‘Vicdanınızın yüzde kaçını kullandınız?’

TÜİK’e kim inanıyor ki?

TÜİK çalışanları bile TUİK’e inanamıyordur.

Çarşıda pazarda fiyatlar ortada…

Dün aldığını bugün aynı fiyata alamıyorsun.

Tavuk eti kaç para oldu?

Ya yumurta…

İyi Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır bir süredir marketlerdeki fiyatları takip edip, aylık ve yıllık enflasyon oranlarını bizzat kendi alış verişi üzerinden açıklayıp duruyor.

TÜİK’in Kasım ayı enflasyon açıklamasında tüketici fiyatlarının aylık bazda yüzde 3,51 arttığı, yıllık ise yüzde 19,89’dan yüzde 21,31’e yükseldiği görülüyor.

İYİ Parti Lideri Meral Akşener’le market alışverişine çıkan Dikbayır ve ailesi, artan fiyatları kıyaslamalı olarak ortaya koydular.

O veriler Türkiye’de enflasyonun yüzde 58 olduğunu gösteriyor.

TÜİK’in rakamlarını bu kadar önemli hale getiren noktalardan birisi de memur, işçi, emeklinin maaşlarına yapılacak zam oranı.

İktidar, bu rakamları baz olarak kamuda çalışanlarla emeklilere zam oranı belirliyor.

Gerçek enflasyon Akşener’in açıkladığı haliyle yüzde 58 ise TÜİK’in açıkladığı yüzde 21,31 enflasyon oranı arasında yüzde 36 gibi bir fark olduğu görülüyor.

Yani, emekli, memur, kamu işçisi yüzde 36 daha az zam almış olacak.

Çarşı pazar yanarken, TÜİK’in ortaya koyduğu verilerle çalışanlar, git gide daha da fakirleşiyor.

Evine ekmek götüremez hale geliyor.

TÜİK verileri, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle devletin kurumlarının tek kişinin kurumu haline geleceğini savunanları haklı çıkarır bir noktaya getirmiş durumda.

Hele hele…

Milletin kapısını Türkiye’nin Anamuhalefet Liderine kapama ayıbı ise TÜİK üzerinden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ülke yönetimine ne kadar zarar verebileceğinin somut bir örneği olarak vatandaşın önünde duruyor.

Anamuhalefet Lideri’ne bu tavrı sergileyen bir devlet kurumunun vatandaşa neler yapacağını artık varın siz düşünün…

Bırakın Anamuhalefet Lideri’ni bu ülkenin vergi veren her vatandaşının devlet kurumlarından hesap sorma hakkı vardır.

Bilgi Edinme Yasası’nın çıkış amacı neydi?

Bu yasa neden çıktı?

Kaldı ki…

Kılıçdaroğlu, “Hadi gidelim TÜİK’i basalım” demiş değil ki…

Randevu aldırmak istiyor.

TÜİK Başkanı, randevu vermek yerine kaçakcak yer arıyor.

Bir kurum bu yola neden başvurur?

Bir kurumun başkanı üstelik kendi sitelerinde millete “Gelin birimlerimize başvurun” çağrısı yaparken, milleti temsil eden bir siyasi parti liderinin randevu talebinden neden kaçar?

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun enflasyon rakamlarının açıklanmasından sonra sorduğu bir soru var.

“TÜİK bugün kendisine sorulan ‘Saat kaç?’ sorusuna; ‘Siz kaç buyurursanız efendim’ cevabını vermiştir.

Gerçekte %60’lara yaklaşan yıllık enflasyonu %21,31 olarak açıklarken vicdanınızın yüzde kaçını kullandınız?”

Bu soruya yanıt gelir mi acaba?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir