Kabul edilemez!

Tunç 657 sayılı
yasada yapılması planlanan değişikliği eleştirdi:

Karacabey Eğitim Sen Temsilcisi Salih Tunç, Devlet Bakanı
Hayati Yazıcı tarafından kamuoyuna duyurulan, 657 sayılı Kanunda yapılması
düşünülen değişikliklerin çalışma barışını kökten dinamitleyecek bir girişim
olduğunu savundu.

            Tasarı
değişikliğinin kabul edilemez olduğunu ileri süren Tunç, bunun Avrupa Konseyi
ve uluslar arası sözleşmelerin gereği olarak getirilmesi zorunlu kimi hakların
ve iyileştirmelerin yasa değişikliğinin gerçek niyetini gizlemeye yönelik
olduğunu belirtti. Tunç, bu tasarıyla mevcut kamu yönetiminin kökten
değişeceğini, kamu hizmeti niteliğinin düşeceğini ve kamu emekçilerinin iş
güvencesini ortadan kaldırılarak esnek bir çalışma düzeninin getirileceğine
işaret etti.

            Tunç,
“Tasarının ayrıntılarına baktığımızda siyasi iktidarın zaman zaman kamu
personel reformu adı altında, performans uygulaması adı altında gündeme getirdiği,  kamuda esnek ve güvencesiz çalışmayı,
performansı ve siyasi kadrolaşmanın önünü açmayı hedefleyen yaklaşımını
görüyoruz.

            Bu tasarı
kapalı kapılar ardında hazırlanmış, son ana kadar Konfederasyonlardan
kaçırılmıştır. ‘Ben yaptım oldu’ anlayışının bir ürünüdür. Tasarı, yazılı
taleplerimize rağmen bizlere ulaştırılmamış, gizlenmiştir. Tasarının kamuoyuna
açıklamasıyla birlikte bu gizliliğin nedeni de ortaya çıkmıştır. Çünkü bu
tasarıyla yapılmak istenen değişiklikleri kamu emekçilerinin kabul etmesi,
sineye çekmesi mümkün değildir. İşte tam da bu nedenle tasarı emekçilerden
kaçırılmıştır.

            Değişiklikte
yer alan kamuoyunda özel sektörden CEO transferi yapılabilmesi olarak bilinen,
özel sektör yöneticilerinin kamu kurumlarına idareci olarak atanması konusu çok
önemli sakıncalar içermektedir.  Örneğin
büyük bir dershane yöneticisinin il milli eğitim müdürlüğüne atandığını
düşünelim, bu yöneticinin eğitimin kamusal niteliğine uygun bir yöneticilik
yapması nasıl mümkün olacaktır? Ya da aynı yöneticinin dershaneleri denetlemesi
kamu vicdanına uygun olacak mıdır?

            Bu adım
aynı zamanda kamuda emeğiyle yıllarca katkı sağlamış, önemli işlevler görmüş,
başarılar elde etmiş kamu görevlilerinin motivasyonu açısından da son derece
sakıncalı bir adımdır. Kamu kurumları şirket, kamu hizmeti alan yurttaşlar
müşteri değildir” dedi.

Tasarı esnek
istihdamın kapısını aralamaktadır

Tasarının 5. Maddesi ile 657 sayılı Kanunun 100’üncü
maddesi değiştirildiğine değinen Salih Tunç, bu şekilde ‘Memurların
yürüttükleri hizmetin özelliklerine göre, bu madde uyarınca tespit edilen
çalışma saat ve süreleri ile görev yerlerine bağlı olmaksızın çalışabilmeleri
mümkündür’ denilerek esnek çalışma yolunun açıldığını vurguladı.

            Tunç,
“Mevcut sicil sisteminin bazı olumsuzlukları olmakla birlikte, buradaki
eksikliklerin düzeltilmesi yerine görevleri kanunla belirlenmiş olan kamu
hizmeti olan kamu görevlileri arasında çalışma barışını bozacak ve tamamen
idarecinin insiyatifi ile yandaş memur yaratmayı hedefleyen başarı ve ödül
sistemi getirilmektedir.

            Tasarı
Avrupa Konseyi ve uluslar arası sözleşmelerin gereği olarak getirilmesi zorunlu
kimi haklar ve iyileştirmeler konusunda 4B ve 4C statüsünde çalıştırılan kamu
emekçilerini kapsam dışında tutuyor. Doğum izni, süt izni ve mazerete ilişkin
izinlerden bu durumdaki emekçiler yararlandırılmayarak ayrımcılığa tabi
tutuluyorlar.

Tasarı toplumsal cinsiyet eşitsizliğini  gidermekten uzaktır

Tasarı ebeveynlik haklarıyla ilgili olumlu değişiklikler
içermekle birlikte kamu emekçilerinin en temel talebi olan doğum sonrası
ücretli izinin süresini arttırmamıştır. 8 Hafta olan bu iznin en az 16 hafta
olması gerekmektedir.

            Ayrıca
ücretsiz izinle ilgili maddeye ücretsiz izinde geçen sürelerde her türlü özlük
ve emeklilik haklarının korunacağı hükmü getirilmelidir. Çocuk bakımının
devletçe üstlenilmesi yasal güvenceye kavuşturulmalıdır. Aksi halde
kadınların  çalışma yaşamında yükselme ve
terfi konusundaki dezavantajlı konumları derinleşecektir.

            Tasarıda
uzmanlık sistemi ile ilgili getirilen sözlü sınava (mülâkat) ilişkin koşullar
objektif ölçülerden uzaktır. Ayrıca kayıt altına alınmaması söz konusudur.
Danıştay’ın kayıt altına alma yönündeki hükmünü ortadan kaldıracak şekilde,
kayıt tutulmayacağının özellikle belirtilmesi, sözlü sınav adı altında
kayırmacılığın yolunun açılması demektir. Ayrıca sözleşmeli uzmanlık anlayışı
hakim kılınarak kamu emekçileri arasındaki ücret makasının derinleştirilmesi
hedefleniyor.

Emekçiler bu tasarıyı
kabul edemez

Emekçilerin siyasi iktidarın bu tasarısını kabul etmeleri
mümkün değildir. Kuşkusuz 657 sayılı yasada değiştirilmesi gereken pek çok
hüküm vardır; ancak bunlar emekçilerin temsilcilerinin de görüşü alınarak geniş
bir mutabakat ekseninde yapılmalıdır. Çünkü 657 sayılı yasa kamu emekçileri
açısından bir üst sözleşme niteliğindedir. Bu nitelikte bir yasa tek yanlı
dayatmayla değiştirilemez.

            Tasarı
kamu emekçilerinin grev ve toplu sözleşme hakkını tamamen ortadan kaldırmayı
amaçlamaktadır. Sendikalarımızı bir dernek haline getirmeyi, emekçileri
eylemden, hak aramak ve taleplerini dile getirmekten yıldırmayı
hedeflemektedir.

            Buradan
kamu emekçilerine sesleniyoruz: KESK olarak 2 milyon kamu emekçisinin sesi
olmak için mücadele ediyoruz. Kamu emekçileri mücadelesi KESK’ in açtığı bir
yoldur. Mevcut diğer konfederasyonlar KESK’ in kazanımı sayesinde var
olabilmişlerdir. KESK kapıkulluğu anlayışına karşı kamu emekçisi anlayışını
inşa etmiştir. KESK sendikadır.

            İş
güvencesine sahip çıkmak için, insanca yaşamak için, mevcut kazanımlarımızı
kaybetmemek için gücümüzü KESK’ te birleştirelim.

            Siyasi
iktidar bilmelidir ki, kamu emekçileri olarak siyasi iktidarın bu girişimine
karşı çıkıyoruz. Bu tasarının yasalaşmaması için mücadele edeceğimizi buradan
ilan ediyoruz. Bunun için fiili ve meşru mücadele zeminlerinde sesimizi
yükselteceğiz. Yaşasın emek, barış ve demokrasi mücadelemiz” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.