BO-ĞU-LU-YO-RUZ!..

İYİ PARTİ’DEN HAVA KİRLİLİĞİNE GAZ MASKELİ PROTESTO:

UZAYLI EYLEMİ DEĞİL

KİRLİLİK PROTESTOSU!

İYİ Parti Bursa İl Teşkilatı’nın Şehreküstü Meydanı’nda düzenlediği protesto eyleminde, Bursa’da hava kirliliğinin ölümcül boyutlara yükseldiğine vurgu yapıldı. 

Yapılan basın açıklamasında Bursa’nın havası en kirli 10 İl arasında ve ilk sıralarda olduğunun vurgulanırken, “Bursalılar her yılın en az 250 gününü kirli hava soluyarak geçiriyor” denildi.

İYİ Parti Doğa ve Çevre Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Yusuf Özgan, hava kirliliğinin tetiklediği solunum yolları hastalıklarından hayatını kaybedenlerin sayısının çok ciddi boyutlarda olduğunu belirtti.. 

Bir dizi önlem alınmazsa tablonun daha da ağırlaşacağına işaret eden Özgan, kent yöneticilerini göreve çağırarak şunları söyledi:

“Kıymetli Bursalılar,

Değerli Basın Mensupları;

Bursa 2019 verilerine göre ne yazık ki, geçmiş yıllarda olduğu gibi düzenli olarak son 4 yıldır, havası en kirli 10 ilden biri.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) kirli havanın tarifini şöyle yapıyor.

Diyor ki, ‘Soluduğumuz havada kalan partiküler madde olarak tanımlanan (PM10), 20µg/m3 sınır değerinin üzerindeyse ‘Kirli Hava Soluyoruz’ demektir.

Yine aynı şekilde;

İnce partiküler madde olarak tanımlanan (PM2,5),  10 µg/m3 sınır değerlerinin üzerindeyse de, gene ‘Kirli Hava Soluyoruz’ demektir.

Türkiye’de ise PM10 sınır değeri 50µg/m3 ‘tür. PM2,5 değeri ise maalesef ölçülmemektedir.

Ve biliyor musunuz ki;

Bursa, son 4 yıldır bir yılın %68’ini, yani en az 250 gününü kirli hava soluyarak geçiriyor.

Az önce açıkladığım, kalın partiküler madde PM10 değerleri de, Ulusal Sınır değer olan 50µ/m3’ün çok üzerindedir.

Değerli Bursalılar;

Bakın şu ürkütücü rakamlara!

Dünyada her yıl 7 milyon kişi hava kirliliğin sebep olduğu hastalıklar nedeni ile ölüyor. 

Türkiye’de ise 2017 yılında 51.784 kişi, 2018 yılında 45.398 kişi, 2019 yılında ise 31.746 kişi hayatını kaybetti.

Bursa hiç geri kalır mı?

Şehrimizde de 2017 yılında 3.098 kişi, 2018 yılında 2.821 kişi, 2019 yılında da 1.584 kişi hava kirliliğinin yol açtığı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirdi.

Durum bu denli acildir ve bu şehri yönetenleri derhal acil eylem planı uygulamaya çağırıyorum:

1-Koskoca Bursa’da sadece 6 tane olan ölçüm istasyonlarının sayısını ve bunların veri kalitesini arttırın.

2-Hava kirliliğinin en önemli kaynaklarından biri olan kömüre dayalı enerji üretiminin teşvik edilmesine son verin.

3-Yenilenebilir enerji kaynaklarından en önemlisi olan elektrik üretimi için teşvikleri arttırın.

4-Endüstriyel yatırımcılardan istenen ‘Çevresel Etki Değerlendirme Raporu’nun yanı sıra, ‘Sağlık Etki Değerlendirme Raporu’ da isteyin.

5-Toplu taşımayı ucuzlatıp, cazip hale getirin, motorlu araç trafiğine kapalı alanlar yaratın, araçlardan kaynaklanan kirletici emisyonları azaltacak yasal değişiklikler yapın.

6-Evsel ısınma için kömür gibi fosil yakıtlar yerine alternatif kaynakları yaygınlaştırın.

7-Sosyal yardım amaçlı kömür dağıtımı yerine, doğalgaz kullanımını teşvik edin.

8-İmar planlamalarında kat yüksekliklerini, bir dağa asla, Doğanbey garabetinde olduğu gibi, bölgedeki hava akımını engelleyecek şekilde yapmayın.

İYİ Parti İl Başkanı Selçuk Türkoğlu da yaptığı konuşmada,

Hava ve çevre kirliliğinin en önemli nedenlerinden birinin  motorlu araçlardan çıkan egzoz gazları olduğuna değindi. Türkoğlu şunları söyledi:

“Başta kurşun olmak üzere karbon monoksid, nitrojen oksid ve hidrokarbonlar ve egzozlardan çıkan partikül kirleticilerdir. Bunlar insan sağlığını önemli ölçüde tehdit ediyorlar ve buna karşı bütün dünya önlem alıyor.Çünkü bilimsel araştırmalar gösteriyor ki, şehirlerde hava kirliliğinin %40’ını trafik yoğunluğu oluşturmaktadır. 

Yazın bu oran daha da artmaktadır. 

Peki dünya buna hızla önlem alırken Türkiye olarak biz ne yaptık? Söyleyelim:

Kirliliği bitirecek olan elektrikli araçlara uygulanan özel tüketim vergisi (ÖTV) oranlarını 3 ile 4 kat artırdık.

Motor gücü 120 kW’yi geçen elektrikli araçlarda yeni ÖTV oranı yüzde 15’den tam yüzde 60’a çıkarıldı. Daha yüksek güce sahip araçlarda uygulanacak ÖTV oranları ise yüzde 100’leri aşıyor.

Bu zihniyet Bursa’da üretilecek olan TOGG elektrikli otomobilde de ÖTV’ye fahiş zamlar yaparsa tabii ki şaşırmamak lazım. 

Bu arada;

Avrupa’da İngiltere dahil tüm ülkeler egzoz kirliliğini önlemek için elektrikli otomobillere teşvik, vergi indirimi veya her ikisini sunuyor. 

İşte o teşvikler;

Almanya 10 yıl vergi almıyor, 9 bin Euro teşvik veriyor.

Fransa, 2.500-7.000 Euro arası teşvik, 

İspanya 4.000-5.000 Euro teşvik sağlıyor. 

İngiltere’de vergi muafiyeti, 3 bin Euro teşvik, 

İtalya’da ise 5 yıl vergi muafiyeti, 6 bin Euro’yu bulan teşvik var.

Ezcümle;

Kirlilikmiş, doğaymış, insan haklarıymış, toplum sağlığıymış kimin umurunda. Doymak bilmezlerin tek amacı var; para gelsin de nereden nasıl gelirse gelsin, isterse ülke elden gitsin!..

Bilimsel araştırmalara dayalı gerçekler bu denli ortadayken, Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Alinur Aktaş çıkıyor, gözlerimizin içine baka baka, ‘Bursa havası en temiz illerimizden biri’ diyerek, yalan üstüne yalan söylüyor.

Buradan kendisini uyarıyoruz;

Sn. Aktaş;

Kamuoyunu yanıltıp ters algı oyunları oynamayı artık bırak. Derhal ciddi önlemler al, yoksa tablo daha da ağırlaşacak ve Bursa’yı daha da yönetemez hale geleceksin!

Bizden söylemesi…”

BURSA İL BAŞKANLIĞI DETAYLI HAVA KİRLİLİĞİ RAPORU:

BURSA’DA HAVA KİRLİLİĞİNE YAKLAŞIM

Anayasa’nın 56. Maddesi’nde belirtilen ‘sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı’ ve temiz hava soluma talebi tüm vatandaşlarımızın en doğal hakkıdır. Temiz hava solumanın önemi giderek daha fazla anlaşılsa da, Turkiye’de hava kirliliğinin oluşturduğu sağlık yükü de giderek artmaktadır.

Hava Kirliliği; İnsan sağlığına, refahına, hayvan veya bitkilere zararlı maddelerin atmosferde bulunması ile insan hayatını etkilemesidir.

Hava kirliliği, çöl tozu ve yanardağ patlamaları gibi doğal kaynaklardan ortaya çıkabileceği gibi, insan faaliyetlerinden de kaynaklanmaktadır. Isınma, trafik, elektrik üretimi, sanayi, madencilik, inşaat, endüstriyel tarım ve orman yangınları gibi insan faaliyetlerinin neden olduğu emüsyonlar ana kirlilik nedenleri olmakla beraber önlemlerle engellenebilir. Genelde gözle göremediğimiz veya koklayamadığımız partikül maddeler (PM), kükürt dioksit (SO2), azot oksitler (NOx) ve ozon (O3) gibi kirleticiler çoğu zaman biz fark etmeden soluduğumuz havayı kirletir.

Şekil 1; İnsan faaliyetlerine bağlı hava kirleticileri

Tüm dünyada geniş bir saha çalışması ile yürütülen Küresel Hastalık Yükü1 raporunun güncel verilerine göre, Türkiye’de ölüm ve sakatlığa sebep olan bir risk faktörü olarak hava kirliliği 2007-2019 yılları arasında %17,4 artış göstermiştir.

BAŞLICA KİRLETİCİLERİN SAĞLIK ETKİLERİ

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada her yıl toplam 7 milyon insan hava kirliliğinin yol açtığı hastalıklar nedeniyle ölmektedir. Dünyada her 10 kişiden 9’u kirli hava

soluyor. Bu ölümlerin 4.2 milyonu sanayi, trafik ve ısınma kaynaklı dış ortamdaki hava kirliliği; 3.8 milyonu ise evin içinde yemek ve ısınma için yakılan yakıtlardan kaynaklanan iç ortam kirliliğine bağlı hastalık ve ölümlerden dolayıdır.

Alt solunum yolu enfeksiyonları kaynaklı ölümlerinin %27,5’inden ve KOAH kaynaklı ölümlerin %26,8’inden dış ortam havasındaki partikül maddeler sorumludur.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2013 yılında hava kirliliğini oluşturan etmenlerden olan partikül maddeyi kanserojen ilan etmiştir. Araştırmalarla hava kirliliğinin bütün dünyada kalp-damar hastalıklarından ölümlerin %19’undan sorumlu olduğunu saptanmıştır (tüm ölümlerin %21’i iskemik kalp hastalıkları, %23’ü inme nedeniyle olmaktadır).

Şekil 2; hava kirleticileri ve sağlık etkisi

Hava Kirliliği ve Çocuk Sağlığına Etkileri

Hava kirliliğinin çocuklarda görülme riskini arttırdığı sağlık sorunlarından bazıları:

• Düşük doğum ağırlığı

• Otizm

• Diyabet (Tip 1)

• Ani bebek ölümü sendromu

• Astım, KOAH, bronşit ve bronşit gibi solunum hastalıkları

• Zatürre

• Bebek olumu

• Zeka geriliği

Okulu yoğun trafiğin olduğu yerlerde olan çocukların yoğun hava kirliliğine maruz kaldığı ve bilişsel gelişimlerinin daha yavaş olduğu saptanmıştır. Bu çocuklar, 12 ayda %7.5 bilişsel gelişme gösterirken, trafiğe uzak okullarda okuyanlarda bu gelişmenin %11.5 olduğu saptanmıştır.

HAVA KİRLİLİĞİ VE COVID-19 VİRÜSÜ İLİŞKİSİ

Hava kirliliği ile 2019 yılının son ayları itibariyle tüm dünya genelinde etkisini gösteren COVID-19 virusünün ilişkisi hakkında yapılan çalışmalar Enerji ve Temiz Hava Araştırmaları Merkezi (CREA) tarafından derlenmiştir. Hava kirliliği, COVID-19’un daha ciddi seyretmesi ve ölümcül olmasına yol açan diyabet, akciğer hastalıkları, astım, kalp hastalıkları ve kanser

gibi önceden var olan sağlık sorunlarını artırıyor. Bu sağlık sorunları, COVID-19 virüsünden enfekte olmuş hastaların hastaneye yatış oranlarını ve ölüm riskini önemli ölçüde arttırıyor.

Milyonlarca insan, geçmişte hava kirliliğine maruz kalmaları nedeniyle kronik hastalıklar ve sakatlıklar yaşıyor ya da kemoterapi gibi tedaviler görüyor. Bu durum, onları COVID-19’a karşı daha savunmasız hale getiriyor. Enfeksiyon riski, hava kirliliğinin bağışıklık sistemi üzerindeki etkisiyle artabilir.

Hava kirliliği çevre kaynaklı en büyük sağlık tehdidi olarak kabul edilmektedir. Dünyadaki ölüm nedenleri sıralamasında dış ortam kirliliği 6. ve iç ortam kirliliği ise 8. sırada yer almaktadır.

PM(2.5), akciğer kanseri solunum sistemi ve dolaşım sistemi hastalıkları yüzünden erken ölümlere yol açmaktadır. Bu bakımdan PM(2.5) düzeyinin izlenmesi ve sağlığı etkileyecek düzeyde artış göstermemesi için önlem alınması halkın sağlığının korunması açısından bir zorunluluktur.

Ülkemizde, kaba partikül (PM10) için Avrupa Birliği sınır değerleri 2019 yılında uygulanmaya başlamış olsa da; maalesef ince partikül (PM2.5) için belirlenmiş olan herhangi bir sınır değer yoktur.

Şekil 3; Hava Kirleticileri sınır değerleri (SİM (T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Sürekli İzleme Merkezi))

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), PM10 sınır değeri 20 μg/m3, PM2,5 sınır değeri 10 μg/m3 ‘tür. Türkiye’de bu değer ölçülmemekte, AB ülkelerinde ise 25 μg/m3 olarak belirlenmiştir.

Şekil 4; 2019 Yılı PM10 değeri en yüksek olan 10 il

2019 yılında hava kalitesi kotu olan ilk 10 il sıralamasına önceki yıllarda da olan Düzce, Manisa, Bursa, Kahramanmaraş’ın yanı sıra; Sinop, Erzurum, Amasya gibi yeni iller eklenmiştir.

Şekil 5; 2019 Yılı PM10 ortalaması en yüksek 10 istasyon

Bursa, sadece il ortalamalarına bakmanın illerdeki hava kalitesinin yanlış anlaşılmasına neden

olabileceğini gösteren bir örnektir. Bursa’da hava kirliliği ortalaması yüksek olsa da (60 μg/m3), il sınırındaki 4 istasyonda ölçülen kirlilik düzeyleri 84 μg/m3 ile 43 μg/m3 arasında değişmektedir.

Bu durum da, illerin hava kalitesi hakkında doğru verilere ulaşabilmek için hem illerdeki istasyon sayısını hem de istasyonlardaki ölçüm yapılan gün sayısının arttırılması acil bir durum olduğunu göstermektedir.

Şekil 6; 2019 Yılı boyunca havası en kirli 15 istasyon

Bursa, Amasya, Iğdır, Manisa’da 2016 – 2019 yılları boyunca son 4 yıldır yılda en az 250 günden fazla 50 μg/m3 sınırı aşılmıştır. Bu da bu illerimizde yıllardan beri çözülemeyen ve yılın en az %68’inde kirli hava solunmasına sebep olan ciddi bir hava kirliliği sorunu olduğunu gösteriyor.

Şekil 7; 2019 Yılında PM10 Kirleticisinin 50 μg/m3’ün Üzerinde En Çok Aşım Olan İstasyonlar ve Aşım Sayıları

HAVA KİRLİLİĞİNE BAĞLI ÖLÜM SAYILARI

Şekil 8; Hava Kirliliğine bağlı ölüm sayılarının karşılaştırılması (2017-2019)

2019 yılında, asgari düzeyde bile veri olmadığı için 18 ilde hava kirliliğine atfedilen ölüm sayısı hesaplanamamıştır. Bu nedenle 2019 yılında Turkiye’de hava kirliliğine atfedilen önlenebilir ölüm sayısı azalmış görünse bile bu yorumu yapmak doğru olmayabilir. Önlenebilir ölüm sayısındaki azalmanın gerçekten hava kirliliğindeki düşüşten mi yoksa yetersiz ölçüm olan il sayısının fazla olmasından mı kaynaklandığı tam olarak bilinmemektedir.

Şekil 9; 2019 Yılında Hava Kirliliğine bağlı ölüm sayısı en fazla olan 10 il

Şekil 10; Bursa 2017-2018-2019 yıllarında meydana gelen 30 yaş üstü kazalar hariç ölümler içerisinde hava kirliliğine atfedilen ölüm sayıları, ölüm yüzdeleri

  İlPM(2,5) DüzeyiHava Kirliliğine Atfedilen Ölüm SayısıHava Kirliliğine Atfedilen Ölüm Yüzdesi %  Yıllar
Bursa48309820,42017
Bursa44282118,52018
Bursa28158410,262019

Şekil 11; Bursa ölçüm istasyonları

Şekil 12; Kirleticilerin Bursa kent merkezindeki muhtemel kaynaklarının dağılımı

NoKirletici KaynaklarıPM10PM2,5SO2NOxVOCCO
1Kömür ile ısınma67%82%81%2%29%46%
2Kömür Sanayi9%12%12% 4%7%
3Doğalgaz ile ısınma2%2%2%25%14%7%
4Doğalgaz  Sanayi3%4%1%38%21%10%
5Ulaşım19% 4%35%32%30%
  100%100%100%100%100%100%

Sonuç olarak, Türkiye’de hava kalitesinin kalıcı olarak iyileştirilmesi için acilen;

  • Tüm hava kalitesi ölçüm istasyonlarının sayısının ve veri kalitesinin arttırılması,
  • İnce partikül madde (PM2.5) kirleticisinin tüm iller ve tüm istasyonlarda ölçülmesi, PM(10), PM(2.5) ve SO2 başta olmak üzere tüm kirleticilerinin sınır değerlerinin DSO’nun kılavuz değerleri ile uyumlu hale getirilmesi için mevzuat düzenlemesinin tamamlanması ve sınır değerlerin çalışmakta olan sanayi tesisleri için de istinasız olarak uygulanması, Temiz Hava Eylem Planlarının tüm iller için yapılması ve uygulanması,
  • Ulusal sınır değerleri içeren mevzuat düzenlemeleri yayınlanması,
  • Hava kirliliğinin en önemli kaynaklarından kömüre dayalı enerji üretiminin teşvik edilmesine son verilmesi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından enerji verimliliği politikalarının yürürlüğe konması ve yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi için teşviklerinin arttırılması
  • Endüstriyel yatırımların izin süreçlerinde yatırımcılardan istenen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu”nun yanı sıra,“Sağlık Etki Değerlendirmesi Raporu”nun hazırlanması, bu yönde bağlayıcı yasal yükümlülükler eklenmesi ve Sağlık Bakanlığı’nın da sanayi tesislerinin izin süreçlerine aktif olarak dahil olması,
  • Hava kirliliği konusunda görevli ve yetkili idarelerin hava kirliliğinden oluşan zararlara karşı hem önleyici hem de tazmin edici tedbirler konusunda bağlayıcı, uygulanabilir politikalar geliştirmesi,
  • Kentlerde toplu taşıma ve bisikletli ulaşımın teşvik edilmesi, motorlu araç trafiğine kapalı alanlar yaratılması, ormanların korunması ve artırılması, araçlardan kaynaklanan kirletici emisyonları azaltacak yasal değişiklikler yapılması ve evsel ısınma için kömür ve doğal gaz gibi fosil yakıtlar yerine alternatif kaynakların yaygınlaştırılması,
  • Ülkemizde baca bazlı sınır değer uygulaması yerine alan bazlı emisyon sınırlaması getirilmesi konusunda mevzuat düzenlemeleri yapılmalıdır. Bununla birlikte sınır değerler sektör bazlı düzenlenmelidir.
  • Sosyal yardım amaçlı kömür dağıtımı yerine doğalgaz kullanımına yönelik teşvik verilmelidir.
  • İmar planlamalarında kat yükseklikleri bölgede ki hava akımını engellemeyecek şekilde planlanmalıdır.
  • Alınan kararlarda verilen sürelerin uzatılmaması, gerekli denetim ve kontrollerin arttırılması gerekmektedir.

KAYNAKLAR

  1. Temiz Hava Hakkı Platformu Kara Rapor’u
  2. SİM (T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Sürekli İzleme Merkezi)
  3. ÇSB Hava Eylem Raporu
  4. Çevre Mühendisleri Odası Bursa Hava Kalitesi Değerlendirme Raporu (ÇMO Bursa Şubesi)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir