AVM… BİR EMPERYALİST KAPİTALİZMDEN ÇOK ÖTESİ

AHMET AYGÜN ATA KÖŞE YAZISI

DİL; BİR ULUSUN KÜLTÜREL YOZLAŞMAYA KARŞI FİLTRESİDİR.

Ahmet Aygün ATA

TÜRK DİLİ GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN !

Arapça Medeniyet sözcüğünün ne zaman türediğini ve nereden türediğini biliyor musunuz?

Bu sözcük Hz. Muhammed’ten önce Arabistan’da yoktu. Yalnızca Türkler M.Ö 1000 ila 2000 yüzyıl arasında bu sözcüğü kullanıyordu, tabii Türkçe olarak. Uygarlık ya da Uygurluk olarak.

Hz. Muhammed Mekke’den Medine’ye göç ettiğinde salt Peygamber olarak görev yapmadı. Ticaret Hukuku, Toplum Hukuku, Askerlik ve savaş konusunda da yüz yılının dahisiydi. Medine, Hz. Muhammed ‘in göçü sonrası çok gelişti. Bir ticaret hukuku uygulanıyor. Toplumsal kurallar belirleniyor, halkta karşılık bulmayan kurallarda değişiklik anında yapılıyordu. Kabilelerden oluşan Araplar’da büyük bir değişim Devletleşme yaşanıyordu. Bu değişim gerçekte devrimdi. İşte medeniyet sözcüğü ilk kez o zaman kullanılmaya başladı. Köküde “Medine”dir. Sözcük Medine’ye aittir olarak belirlemesi içindir. Daha sonra İslam yayılmaya başladığında “medeniyet” sözcüğü bu kez tüm Arabistan ‘da yerleşti.

Güzel Türkçemizin, deyimiyle Uygarlık denen somut varlık soyutluktan yararlanarak vahşi bir kapitalizmi beraberinde getirdi. İçecekten yiyeceğe, giyimden kuşama, ev dekorasyonundan büro dekorasyonuna bu güzel sözcük adeta kurban edildi.

Dinci-dinsiz, imanlı-imansız, sağcı-solcu, yancı -muhalefet. Her siyasi düşüncenin uygarlık adı altında uğratıldığı yozlaşmanın bir durağı da AVM’lerdir. Öylesine kâr amaçlıdır ki… Her türlü ürün psikolojik bir düzen içinde, uzmanların önerileri ile sergilenir. Yiyeceği nimet sayan Türk Ulusu, yakıt istasyonlarında tuvalete yakın yerlerde yiyecek reyonlarının neden orada olduğunu bilmiyor, düşündürülmedi de! Örneğin; giyecek reyonlarının renk düzeni emperyal kapitalizmin uydurduğu “konsept” ya da “kombin” diye adlandırılır biçimde düzenleniyor. Sakın buna bir kesim dikkat ediyor demeyin. Tesettür adlı konsept ya da kombin AVM’leri ya da büyük mağazaları var. Giydikleri manto benzeri giysiden taktıkları rahibe örtüsü türbana dek konsept var ! Televizyon kanalları, facebook, twitter, instagram, radyo kanalları hep bunu pompalıyor. Ünlü birinin küpesi, bileziği, saati, ceketi, ayakkabısı, türbanın rengi ve dahi iç çamaşırı bile bu AVM’lerce belirleniyor. İç çamaşırında fantezi olarak adlandırılan giyim türünü en çok kullanan “İnancımızı yaşayamıyoruz” diyen bizim insanımız ! Yeşil sermayenin genç kuşağı, Batı hayranı genç kuşakta hit olmak, trend olmak, zirve yapmak, in ya da out gibi deyimlerle moda takipçisi. Mini etek giyene söz edilirken lastikli kot giyen çocuğuna gık diyemiyor, imanımız var diyen kesim.

1970′,erde bu tarikat ve cemaat pisliklerine mürit olanlar televizyon olan odaya girmez. Başka odada komşu ziyaretine giderdi. Neden? Erkek sesi! Bir zaman geçti, odalara girdiler. Neden? Ses günah değilmiş diyerek arkaları dönük oturdular. Sonra hafif hafif yan döndüler. Sonunda Tam Döndüler! Neden? Yanıt veremezler. Hoca efendi ya da şeyh denen soysuzlara vahiy gelmeyeceğine göre bu sözde Din Adamları müritlerine neden izin verdi? Onlarda emperyal kapitalizmin bir parçası da ondan. Çünkü, o soysuzları besleyip büyüten, Ulus Devletleri bölmeye çalışan emperyalizm. Yani ABD-AB-İsrail ! Cemaat ve tarikat adlı sapıklıkların başları ya bu ülkelerde yaşıyor ya da o ülkelerin yurttaşı!

Bu kuşatma tv, radyo, sosyal medyaca pompalanıyor dedik. Bugün cep telefonunuzdan herhangi bir ürün sorun. Aylarca reklamı tın tın sesiyle geliyor. O kot, bu kot, o türban bu türban, o tesettür bu tesettür, o bikini bu bikini, o haşema bu haşema…. Haşemada son icat! Maksat satış olsun. Maksat cepler pere dolsun! İman mı? Hadi canım sizde….

Gezici pazarcılık yaptım, biliyorsunuz. Bir yaşlı abi elinde 250 ml meyve suyu olan torunuyla alışverişe geldi. “Abi yapma şu boyalı suyu, katkı maddeli suyu içirme” dedim. “Zamane çocukları bunu istiyor”. Haklı, nereye baksa bunların reklamı, övülmesi, hatta dizi filmlerin arasına ürün yerleştirme vardır ibaresiyle bu pompalanıyor. Hoşaf kaynatın, komposto yapın deyince aldığımız yanıtlar.

“Komünistliğin tuttu yine”…”Böyle gelmiş böyle gider”…”Dünyayı sen mi kurtarcan”…

Ünlü bir firmanın bebek maması var. 3-4 yıl önce içindeki sağlığa aykırı maddeler nedeniyle üretilmemesi, satılmaması kararı çıktı. Çocuklarımızın bu hazır mamalarla bağışıklık sistemi çöküyor. Bir hastalığa yakalandığında iyileşme süreci uzun sürüyor. Tarhana çorbası, anne sütü, doğal süt yiyen içen daha dayanıklı. Sağlık Bakanlığı hastanelere anne sütü verin diye afişler asıyor. Birileri çıkıp diyor ki, iktidar ne yapsın? Çok basit görevini, çocuklarımızın sağlığını sağlamasını. Ürüne kullanılmaz ilan ettiysen görevini yerine getir. Görevi yapmama nedeni yandaş olması mı? O zaman bana dinden, imandan hele hele ahlaktan hiç söz etmeyin. Millet edebiyatı çekmeyin. Muhalefet ne yapıyor? İktidarı yerden yere vuruyor, o kadar. İktidar emperyal kapitalist sistemde yer alırken onlarda ABD+AB demekten vaz geçmiyor. Nasıl muhalefetsin, sizde mi iktidar gibi emperyal kapitalizmin piyonusunuz? Öylesiniz, çünkü ne Parti programınızda ne seçim bildirgelerinizde bunu yıkacağız diyen tek bir cümle yok.

Bunların bir bölümü İMANLI, bir bölümü Sosyal Adaletçi!

Künyeleri? …. ABD +AB+Israil aşkı!

VATAN SEVGİSİ Mİ ! ULUS SEVGİSİ Mİ!

Zor soru sormayın bunlara. Ya Eyyyy bir ses yükselir, Ya bunlar var ya bunlar diye başlayan içi boş, çözümü olmayan angarya sözler!

AVM’leri açmak cinayettir!

Halkın sağlığını hiçe saymaktır!

Azaldı, ölenleri çoğaltalım demektir!

AVM’ler Halk Sağlığının da, Türk Kültürünün de Düşmanıdır!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir