Kontenjanlar doldurulamadı!
Karacabey Eğitim-Sen Temsilcisi Salih Tunç, ÖSS 2009 yerleştirme sonuçları hakkında açıklama yaptı.
Tunç, merkezi yerleştirme sonucunda, devlet, vakıf, yurt dışı, KKTC, ve açık öğretim üniversitelerinin 617 bin 299 öğrenci kontenjanı olmasına karşın, yerleştirilen öğrenci sayısının 528 bin 728 ile sınırlı kaldığını vurguladı.
Devlet üniversitelerinin ön lisans ve lisans programları için ayrılan kontenjan 524 bin 788 iken, yerleştirilen öğrenci sayısının 478 bin 50 olmasını düşündürücü bulan Tunç, arada belirgin bir fark olduğunu söyledi.
YÖK’ün taban puanı indirmiş olmasına karşın, 88 bin 571 kontenjanın boş kaldığının altını çizen Tunç, “YÖK’ün taban puanını aşağıya çekmesi bile kontenjanları doldurmaya yetmemiştir” dedi.
2009 ÖSS sonuçları, eğitim sistemindeki eşitsizlik, adaletsizlerin ve yanlış politikaların sonucu olduğunu ileri süren Karacabey Eğitim-Sen Temsilcisi Salih Tunç, “YÖK ÖSS 2009’un büyük bir fiyaskoyla sonuçlanacağını düşünerek taban puanları düşürmüş, ancak buna karşın örgün yükseköğretimde 88 bin 571 gibi çok yüksek sayılabilecek sayıda kontenjan boş kalmıştır. Ayrıca 7 bin 755 okul birincisinden 4 bin 951’i üniversitelerin lisans programlarına yerleşmeye hak kazanırken, 1468 lise birincisi herhangi bir üniversiteye yerleşememiştir. Taban puan düşürülmesine karşın neden böyle bir sonucun ortaya çıktığı sorgulanmalı ve sistem baştan aşağı yeniden gözden geçirilmelidir. ÖSYM’nin rakamları yükseköğretime giriş sisteminin baştan sona hatalı olduğunu göstermektedir.
ÖSS yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte, bir üniversiteye yerleşme hakkını kazanan öğrencileri barınma ve beslenme sorunları beklemektedir. Üniversite harçlarının varlığı ve yüksekliği öğrenciler için önemli bir sorun olmayı sürdürürken, öğrenciler arasındaki eşitsizliklerin derinleşmesine ve yoksul, emekçi çocuklarına üniversite kapılarının fiilen kapatılmasına neden olmaktadır.
Eğitimin kamusal bir hak olduğu gerçeğinden hareketle, yükseköğretimde yaşanan yatırım ve kaynak yetersizlikleri, eğitim sisteminin diğer alanlarında olduğu gibi yükseköğretimde de derin eşitsizliklerin ve haksızlıkların yaşanmasına neden olmaktadır.
Önemli olan sadece sonuçlara bakarak yorumlar yapmak değil, bu olumsuz sonuçları ortaya çıkaran nedenlere yönelmek ve çözüm için somut adımlar atmaktır. Eğitim-Sen bu konuda tüm yetkilileri sorumluluğa çağırmakta, hükümeti eğitimde ve yükseköğretimde yaşanan eşitsizlikleri giderecek somut adımlar atmaya davet etmektedir” dedi.
