“Hastane de sistem çökmüş”

Milliyetçi Hareket Partisi Karacabey Belediyesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Hüsnü Doğruoğlu, Türkiye’deki devlet ve özel hastaneler arasındaki farkı başından geçen bir olay sonrası gözler önüne serdi.

“Allah bu günlerde kimseyi Devlet Hastanesi’ne düşürmesin” diyerek sözlerine başlayan Hüsnü Doğruoğlu, “Ama ben düştüm bir kere. Yaşadıklarım kamera şakası gibiydi. Gülüyorum ağlanacak halimize.” dedi.

Yaşadığı ilginç olayın 09 Eylül 2017 Cumartesi günü saat 17.00 itibariyle başladığını belirten Doğruoğlu, şu açıklamayı yaptı: “SSK (SGK) emeklisi ve Karacabey’ de iş yeri sahibi olan bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. İşyerime girerken ayağım merdivene takıldı ve düştüm. Düşerken de ayağım merdiven mermerine çarparak burkuldu ve ağrımaya başladı.

Bunun üzerine saat 17.00 ile 19.00 arası ayağım şişmesin diye bir torba buz içerisine sol ayağımı sokarak beklemeye başladım. Fakat ayak ağrım giderek artmaya ve şişmeye başlamıştı. Aynı gün saat 21.00 sıralarında Karacabey Devlet Hastanesi’ne gittim.

Kamera Şakası da işte tam burada başladı. Bir yakınım ile Karacabey Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne gittim, kayıt işlemlerini yaptırdım. Hasta Kayıt’tan aldığım evrakı Acil Servis’e verdim ve ağrı içerisinde beklemeye başladım. Çünkü, Acil Servis çok kalabalıktı. Hastalar koltukları doldurmuş, bir kısmı ayakta, bir kısmı da yere oturmuş ve sırtını duvara dayamış bekliyorlardı. Ağrı içerisinde sıramı beklerken hastaların çoğunun Suriyeli olduğunu gördüm.

Yarım saat sonra ismim okundu. Acil Doktoru muayene etti ve film istedi. Röntgende 2 ayak filmi çekildi. Tekrar doktora gittim ve filmlere baktı. Ayak tarak kemiğimde kırık olduğunu söyledi. Pazartesi günü Ortopedi Uzman Doktoru’na muayene olmamı ve filmleri göstermemi istedi, ardından da ayağımı alçıya aldırdı.

11 Eylül Pazartesi günü, Acil Hastası olarak Devlet Hastanesi’ne gittim. Ancak, randevum olmadığı için ve sıra da alamadığım için muayene olamadım. Çünkü sıra kalmamış, doktorların muayene sayısı dolmuş.

Kapıda bekleyerek alçılı ayağımla uzman doktorun yanına girdim. Rica ve ısrar etmeme rağmen sıra numarası almadığım için muayene olamadım.

İş yerime dönüp önce telefon, sonra da bilgisayardan sıra numarası almaya çalıştım. 12 Eylül Salı günü Ortopedi Uzman Doktor randevuları doluymuş. 13 Eylül Çarşamba 09.40’a randevu alabildim. Haftanın yarısı uzman doktora ulaşma mücadelesi ile geçti. Hırs yapmıştım ama inanın ayak ağrımı ve hastaneye gidip gelme zorluklarını unuttum. 4 gün sonra, üst düzey yönetici olarak emekli olmuş, SGK’ya en yüksek dereceden pirim ödemiş, daha sonra bir şirket kurup 10 yılda Karacabey’de tanınmış firmalar arasına girmiş emekli bir makine mühendisi ve belediye meclis üyesi olarak mutluluktan uçacaktım. Veya sinirden çatlayacaktım. Karacabey Devlet Hastanesi’nden randevu almayı başarmıştım.

13 Eylül Çarşamba günü saat 10.00 gibi uzman doktorumuzla görüşmeye gittim. Fakat yine muayene olamadım. Neden mi? Bu kez de bilgisayar sistemi çökmüş, ayak filmlerime ulaşılamıyorlarmış. Uzman doktorun odasından çıktım. Sinirden sağ ayağımı da kırmamak için yakınlarım tarafından sakinleştirildim. Aynı sıkıntıları çeken diğer hastalar da çaresiz bir şekilde orada bekliyorlardı. Sonra da etrafımda kamera var mı diye bakmaya başladım. Çünkü yasadıklarım ‘Kamera Şakası’ gibiydi.

Hastane de bilgisayar sistemi çökmüştü ancak asıl çöken ‘Hastane Yönetim Sistemi’ydi. Başhekim yoktu, müdürü de yoktu! Ayrıca, bekleyen hastalardan öğrendiğim kadarıyla birkaç branşta da uzman doktorun olmadığını öğrenince de hiç şaşırmadım.

Yeni hastane binamız var, fakat kapasite olarak Karacabey’in ihtiyacını karşılıyor mu? Artan nüfus sayısı göz önüne alınarak mı yatak sayısı belirlendi? Acaba ilçemize gelen, nüfus sayımızı arttıran Suriyeli vatandaşların sağlık problemleri için bir B planı yapıldı mı?

Ben hep bunları düşünüyorum. Sorumluların da düşünmesini ve ne yapabiliyorlarsa, en kısa sürede hayata geçirmelerini rica ediyorum. Lütfen! Ayrıca, hastaneye giden hastaların da, hastanede çalışan görevliler ile doktorların da insan olduğunu unutmayalım!

Sonuç olarak; 14 Eylül Perşembe günü, özel bir hastanede, bir saatte muayenemi de oldum, filmlerimi de çektirdim ve kafamdaki sorulara net cevaplar aldım. Özel hastaneye giden hastalar da, özel hastanede çalışan görevliler ile doktorlar da insan. Fark; hastalar insanca muayene oluyorlar ve görevliler ile doktorlar da insanca çalışıyorlar.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir