sesi kesiliyor malum.
Sanki sanat sadece eğlenmek için yapılırmış, sanki sanatçılar topluma duyarsızmış ve sanki sanatçılar sadece havayla yaşarlarmış gibi.

ÇEK neden çıldırmış olmalı?
Yönetmen Güray Dinçol’un dediği gibi, tiyatroların kapandığı bir dönemde Bursa’ya Görükle Kültür Merkezi GKM’yi kazandırıp, ÇEKSANAT’ı ve ÇEK Tiyatro’yu kurduğu ve sanatçılara verilmesi gereken değeri verdiği için elbette.
Çocuğa “çocuk gibi” davranmayıp, peluş oyunlar yerine çağdaş oyunlarla çocuğu geleceğe hazırlamaya çalıştığı için, çocuğu, genci ve yetişkini aynı salonda ağırlamaya soyunduğu için, sanatı kendi evinde üretip başka mekânlara, başka şehirlere ve tiyatroya gelemeyenlerin ayağına taşımaya niyet ettiği için, eğitime verdiği özeni, eğitimin başlıca ayağı olan sanata da gösterdiği için elbette.
Hoş, ÇEK zaten Gazi Mustafa Kemâl Atatürk’ün izinden gitmesi ile, açtığı okullar ve yurtlar ile, geliştirdiği projeler ile yel değirmenlerine karşı yıllardır bir başına savaş veriyor, mücadele ediyor.
Don Quijote Tanrı’ya ve yavuklusuna inanan, düşünceleri iffetli, konuşmaları utangaç, davranışları cömert, güçlüklere sabırla göğüs geren, çarpışmalarda yürekli, yoksullara karşı merhametli, canı pahasına doğrudan yanaydı.
Don Quijote’nin bu özelliklerine ek olarak ÇEK, mücadelesinde Don Quijote gibi yenilmeyip, kalkanlarını güçlendirip, yüzlerce, binlerce çocuğun hayallerini gerçeğe döndürüyor.

11 Ekim 2020 / C.E.Y.

Gecenin fotoğraf ve videolarına buradan ulaşabilirsiniz.

cananekncylmz@gmail.com'

Canan Ekinci Yılmaz

1 Nisan 1963 Karacabey doğumlu. Karacabey Lisesi mezunu. 5 Ekim 2010 itibariyle yazar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir