ÜRETİM DEVRİMİ MİLLİ HÜKÜMETİNİN ÇÖZÜM PROGRAMI 4
AHMET AYGÜN ATA KÖŞE YAZISI
Kuşkusuz Türkiye Cumhuriyetinin temeline dinamit koyan anlaşmalar, birlikler var. Nato, Avrupa Birliği. Nato içimizde terör gruplarının finansını sağladı. Bölücü ve dinci terörü yumurtladı. Gladyoyu kurdu. Avrupa bir ortak pazar oluşturdu, biz pazar, onlar sömüren oldu. İhanet yasalarını çıkaran hükümetleri destekledi. Çağdaş olmak adına, pazara sokacağız diye ülke birliğine kast eden imzalar attırdı. Örneğin; Gümrük Anlaşması, Büyükşehir yasası.
Ne yapılmalıdır?
1/95 sayılı Ortak Konseyi kararı ile Türkiye ve Avrupa Birliği arasında kurulan Gümrük Birliğinin kaldırılması süreci düzenlemek için görüşme yapılarak Gümrük Birliğinin yerine Serbest Ticaret Sözleşmeleri yapılmalıdır. AB ile ticaret Ulusal Çıkarlar çerçevesinde Ulusal gereksinimlere göre düzeltilecektir.
Ekonomimizin alt yapısı AB’ye entegreli olduğu için zorunlu mallar dışında uygun koşullarla ticaret yapılacaktır. 12 Mayıs 1988 tarihli ve 88/12944 sayılı karar ile düzenlenen Kaynak Kullanımı Destekleme Fon ödemesinin kapsamı genişletilerek oranlar artırılmalıdır. Bununla birlikte dışalımı kısıtlayan uygulamalara gidilmelidir.
Dünyayı kasıp kavuran, ülkeleri dolar hegemonyası altında ezen düzene karşı stratejik ve jeopolitik ortaklarımız Rusya, Çin, İran ile ulusal paraların kullanılması kaçınılmazdır. Türki Cumhuriyetleri, bölgenin diğer ülkelerini de kapsayacak bir Avrasya Bankası kurulacaktır.
Türkiye’nin BAĞIMSIZLIĞINI KORUYAN, KAYNAKLARIN VERİMLİLİĞE göre kullanılmasını sağlayan, ÜRETİCİYİ DESTEKLEYEN bir Hukuk Düzeni ve Yargı Kurumlaşması sağlanacaktır.
Kambiyo ve Gümrük mevzuatında, Bankalar Yasası ve Vergi Yasalarında, 4208 sayılı Karaparanın aklanmasının önlenmesine dair Yasa ve 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleri ile Mücadele Yasası çerçevesinde gerekli düzenlemeler yapılacaktır. Üretim Ekonomisine yaramayan teşvikler kaldırılacaktır. Servet Beyanı Yükümlülüğü getirilerek Nereden Buldun Yasası çıkarılacaktır.
Yolsuzluk Mahkemeleri kurularak, yolsuzluk suçu işleyenler hızla cezalandırılacak. Gasp edilen kaynaklar kamu kaynağına dönüştürülecektir. SORUŞTURMALAR 3 AYDA VE YARGILAMALAR EN GEÇ 6 AYDA SONUÇLANDIRILACAKTIR.
Bilişim ve iletişim kesimi Türkiye ekonomisinin gelişmesinde öncü rolü oynayacak gizilgücü içermektedir. İkinci olarak BİYOTEKNOLOJİ KESİMİNİN TARIMIN KALKINMASINDAKİ SÜRÜKLEYİCİ etkisi kullanılmalıdır.
“En büyük üretici güç insandır ” gerçeğinden hareketle, bilgi piyasanın engelleyici etkilerinden kurtarılacak ve yaygınlaştırılacak, insan kaynaklarımız planlı olarak geliştirilecek ve verimli kullanılacak, bilimsel-teknolojik araştırma ve geliştirmeye öncelik verilecektir.
İmalat sanayimizin kullanım kapasitesi % 74’tür. Örneğin; Türkiye ‘de GÜBRE FABRİKALARIMIZIN kapasitesi 6 milyon ton dolayındadır. Yıllık tüketimimiz ise 6,5 milyon tondur.
Bu tüketimin 3,5 milyon tonu dışarıdan alınmaktadır. Kısacası GÜBRE SANAYİMİZ % 50 KAPASİTE ile çalışmaktadır. Gübre dışalımını vergilendirerek üretim kapasitesi % 100’e çıkarılır. Bu yolla çalışan fabrikalarda istihdam yaratır.
Tarım arazilerinde EKİLİ ALAN ORANI % 70 civarındadır. Nadas, çok ortaklılık, ilgisizlik gibi nedenlerle arazinin % 30’u ekilmiyor.
Bu toprakların ekilmesi için, üzerinde tarla kaydı olan mülk sahipleri, toprağı ekmekle ya da bir icar sözleşmesi ile kiraya verip ekilmesini sağlamakla yükümlü kılınacaktır. İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri, ekilmeyen toprakların kiralanmasına yardımcı olacaklardır. Topraklarını ekmeyenler ya da kiraya vermeyenler, dönüm başına Tarımsal Ürün Kaybı Cezası ödeyeceklerdir.
“Herşey ÜRETİME dönüktür. Tüketerek, borçlanarak yaşamak bir ÜLKENİN bir ULUSUN KADERİ DEĞİLDİR.”
D E V A M E D E C E Ğ İ Z …………….
. . . . . . . . . . . . . . . . . . .
SUSURLUK ŞEKER FABRİKAMIZ İÇİN PLAN NE ? İŞİN İÇ YÜZÜ NEDİR?
SORULARA “DÜRÜST ” YANIT BEKLİYORUZ.
