Anadolu’nun kalbi Bursa’da

Bursa'da Anadolu Medya Buluşması adı altında 18 Nisan–21 Nisan arasında düzenlenen organizasyon keyif aldığım ve amacına en çok hizmet eden bir etkinlik oldu. Daha düzenlenme aşamasında, farklı seslerin ve farklı düşüncelerin bir araya getirilmesi düşünülmüş ki,  böyle bir etkinlikte TGF, ASGD, ÇGD birlikteliği camiamız tarafından özlenen ve beklenen bir ilkti bizler için. Bazen ortaya konulan öyle projeler vardır ki, bu projeye eleştiri getirmek ya çok zordur ya da eleştirmek istemezsiniz sadece takdir etmek istersiniz. Ben şahsen böyle bir duygu ile Bursa'dan ayrıldım. Daha iyisi olamaz mı? Elbette olabilir ve umuyorum ki olacakta, zira bu umudu beslememin nedeni de bu farklılıkların bir araya gelebilmesi ve mesleki etik gereği var olan ortak müştereklerde buluşulması oldu. Öncelikle sırf bu nedenlerden dolayı söz konusu derneklerin başkan ve yetkili organlarına bütün içtenliğimle teşekkür etmek istiyorum.
Mesleki sorunların görüşülmesi için planlanan organizasyonda birbirinden değerli panelistlerin yer aldığı eğitim ve paylaşım odaklı panellerde ele alınan konular, inanıyorum ki birçok meslektaşımın değer hanesine eklenecek başka bir cevher olacaktır. Doğrusu benim gözlemim açısından katılanlar adına, farklı kültürlerin bir arada oluşu dahi, apayrı bir artı değerdi. Hele birde bunu eski ve yeni kuşaklarla birlikte deneyimlemek ve eski kuşakların arasındaki geçmişe vurgu yapan sohbetleri dinlemek yaşım gereği sadece okuyarak aşina olabileceğim yakın tarihimizi adeta tekrar yaşamak gibiydi. İnanın bu sohbetlerin içinde yer almak, iyi niyetli atışmaları izlemek edilgenliği yeniden kendi içimde tarife neden oldu. Karşı fikirlere kendi değerlerinizden taviz vermeden hoşgörü göstermenin doktorası idi adeta gördüklerim.
Türkiye Gazeteciler Federasyonu, Anadolu Spor Gazeteciler Derneği ve Çağdaş Gazeteciler Derneğinin birlikte düzenlediği bu muhteşem organizasyona özenle ev sahipliği yapan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe'ye teşekkür etmek isterim. Türkiye'nin farklı kentlerinden gelen 190 katılımcıyı böylesine mükemmel ağırlamak bence bir teşekkürden daha fazlasını hak ediyor. Zira tarihi bir dokuya sahip Çelik Palas Oteli'ndeki konaklama zevki unutulmaz. Bursa'nın tarihi Cumalıkızık mekanlarına düzenlenen gezileri, Büyükşehir Belediyesine ait sosyal tesislerde muhteşem bir manzara eşliğinde verilen yöresel yemeklerin sunuluş biçimi adeta sanatsal değer taşıyordu. Zira çok önemli bulduğum bir kural olan ve sosyal yaşama görsel ve anlamsal bir zenginlik katan, masadaki kişilere her iki yönden garsonların servis yapması, usta bir misafirperverlik göstergesiydi.
    Gezilerimizde bir ayrıntıda dolaştığımız heryerde esnafın belirli bir nizam sağlayan tabelaları oldu. Kıskanmadım desem yalan olur. Çevre kirliliği ve karmaşık bir görsellik yaratan çirkin görüntülere inat düzenli tabela sistemi insanın göz zevkini okşuyor. Tarihe ışık tutan mimari yapılara verilen değeri yaşadığım şehirde de bizzat görmeyi çok isterim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir