Kan bağışı hakkında her şey!

Kızılay Şube Başkanı
İsmail Tezcan’dan bilgilendirme:

Karacabey Kızılay Şubesi Başkanı İsmail Tezcan, kan
bağışıyla ilgili bilgilendirmelerini sürdürüyor. Vatandaşların merak ettikleri
soruları tek tek yanıtlayan Tezcan, konuyu tüm yönleriyle ele aldı.

            Tezcan
ayrıca, 28  29 Haziran 2010 (Pazartesi ve
Salı günleri) Karacabey Kızılay Şubesi’nde kan alınacağını duyurdu. 21  22  23
Temmuz 2010 günleri de, kan alma Tır’ının Cumhuriyet Meydanına geleceğini
duyuran Tezcan, üç gün boyunca kan alımı yapılacağını kaydetti.

            İşte
İsmail Tezcan’ın kan bağışı ile ilgili soru-cevap şeklinde açıkladığı
bilgilendirmede şu konulara yer verildi;

Kan bağışı ne kadar sürer?

Kayıt, muayene, kan verme ve ikram işlemlerinin tamamı
yaklaşık olarak 30-35 dakika sürmektedir. Bir hayat kurtarılması için bu süreyi
gözden çıkarmaya değmez mi? Eğer kan merkezine gelmeye vaktiniz yoksa; kan
merkezine telefon etmeniz yeterli, gezici kan alma ekibimiz, ekipman ile
birlikte işyerinize gelir, kan bağışı kampanyası düzenler.

Kimliğimi bildirmem zorunlu mu?

Kan bağışçıları isim – soy isim, doğum tarihi (gün/ay/yıl),
TC kimlik numarasını içeren bir kimliği ve kalıcı adres bilgilerini vererek
kendilerini tanıtmalıdır. Aksi takdirde kan bağışı için kabul edilmezler.
Güvenli kan sağlanabilmesi için bu bir zorunluluktur.

Kan bağışından önce cinsel hayatımla ilgili çok özel
bilgilerin de sorulduğu uzun bir form doldurmam gerekiyor. Böylesine kişisel
bilgilerin istendiği bir formun doldurulması şart mıdır?

Kişilerin cinsel hayatlarını yargılamak gibi bir amaç
kesinlikle söz konusu olmadığı gibi, cinsel hayatın yargılanması tıp etiğine
aykırıdır. Bu form yasal bir zorunluluk olup, kayıtlar gizli tutulmaktadır. Hem
sağlığınızın hem de bağışladığınız kanı alacak olan hastanın sağlığı açısından
formu okuyarak doldurmanız gerekmektedir. Ancak burada bilinmesi gereken en
önemli nokta şudur; bu formun eksiksiz ve doğru olarak doldurulması hayati önem
taşımaktadır. Bu sorulara vereceğiniz samimi cevaplar yapılacak tüm tarama
testlerinden daha değerlidir. Çünkü ne yazık ki; günümüzde %100 tanı kesinliği
olan tarama testi yoktur. Lütfen (herhangi bir şüpheniz dolayısıyla) test
sonucunuzu öğrenmek için kan bağışlamayınız!

Kan bağışlamak için başvurum değerlendirme sonucunda neden
red edilebilir ?

            Muayene
sonucunda doktorumuz; bağışlanacak kanın size veya kanı alacak hastaya zarar
verebileceği kararına varmış ise sebebini size açıklayarak kan bağışınızı bir
süre erteleyebilir. Bazı durumlar (taşıyıcı hastalık v.b.) ise yaşamınız
boyunca kan bağışına engel teşkil edebilir.

Çok canım yanar mı?

Kullanılan iğnenin kalınlığı uluslararası standartlarda bu
işlem için uygulanan kalınlıktadır. Hayat kurtarmak için alınan kanın içindeki
hücrelere zarar verilmemesi açısından iğnenin kalın olması gerekmektedir.
İğnenin kalın olması kan alımı sırasında iğne içinden geçen kan hücrelerinin
parçalanmasını engeller, oluşabilecek hasarı azaltır. Acının az hissedilmesi
için iğne ucu özel bir işlemle lazerle kesilmiş, silikon ile kaplanmıştır.
Personelimiz kan alımı konusunda özel eğitim almış uzmanlardır. Hissettiğiniz
acı çok azdır.

Korkuyorum. Kan Bağışlayabilir miyim ?

Eğer korkunuz sizi bayıltacak kadar çok ise kan vermeniz
uygun değildir. Bir yaşam kurtarma düşüncesi, bütün korkularınızı yener.

Kan bağışlamanın yaş aralığı nedir ?

Ülkemizde kan bağışlama yaşı 18 – 65 yaş arasıdır. Sağlıklı
her birey bu yaşlar arasında kan bağışlayabilir.

Kansız kalır mıyım?

Bağışlanan kan 450 ml (bir kutu kola, 330 ml’dir.)
kadardır. Vücudumuzda ortalama 5000 – 6000 ml kan mevcut olup, bu miktar vücut
ağırlığının %8 ‘ini oluşturur. Alınan kan vücudumuzdaki kanın yaklaşık 1/13’ü
kadarı olup, size zarar vermez. Ayrıca kan bağışı öncesinde kan sayımınız
yapılır, doktor tarafından değerlendirilirsiniz. Kan bağışından önce yapılan muayenede,
kan düzeyi düşük (anemi) olduğu saptanan insanlardan kan bağışı alınamaz. Kan
seviyesi normal olan sağlıklı bireyler kan bağışında bulunduklarında eksilen
kan hücreleri, kemik iliğinin çalışmasıyla hızla yenilenir. Genç kan
hücrelerinin dolaşımı başlar. Zaten vücut, bu hücrelerin yapım ve yıkım
faaliyetlerini sürekli olarak gerçekleştirmektedir. Alınan kan miktarı ise
sağlığı olumsuz etkileyecek düzeyde olmadığı için kansız kalmak gibi bir durum
söz konusu değildir.

Kan bağışlamak sağlığa faydalı mıdır?

Kan bağışlamanın sağlığa herhangi bir zararı olmadığı gibi
faydası da tıbbi olarak kanıtlanmış değildir. Kan bağışçısına manevi olarak
doyum sağlar, tanımadığı bir kişinin hayatını kurtarmak bağışçıyı mutlu eder.
Sadece kana ihtiyacı olan hastalara faydası vardır. Hayat kurtarıcıdır.

Kilo alır mıyım? Kilo verir miyim?

Kan bağışının tıbbi olarak kanıtlanmış kilo aldırıcı veya
verdirici özelliği yoktur. Genellikle kan bağışı sonrasında yeni kan
hücrelerinin üretilmesi sonucu iştah açtığı söylenir. Ancak bu durum
psikolojiktir. Bağışlanan kanın yerine konulması düşüncesiyle çok gıda
alınmakta ve bu durum kilo alınmasına sebep olmaktadır.

Kilom kan bağışına engel midir?

Kan bağışlayabilmeniz için ağırlığınızın en az 50 kg olması gerekir.

Kan bağışladıktan sonra kolum morarır mı?

Bu durum istemediğimiz halde nadiren görülmektedir. Kan
bağışladıktan sonra; başparmağınızla dirseğinizden destek alarak, diğer dört
parmağınızla iğne yerine yaklaşık 10 dakika baskı yapmanız gerekir. Kan
bağışladığınız kolunuzla ağır bir şey taşımamanız, iğne yerini ovmamanız
gerekir. Bunlara dikkat etmezseniz; iğne yerinde kanamanın durdurulması için
oluşan tıkaç bozulabilir ve doku içerisine kanama olabilir. Bu durum morarma
olarak görülür. Endişelenecek bir durum yoktur. İğne yerine soğuk uygulama
yaptığınız takdirde yaklaşık 15 gün içerisinde morarmanın yavaş yavaş
dağıldığını görürsünüz.

Bayılır mıyım?

Kan bağışı esnasında veya ilk yarım saat içinde nadiren baş
dönmesi, mide bulantısı ve baygınlık hissi gibi şikâyetleriniz olabilir. Kan
bağışından sonra, dikkat edilmesi gereken noktalara uyduğunuzda bu sorunları
yaşamayacaksınız. Bağış sonrası; kan bağışı yatağında bir süre dinlenmeniz
gerekir (yaklaşık 10 dk.). Hemen kalkmamalısınız. Sıvı eksikliğinin
tamamlanması için ikram edilen meyve suyunu içmelisiniz, gün içinde bol sıvı
almalı ve bir sonraki öğünden önce alkol almamalısınız (alkol vücudumuzda sıvı
kaybına sebep olur). Bunlara dikkat ettiğiniz halde rahatsızlık hissederseniz;
bir yere uzanarak veya başınızı iki dizinizin arasına alacak şekilde oturarak
dinlenmelisiniz.

Hangi aralıkla kan bağışlayabilirim?

Her sağlıklı birey; yılda en fazla 4 kez olmak üzere 3 ayda
bir kan bağışlayabilir. Ülke güvenli kan ihtiyacının karşılanabilmesi için
düzenli kan bağışı gerekmektedir. Kanın güvenilirliği açısından sürekliliği ve
izlenebilirliği ancak düzenli bağış ile mümkündür. En güvenilir kan ile hayat
kurtarılması ancak gönüllü, bilinçli, karşılık beklemeksizin ve düzenli
bağışlarınız ile mümkündür.

Kan bağışçılarına neden ücret ödenmiyor?

Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre karşılık beklenerek
bağışlanan kanın güvenilirliği düşüktür. Kişi elde edeceği maddi çıkara
güdüleneceği için kan bağışına engel teşkil edebilecek durumları (form doldurma
ve muayene aşamasında) gizleyebilir. Kanın güvenilirliği açısından gönüllü ve
karşılık beklemeksizin kan bağışı gerekmektedir.

Kan ihtiyacım olduğunda neden kan bulamıyorum?

Kan bağışlamalarına rağmen kan merkezinde ihtiyaç olduğunda
hastaları için kan bulamamak insanlarda olumsuz düşünceler oluşturmaktadır. Bu
sıkıntının yaşanmasını bizde istememekteyiz. Bu bilinçle ulusal kan hizmetleri
organizasyonunun kurulabilmesi için çalışmaktayız. Bağışlanan kan özel ısı
koşullarında kısa sürelerde saklanmaktadır. Bir hasta için genellikle birden
fazla ünite kana ihtiyaç duyulmaktadır. Bu durumda bir hasta için ihtiyaç
duyulan kanın birden fazla bağışçıdan temin edilmesi gerekmektedir. Yeterli kan
bağışçısı kazanıldığında bu sıkıntının önüne geçilecektir.

            İşyerimizde
veya Internet sitesinde bir grup oluşturduk, ihtiyaç olduğunda birbirimize kan
veriyoruz. Kana ihtiyaç duyan başka insanlara da yardımcı oluyoruz.

            Etkin bir
çözüm gibi görülen bu yöntem aslında kısa vadeli bir çözüm olup, ülke güvenli
kan ihtiyacının karşılanmasında etkin bir yöntem değildir. Ulusal kan
hizmetleri organizasyonunu kurulması ile hasta ve hasta yakınlarının kan bulma,
ücret ödeme ve uygun olmayan ısı koşullarında hastanelere ulaştırma gibi
yaşadıkları sıkıntılar ortadan kaldırılacaktır. En uygun olanı ihtiyaç anında
testleri tamamlanmış kullanıma uygun kanın hazır olmasıdır.

            Yakınıma
kan ihtiyaç olduğunda kan bağışlayacağım.

            Dünya
Sağlık Örgütü’nün raporuna göre replasman (kana kan, yerine koyma, zorunlu kan
bağışı, aile kan bağışçıları) olarak tanımlanan bu yöntemin güvenilirliği
düşüktür. Ülke güvenli kan ihtiyacının etkin bir şekilde karşılanması bu
şekilde mümkün değildir. Kan bağışçısı yakını için kan bağışlamayı beklemektedir.
Belki de yakınına hiç kan ihtiyacı duyulmayacaktır. Hastası için kan veren aile
kan bağışçıları yaşanan sıkıntının stresi ve baskısı ile kan vermekte, kana
engel teşkil edebilecek durumlar gizlenebilmektedir. Bağış öncesi muayenede
engel olabilecek bir durum tespit edildiğinde ise yaşanan stres daha da
artmaktadır. En uygun olanı o anda testleri tamamlanmış kullanıma uygun kanın
hazır olmasıdır.

Kan neden para karşılığında satılıyor?

Alınan ücret kana uygulanan testlerin ve işlemlerin
ücretidir. Bu ücretler hastanelerden veya sosyal güvenlik kurumlardan tahsil
edilir. Sağlık sisteminde her hizmetin bir bedeli vardır. Bu ücretlerin
belirleyicisi ise Maliye Bakanlığı olup, ücretler resmi gazetede
yayınlanmaktadır. Sağlık sistemindeki sıkıntılarını çözmüş ülkelerde bu
ücretler hasta veya hasta yakınlarına yansımamaktadır. Hastaneler ile sosyal
güvenlik kurumları arasında çözülmektedir. Mevcut durumda hastaneler ile Türk
Kızılayı arasında protokoller imzalanmakta olup, çoğu yerde hastane tarafından
talep edilen kanlar Türk Kızılayı tarafından uygun ısı koşullarında taşınarak
teslim edilmektedir. Anlaşmaların yapıldığı hastanelerde hasta ve hasta
yakınlarının bu konuda yaşadıkları sıkıntının önüne geçilmiştir. Ulusal kan
hizmetleri organizasyonu tamamlandığında bu ücretler hasta veya hasta
yakınlarına yansımayacaktır.

Kanı hangi durumlarda imha edilir?

Bağışlanan kanlar, uluslararası standartlarda işlemden
geçirilerek üç bileşene ayrılmaktadır. Her damlasına kadar etkin bir şekilde
hastalara kullanılabilmesi için hizmet verilmektedir. Uygulanan serolojik
testlerde hastalık tespit edildiğinde veya son kullanma tarihi geçtiğinde kan
imha edilmektedir. Ancak temin edilen kanların çoğu, alınmalarını izleyen ilk
hafta içinde hastalara kullanılmaktadır. Kan merkezlerimiz birbirleri ile
koordineli olarak çalışmaktadır. Kanın kullanım süresi içinde; kan ihtiyacının
fazla olduğu illere, diğer illerden ihtiyaç fazlası kanların, uygun koşullarda
hava ve karayolu ile taşımacılığı gerçekleştirilerek imhanın önüne geçilmektedir.

Sık görülen kan gruplarına ihtiyaç az mıdır?

“Benim kan grubum çok bulunan bir grup, ihtiyaç
yoktur” düşüncesi toplumumuzda sık görülmektedir. Kan gruplarının
sıklığına göre orantılı olarak hastalara kullanılan kanın gruplarında da
ihtiyaç yoğunlaşmaktadır. Bağış konusunda duyarlılık oluşmadığı ve bu şekilde
düşünüldüğü zaman en sık bulunan kan gruplarında bile ihtiyaç artmaktadır.

Kan bağışı bağımlılık yapar mı?

“Bir kez kan verdikten sonra hep kan vermek zorunda
kalır mıyım ?” Bu tür inanışlar halk arasında oldukça yaygın olmakla
birlikte bilimsel bir dayanağı yoktur. Genellikle, kandaki hemoglobin düzeyin
yüksek olan kişilerde, bu duruma bağlı olarak gelişen bazı şikayetlerin kan
bağışı sonrasında hafiflediği görülür. Ancak, kan seviyesi yükseldiğinde aynı
süreç yinelenir ve bu kişiler kan verme gereksinimi duyarlar; bu durum halk
arasında kan vermenin bağımlılık yaptığı inancına yol açmış olabilir. Kan
seviyesi normal olan kişilerde bu tür şikayetler oluşmaz.

Kan bağışlarken bana AIDS bulaşır mı?

Kan bağışlarken size herhangi bir hastalığın bulaşması
mümkün değildir. İğneler steril olup, size kullanıldıktan sonra torbadan özel
bir cihazla ayrılıp imhaya gönderilir. Bu iğneler torbaya birleşik
üretilmektedir. İğnenin kapağı açıldıktan sonra tekrar takılması ve iğnenin
başka bir kişiye kullanılması mümkün değildir.

Bağışlanan kana hangi testler yapılıyor?

Bağış olarak alınan her kan aşağıdaki testlere tabi
tutulur:

– Anti-HIV Testi (AIDS)

– Anti-HCV Testi (C sarılığı)

– HBsAg Testi (B sarılığı)

– Sifiliz (Frengi) Testi

– Kan grubu testi

Tarama test sonuçlarım bana bildirilecek mi?

Eğer sonuçlarınız negatif bulunmuşsa size herhangi bir
bildirimde bulunulmayacaktır.

Tarama test sonuçlarım pozitif (+) bulunmuşsa?

Bağışladığınız kana uygulanan tarama testlerinden herhangi
birinin pozitif çıkması durumunda size haber verilerek doğrulama testleriniz
yapılacaktır. Böyle bir durumda endişelenmek ve paniğe kapılmamak gerekir;
tarama testlerinin çok duyarlı olması nedeniyle yanlış pozitiflikler
olabilmektedir. Kan merkezlerine çekinmeden geliniz, uzmanlarımız gerekli
bilgilendirmeyi yapacaklardır.

Sarılık geçirdim, kan bağışlayabilir miyim?

10 yaşından sonra bulaşıcı (viral) sarılık geçirenler,
sarılık B ve C geçirenler hiçbir zaman kan bağışı yapamazlar.

İlaç kullanıyorum kan bağışlayabilir miyim?

Bazı ilaçlar kan bağışı için engel oluşturabilir. Lütfen
kullandığınız bütün ilaçları kan bağışı öncesinde muayenenizi yapan kan merkezi
doktoruna bildiriniz.

Bazı hastalıklarda kan bağışlamanın, hastalığın şifaya
kavuşması açısından yararlı olduğu söyleniyor bu doğru mu?

Hastaların kanının akıtılması çok eski çağlardan beri
çeşitli toplumlarda bir tedavi şekli olarak kullanılmıştır. Günümüzde kan
alımı; bazı hastalıkların, tedavisi için değil ama hastanın şikayetlerini azaltmak
amacıyla çok nadir ve özel koşullarda kullanılabilmektedir. Bu şekilde tedavi
amacıyla kan alımı ile kan bağışını karıştırmamak gerekir. Kızılay Kan
Merkezlerinde tedavi amacıyla hastalardan kan alımı yapılmamaktadır! Tedavi
amacıyla kan verilmesinin mutlaka doktorunuz önerisi ve ilgili sağlık
kuruluşunda yapılması gerektiğini unutmayınız!

Kan bağışladıktan sonra nelere dikkat etmem gerekir?

Kan bağışı günlük yaşantınızın akışında önemli bir
değişikliğe yol açmayacaktır. Ancak yine de dikkat edilmesi gereken bazı
konular vardır.

·Kan verme işlemi bittikten sonra ayağa kalkmak için acele
etmeyin ve görevli hemşirenin bu konudaki önerilerini dikkate alın!

·Kan bağışından sonra bir süre dinlenerek ikram edilen
içecek ve yiyecekleri almanızda büyük fayda vardır. Lütfen kan merkezi
personelinin bu konudaki önerilerine uyunuz! Sağlığınız bizim için çok
önemlidir.

·Sigara kullanıyorsanız kan bağışından sonra en az 30 dk
geçmeden sigara içmeyiniz. Böyle bir durumda sigara kullanımı baş dönmesi,
bulantı gibi şikayetlere yol açabilir.

·İlk birkaç saat kan verdiğiniz kolunuzla ağır şeyler
taşımayınız. Bu kanamaya neden olabilir.

·İlk 4 saat boyunca her zaman olduğundan daha çok sıvı
şeyler (su, kola, meyve suyu vb) almaya çalışınız.

·Bir sonraki öğünden önce alkollü içecekler almayınız.
Alkol vücuttan sıvı kaybını arttıracağı için şikayetlere yol açabilir.

·Sporla uğraşıyorsanız kan bağışladığınız gün ağır spor
faaliyetleri yapmayınız.

·Kan bağışladıktan sonraki ilk 4 saat aşırı sıcak
ortamlarda (hamam,sauna gibi) bulunmayınız.

·Pilot, ticari araç şoförleri, tehlikeli makine
operatörleri, yüksek yerlerde bedeni faaliyet gösteren vb. meslek gruplarının
kan bağışladıktan sonra 24 saat işlerine ara vermeleri önerilir.

·Eğer baygınlık hissi, baş dönmesi olursa bir yere uzanın
veya başınızı iki dizinizin arasına alacak şekilde oturun.

Ne zaman madalya hak edeceğim?

Bağışçıları onurlandırmak amacıyla 10. bağışta bronz, 25.
bağışta gümüş, 35. bağışta altın madalya verilmektedir. 45. bağışta ise plaket
takdim edilmektedir.

Amacımız,
bağışladığınız kanın her damlasının hastalara en etkin bir şekilde
kullanılmasını sağlamaktır!  Gönüllü kan
bağışçısı olun gönüllerde yaşayın!   

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.