Ankete katılalım, Karacabey’e sahip çıkalım!

Ankete katılalım, Karacabey’e sahip çıkalım!
Oldum olası insanları sağcı-solcu değil de mazeret üretenler-çözüm arayanlar diye ikiye ayırmışımdır. Kısaca “yatanlar ve çalışanlar” demek de mümkün.
Çevrenize bir bakın! İşyerinizi, okulunuzu, iş arkadaşlarınızı, amirlerinizi, memurlarınızı bir de bu iki kritere göre gözlemleyin. Yetkili ya da yetkisiz insanları bu iki grubun içine sokmaya çalışın. Ne kadar da yerli yerine oturacak göreceksiniz. Gözlemlediğimiz -birinci kişinin- daha sabah günaydın derken olaylara bakış açısı genellikle: çözüm üretmek değil, “Bu işi yaparsam bana ne kazandırır?” yönündedir. Kahramanımız(!) başına iş almamak için mazeret tasarlama uğraşısı içindedir. Mazeret denizine katılacak “Bin derenin suyu” peşindedir. Nasılsa, hiç iş yapmayanın tek bir yanlışını bile bulamazlar! Böylesine “Kusursuz çalışma!” her babayiğidin harcı değildir.
Abisi ya da hamisi, onu bir yerlerde (Partide, sendikada, fabrikada, müdürlükte, vilayette ya da Ankara’da) kollayanı olmadan, ‘Durumdan vazife’ bile çıkaran, sorumluluk alan -kısaca- dürüst ve çalışkan insanlar da vardır. Onların ise çok kusurunu bulursunuz. ‘Anlamak istemeyenler’ Onların gösterdiği yöne değil -işaret eden- parmağına bakar.
Siz, hangisini tercih edenlerdensiniz? Sizce, hangisinin uyarılması-dürtüklenmesi gerekir.
Yanıtını ve şu dürtüklenme meselesini yazımızın sonuna saklayalım.
İlk olarak saptadığımız bu iki grubun oranlarına bakalım. Sonra, her grubun kendi içlerindeki eski kalıplaşmış- sağcılık-solculuk oranlarını belirleyelim. İlk dağılıma paralellik gösterdiğini hayretle göreceksiniz. Sonuç, eski kalıpların yapay kavramlar olduğunu anlamaya yeterli olacak.
Sonra da küresel ölçekte -ekonomik ve kültürel- zenginlik yönünden dünya uluslarının gelişmişliklerine bakın aynen uyacaktır. Doğal kaynaklarını çalışarak değerlendiren ve mazeret üretenleri, ‘Bi dakka’ bile yerinde tutmayan ulusların zengin olduğunu, diğerlerinin (Yan gelip yatanların) geri kaldığını göreceğiz. İşin özünde çalışmak ya da mazeret üretmek yatmıyor mu? Bakalım, bu gereksiz kamplaşmalardan -geri kalmış ülkeler- ne zaman kurtulacak?
Duyarlı olduğumuzu göstermek için; işte bu, iş bilmez-iş yapmaz mazeret canavarlarını, iş yapar hale getirmek gerekmiyor mu? Çevrenizdeki olumsuzluklara arkanızı dönüp gidiyor musunuz? “Aman bana ne, memleketi ben mi düzelteceğim” mi diyorsunuz yoksa? Öyleyse, Karacabey’in geleceği adına hiçbir şey yapmıyorsunuz demektir.
İşte bu duygular içinde istedik ki Karacabey’de yeni bir süreç başlatalım. Yurttaş olmanın bilinci içinde olalım, sorumluluğumuzu görev kabul edelim ve Karacabey’in geleceğini birlikte şekillendirelim. Karacabey’in rastlantılarla yönetilmesine izin vermeyelim. Doğasıyla, kültürüyle, temiz çevresiyle, gelecek kuşaklara yaşanabilir bir Karacabey bırakmak için soralım, sorgulayalım, üretelim, katılımcı olalım. Yanlış yatırımlara “Yeter” diyebilelim. Gelişigüzel kentleşmeyi içimize sindirmeyelim. Karacabey’in tarihsel dokusunu koruyalım. Kısaca çağdaş Karacabey’i birlikte yaratalım. Unutmayalım ki halka rağmen hiç kimse bir şey yapamaz. Biraz da konuşalım. Biraz da dokunalım. Gerekirse hesap soralım. Karacabey Öğrenci Meclisi Başkanı Sinan Çiftçi’nin söylediği gibi gerçekleri söylemekten korkmayalım.
Bunun için yeni bir sayfa açıyoruz. İşte bu nedenlerle Meltem yerel ölçekteki sorunları belirlemeye ve veri tabanı oluşturmaya başladı. Dürüstçe özveriyle çalışanları teşvik edecek, mazeret üretenleri dürtükleyecek anketler hazırladı. Bir gün gelir de Türkiye de özlenen uygarlık düzeyine ulaştığında mazeret severleri “Bi dakka” yerinde tutmasın diye.
Birinci sayfada gördüğünüz gibi Karacabey’in önceliklerine sahip çıkmak adına başlattığımız www.meltemgazetesi.com adresindeki anket konuları arasında: “Karacabey Boğazı’na Tersane Kurulsun mu? Bugün Seçim Olsa Hangi Partiye Oy Verirsiniz? Belediye Başkanı’nın Çalışmalarından Memnun musunuz? Çimento Fabrikası Kurulsun mu? Pazaryeri Kaç Katlı Olsun? Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Sosyal, Kültürel Sportif Etkinliklerini Yeterli Buluyor musunuz? Devlet Hastanesi Yeterli Hizmet Veriyor mu? Yaya Kaldırımlarındaki İşgal Kalksın mı?” yer alıyor.
Olumsuzluklara tanık olduğunda; uygar ülkelerdeki gibi ilgili kurumu, polisi, jandarmayı, zabıtayı arayıp yardımcı olanları, mazeretçilerin ise; ‘Bi dakka’ bile yerinde durmasına rıza göstermeyenleri, uygarca eleştirip çözüm yolu gösterenleri anketlerimize bekliyoruz. www.meltemgazetesi.com’a tıklayın Karacabey’e sahip çıkın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir