Ovamızın betonlaşmasını i-s-t-e-m-i-y-o-r-u-z!

Şahinköy’e kurulması düşünülen Çimento Fabrikası’na büyük tepki;
Ovamızın betonlaşmasını i-s-t-e-m-i-y-o-r-u-z!
Dün Şahinköy’de inceleme yapan Bursa GÜMÇED Başkanı Adnan Önürmen, “Bu kadar arsızlık olmaz. Çorak alanlar duruyorken, birinci sınıf tarım arazilerinin yer aldığı bölgede çimento fabrikası kurulur mu? Bu cinayet değil de nedir? Karacabey Ovası’nı korumak görevimizdir. Ekolojik dengenin bozulmasına ve çocuklarımızın geleceğinin karartılmasına asla izin vermeyiz” dedi. Karacabey Şahinköylüler, Karadağ eteklerine kurulması düşünülen Çimento Fabrikası’na büyük tepki gösterdi. İnsan ve çevre sağlığı gibi birçok konuda büyük zararlar vereceği belirtilen Çimento Fabrikası’nın köylerine kurulmasını kesinlikle istemeyen Şahinköylüler, “Çocuklarımızın geleceğinin karartılmasını görmezden gelemeyiz. Çimento fabrikasına ölürüz de izin vermeyiz” dediler. Dün Köy Meydanı’nda Şahinköylülerle bir araya gelen Güney Marmara Doğal ve Kültürel Çevreyi Koruma Derneği Başkanı Adnan Önürmen, çimento fabrikasının çevreye ve insan sağlığına zararlarını anlatırken, çok çarpıcı uyarılarda bulundu. Önürmen, Şahinköy’e kurulacak çimento fabrikasının sadece Karacabey’i değil, Mustafakemalpaşa, Bandırma, Manyas ve Gönen ilçelerini de büyük oranda tahrip edeceğini söyledi. Ünlü Karacabey Ovası’nın çoraklaşacağını ve tarımsal üretimin biteceğinin altını çizen Önürmen, “Çimento fabrikasının kurulması demek, Karacabey’in betonlaşması demektir. Başta çeltik üretimi olmak üzere, domates, biber, buğday, soğan, pancar, mısır, ayçiçeği, karpuz, elma, şeftali ve bunun gibi tarımsal ürünlerin çürümesi kaçınılmazdır. Verim kaybı büyük sıkıntılara neden olacaktır. Bu projenin uygulanmasındaki maddi kayıpların büyüklüğü anlatmakla bitmez” dedi. Kaymakamlık, Savcılık ve Sağlık Grup Başkanlığı devreye girmeli Çimento Fabrikası’nın insan sağlığına vereceği zararlara da değinen Önürmen, sözlerini şöyle sürdürdü; “Fabrika bacalarından çıkacak sülfür gazı akciğerlerde çürümeye ve sıvı birikimine neden olacak. Meydana gelen tozlar solunduğunda ise, akciğerlerde oksijen alışverişini yapan hücreler tıkanarak ölümü kolaylaştıracaktır. Şahinköy’e çimento fabrikası kurulduğunda çevreye yayılacak yıllık toz miktarı 300 ton civarındadır. Bu tozun tarımsal su havzalarına vereceği zararı siz düşünün. Yeraltı ve yer üstü kaynak suları yok olacak. Birinci sınıf tarım arazilerinin yer aldığı ünlü Karacabey Ovası susuz kalacaktır. Şu anda Şahinköydeki Taş Ocağı’nın da yasalara aykırı çalıştığı yönünde söylentiler var. Bu işleri yapanların Cumartesi ile Pazar günlerini özellikle tercih etmeleri düşündürücüdür. Bandırma Ana Jet Üssü mutlaka devreye girmelidir. Nedeni ise, çimento tozlarının, uçak ve jetlerde arıza yaratacağı ortadadır. Geçtiğimiz günlerde, Konya 3. Ana Jet Üssünden kalktığı gibi düşen ve 3 askerimizin şehit olmasını açıklayan raporda; Konya Çimento Fabrikası’ndan yayılan tozların çok hassas elektronik cihazlara sahip jet, uçak ve bilgisayarlarda arızalara neden olduğu belirtilmiştir. Kaymakamlık, Savcılık ve Sağlık Grup Başkanlığı mutlaka olaya el koyması gerekir. Eğer bu fabrika kurulursa, çocuklarımızın sağlığı büyük tehlike altında olacak. Devamlı patlayan dinamitler ve kamyonların bırakacağı toz, sağlıklı eğitim almalarını engelleyecek ve birçok ölümcül hastalığı beraberinde getirecek Sağlık Grup Başkanlığı nerede? Önürmen’in konuşmasından sonra, Çimento Fabrikası’na asla izin vermeyeceklerini belirten Şahinköy halkı, yetkilileri göreve çağırdı. Şu anda köyde mevcut Taş Ocağı’nın hayatlarını alt üst ettiğini savunan köylüler, meyve ve sebzelerdeki çürümeye dikkat çekti. Sağlık Grup Başkanlığı’na birçok kez telefon ile ulaşmaya çalıştıklarını söyleyen köylülerden Emekli Öğretmen Ümit Yalçın ve Vahit Filiz, ilgisizlikten yakındı. Yalçın ve Filiz sözlerini şöyle sürdürdü; “Sağlık Grup Başkanı M. Kutsal Altıntaş’a çevre ve insan sağlığı ile ilgili konularda çok kez ulaşmaya çalıştık. Kendisinin yerinde olmadığını söylüyorlar. İsmimizi ve telefon numaramızı alıyorlar. Biz size ulaşacağız diyorlar. Ancak, ne arayan var, ne de soran. Gölecik Deresi özellikle tatil günlerinde hala zehirleniyor. Neden sesimize kulak verilmiyor?” Şahinköylü Osman Karademir ise Karacabey Orman Şefliği’ne Çalı Bayır Eteği denilen bölgeye besi hayvancılığı yapmak için izin istediğini ancak, kendisine böyle bir uygulamanın yasalara aykırı olduğu yönünde bilgi verildiğini söyledi. Şaşkınlığını gizleyemediğini ileri süren Karademir, “O bölgenin Maden Hizmetlerine verildiğini söylediler. Yani, taş ya da mermer ocağı kurmak isteyenlere arazilerin satılacağını, başka hiçbir faaliyete izin verilmediğini bildirdiler. İnanın şok oldum. Doğa ve insan sağlığının hiçe sayılmasına devlet dahi göz yumabiliyorsa, vay halimize” diye konuştu. Öğrenciler Önürmen’e dert yandı Çevre kirlenmesine ve insan sağlığına zararlı girişimlere izin vermeyeceğini belirten Adnan Önürmen’e dert yanan Şahinköylü öğrenciler, “Geleceğimizin karartılmasına göz yummayın, çiçeklerimize, suyumuza dokunmayın. Böceklerimiz ölmesin. Bizi köyümüzden etmeyin” diye yakınarak çimento fabrikası istemediklerini söylediler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir