Bu kampanya da böyle geçti

Bu kampanya da böyle geçti
Bir seçim kampanyasını daha geride bırakıyoruz. Bu kampanyanın, içerik bakımından geçen seçim kampanyalarından bir farkı var mıdır diye sorarsanız; cevabım gayet kısa ve basit. Biraz daha yozlaşmışı.
İktidar partisi, kampanyanın seviyesini düşürmüş. Muhalefetteki diğer partiler de iktidarın dümen suyuna kürek çekmekle meşgul.
İzliyor musunuz? Bay Erdoğan, devletin bütün imkanlarını kullandığı mitinglerde, incir çekirdeğini dolduracak tek bir söz söylemiyor. CHP ve MHP’nin genel başkanlarını diline dolamış, vur ha vur.
Arasıra da geçmişe dalıp gidiyor. İkinci Dünya Savaşı yıllarında merhum İsmet İnönü’nün uyguladığı gaz, ekmek ve bez karnelerini altmışbeş yıl sonra gündeme taşıyor ve 2009 CHP’sine yükleniyor. Bugünkü CHP yönetiminde, merhum İsmet İnönü ile siyaset yapmış bir Allah’ın kulu var mı? Bay Deniz Baykal, İnönü’nün siyasi hayattan çekilmesinden sonra siyasete girmiştir. Bay Erdoğan ise, Bay Erbakan’ın siyasetinde siyaset yapmıştır. Şimdi ise, “Milli Görüşü” reddetmektedir. Herhalde Bay Deniz Baykal’ın da eski CHP’yi reddetmesini istiyor. Fakat, Bay Deniz Baykal’ın meşrebinde reddiyat duygusu yok sanırım ki, aklından geçirmiyor.
Aslında kampanyada ortaya konacak çok sayıda konu var. Örneğin, ekonomik kriz. Yoksulluklar ve yolsuzlukların ortadan kaldırılması.
Küresel ekonomik kriz “Bizi teğet geçecek”, “Hamdolsun bize bir şey olmaz” demekle, krize karşı tedbir alınmış olmaz. Vatandaş iki çuval kömür ile bir erzak paketine muhtaç hale getirildi.
Ülkede sanayi kuruluşları birbiri ardına kapılarına kilit vurmakta ve işçilerini kapının önüne koymaktadır. İşsizlik oranı resmen % 14’e ve fiilen % 20’ye çıkmıştır. Tazminatını alarak işten çıkarılan işçiler henüz konunun ciddiyetini kavramış değiller. Tazminatları tükendiğinde, asıl gürültü kopacaktır.
Dünya markası haline gelmiş Ereğli Demir Çelik Fabrikası % 20 kapasite ile çalışır duruma gelmiştir. Bir ay sonra ise, işçilerine ücretsiz izine çıkaracağını deklare etmektedir.
İhracat 2009 Ocak ayında, % 20’ye yakın azalmıştır.
Büyüme 2008 yılında sıfır, 2009’da ise eksiye döneceği ifade edilmektedir.
Merkez Bankası’nın döviz rezervleri erimektedir. Amerikan Doları’nın kuru 2008 Ekim’de 1.20 TL ilen 2009 Mart’ında 1.82 TL’ye yükselmiştir.
IMF’ye ihtiyaç kalmadığı övünülerek ifade edilirken, IMF ile anlaşmanın yolları aranır olmuştur. Fakat yine yiğitlik elden bırakılmıyor görüntüsü verilmeye çalışılıyor. Yok “Ümiğimizi sıktırmayız” , “İki madde var ki, kabul etmemiz mümkün değil” gibi fanteziler. Seçimlerden sonra göreceğiz, neremizin sıkılacağını.
Almanya’da neticelenen Deniz Feneri davasının Türkiye ayağı müphemliğini halen muhafaza etmektedir.
Ha.. unutmadan söyleyelim. Daha düne kadar ekonomik krizi görmezden gelen iktidar, krizi kabullenmiş ki; mini mini paketleri açmaya başladı.
Otomotiv ve beyaz eşyadaki ÖTV’nin düşürülmesi, gayrimenkul alım-satım harçları ve KDV’sinin düşürülmesi, üç devlet bankasının kredi faizlerinin düşürülmesi gibi.
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, daha iki ay önce, “Benim vergilerime dokunmayın, benden kimse vergi indirimi beklemesin” diyordu. ABD’de geçirdiği cerrahı operasyondan sonra düşüncesinde bir değişiklik mi oldu? Şimdi vergi indirimlerini sahipleniyor ve övünüyor.
Yabancıların ürettiği otomobillerin vergileri düşürülüyor. Türk köylüsünün ve çiftçisinin kullandığı tohum ve gübrenin KDV’si ise % 18’de kalmaya devam ediyor.Çiftçinin kullandığı mazotun vergisi ise % 400. Pırlanta da ise ÖTV sıfır.
Süt üreticileri kaderleri ile baş başa. Bir litre sütün 20 günlük opsiyonlu fiyatı 60 kuruş, bir kilo yoğurt ise 2 TL. Et üreticisinin durumu daha kötü. Daha dün Köy-Tür tavukçuluk iflas etti. Hem de, işçilerinin tazminatını dahi ödeyemeden.
Ülke yerel seçimlere bu şartlar altında gidiyor. Fakat asıl konular, vatandaştan adeta kaçırılıyor. Kısır bir çekişme ve sataşma, seçim kampanyasının esasını oluşturmaktadır.
Proje yok, çözüm yok. Günü kurtarmayı amaçlayan mini paketler. Kızgın kiremite düşen cılız yağmur taneleri gibi anında buharlaşıp, etkisizleşiyor.
Düşünen vatandaşlar merak etmekte, mini paketlerdeki vergi indirimleri üç ay sonra nasıl telafi edilecek. Bugün feragat edilen vergiler, kimlerin sırtına bindirilecek.
Doğrusunu söylemek gerekirse, ben de merak etmekteyim.
Oyumu da bunu merak ederek kullanacağım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir