Toplumun derdi ekonomi ve kriz!

*SP İstanbul İl Başkan
Yardımcısı Kibiroğlu, AKP’nin halkı farklı konularla uyutmaya çalıştığını dile
getirdi.

Karacabey Saadet Partisi’nde düzenlenen, “Ekonomide Farklı
Çözüm” konulu konferansta ülke ekonomisi masaya yatırıldı.

Konferansa Saadet Partisi İstanbul İl Başkan Yardımcısı ve
Eminönü Belediyesi eski Başkanı Lütfü Kibiroğlu’nun yanı sıra, SP Karacabey
Müfettişleri; Muhammed Karaman ve Efraim Bayram, Mustafakemalpaşa İlçe Başkanı
Mustafa Ünlü, Karacabey Belediye Meclis Üyesi Gürsoy Yıldız, yönetim kurulu
üyeleri, köy ve mahalle temsilcileri ile çok sayıda üye ve misafirlerin
katıldı.

            SP
Karacabey Başkanı Hamit Çavdarlı; program öncesi katılımcıları selamladı. Daha
sonra kürsüye gelen İstanbul İl Başkan Yardımcısı ve Eminönü Belediyesi eski
Başkanı Lütfü Kibiroğlu, ülke ekonomisiyle ilgili şunları söyledi;

            “Asil bir
millet nasıl ve ne şekilde güçsüz ve takatsiz bırakılıyor. Değerli milletim
bunları görebiliyor mu? İşini kaybedenler eskiden 90 gün SGK’nın sağlık
hizmetlerinden faydalanıyordu, bunu iki gün önce 10 güne düşürdüler. Milletin
haberi var mı? İşsiz kalırsanız 10 gün sonra eczaneye veya doktorluk işiniz
olunca öğrenirsiniz. Yeni çıkan 4
C, çıkarılmak istenen Özel İstihdam Büroları (ÖİB)
milletimizin emeğinin körlenmesidir. Daha çok fakirlik ve insanları yoksulluğa
itmektir. Böyle darlık zamanında hükümet, vatandaşın yanında olması gerekirken,
ne yazık ki onlar batılıların yanında yer alıyorlar. Özelleştirme insanlarımızı
daha çok işsiz bırakmak için yapılıyor.

            Toplumun
bakışı farklı yönlerde, Edirne’deki su baskını önemli olmuyor, Karacabey’i su
basmış, çiftçi işini kaybediyor, esnafın tezgâhı dağılmış bunlar görünmüyor. Ne
görünüyor, Ergenekon, savcılar, kozmik, kozmetik her gün Türkiye’nin gündemi
saptırılıyor. Milletin derdi ekmek, bunların derdi ile milletin derdi başka,
adı millet iradesi. Milletin gündemi yok ortalıkta. Millet borç batağına
düşürülmüştür. Biz mi düşürdük, borçlanmasaydınız diyorlar. İşporta tezgâhı
gibi sokaklarda kredi kartı dağıtılmadı mı? İnsanların alım gücünü düşürürsün
ihtiyaçlarını göremez hale getirirsin, sonra da neden borçlandınız, kabahat
bende mi dersin. Millete para verdiniz de milletin haberi mi yok acaba? Kabahat
sende değil de bende mi? Bu üç gün adamı aç bırakırsın, sonra da fırından yeni
çıkmış ekmeği adama emanet bırakıp, buna iyi bak dersin ya, ona benziyor. Millet
aç kardeşim, çoluk çocuk ekmek bekliyor.

            Hayat
devam edecek. Boşanmalar %70 artmıştır, seni borçlandıracak, milleti de
borçlandıracak.2001 de esnaf yazar kasayı atmıştı, şimdi insanlar benzin döküp
kendini yakıyor. İçi boşaltılan bankalar paraları hiç olmazsa yine Türkiye’de
harcıyordu. Şimdi yurt dışına götürüyorlar. Bir saniyede 1,754 TL faize
gidiyor. İpotekli olmayan tarla kalmadı. Köylü yumurtaya hasret kaldı, üretim
bitti. Köylüler hazır süt alıyor, hazır yumurta alıyor. Yarın onu da alamaz olacaklar.   

            Başbakanımız
%  9 büyüme ile dünya rekoru kırdık
diyor. Özelleştirme yapıp işsizliği arttıracak ve üretim yapmayacaksın, sonra
da büyüyeceksin. Bu büyüme HAVUÇ EKONOMİSİ’dir. Havucu ekersin aşağıya doğru
büyür. Fareler dadanırsa altını yer, üstte yaprakları sana kalır. Yaprakları da
bir şeye yaramaz. Bu gün Türkiye’nin büyümesi budur. Bununla övünen
başbakanımıza söyleyecek daha çok sözümüz var elbette. Başbakan, krizi fırsata
çevireceğiz, dedi, ama fırsat sana değil ağa babalara. Yeşil kartlı 14 milyon
insan var.3 milyon işsiz insan var. Bu insanların sayısını her gün
arttırıyorsunuz, Bakkal esnaf, manav bunlarda sistem bozulunca, bunlar da işsiz
kalıyor. Kölelik getirilmek isteniyor. Bu esnaf 30 -40 senedir işleri
beceriyordu da bu gün mü beceremez oldu.

            Aslında
şunu demek istiyorlar; ‘Siz patronluğa layık değilsiniz. AVM’ler de bizim
yanımızda parkta işçilik yapacaksınız. İstediğim zaman seni çağırırım,
istemediğimde çağırmam’ bunun  anlaşılır
dili budur. Eskiden bizim köylerimizde ev kapılarımız kilitlenmezdi. Şimdi
çelik kapılar taktırır olduk, ne oldu bizlere. Bunları düşünüyor musunuz?
Oyuncak aslanlara döndük. Oyuncak aslanın kulağını, ayağını ısırsanız size
tepki gösterir mi? göstermez. Asıl aslana oyuncak aslana yaptığınızı yapabilir
misiniz? Yabancılar geliyor, kulağımızla, bacağımızla, her yerimizle istediği
gibi oynuyor, kimsede ses yok. Toprak ayağımızın altından kayıyor, haberiniz
olsun. ABD ile İsrail ile aynı çuvala girilmez. Saddam’ı kim yetiştirdi? ABD
değimli? Şimdi kim astı yine onlar, kovboy filmleri gibi, ata binerler
kullanırlar, koşamaz olunca bir kurşun sıkıp atı öldürürler, kovboy filimler
hep böyle değil midir? Dini inançlarımızdan çok tavizler kopardılar. Otuz sene
önce kadın çamaşırı gören var mıydı? Şimdi öyle mi? Tesettürlü kızlar bile
sokakta göbeğini gösterip sigara içiyor. Ne hallere geldik, annesini öldüren
üniversite öğrencisini gördük. İş yok, iş arıyor adam çaresiz. Karısı diyor ki
para ver, yok deyince herif değil misin 
dediğinde iş orada kopuyor. Cinayetlerin artması milletimizin
yoksulluğundandır. 100 bin kilise ev açılmıştır. Bunlar senin benim çocuğum
için hazırlanıyor. Desem ki yarın sizin çocuk Hıristiyan olacak, itiraz
edersiniz. Ancak taşların bağlanıp, köpeklerin serbest olduğu bir zamanda
yaşıyoruz. Alkol ve uyuşturucu ilkokullara inmiştir. Allah insanları belediye
başkanı, başbakan olsun diye yaratmadı, kul olsunlar diye yarattı. Hükümetler
şikâyet etmez, çözüm üretirler, çare üretirler.”

Soru ve cevaplı sohbetin ardından yeni üye olan gençlere
rozetleri takıldı.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.