Hepsi mi kader?
Galiba biz biraz fazla çoğaldık. Bir türlü sığışamıyoruz şu dünyaya. Ne ekmek yetiyor ne de su. Ne kara yetiyor, ne
DevamGaliba biz biraz fazla çoğaldık. Bir türlü sığışamıyoruz şu dünyaya. Ne ekmek yetiyor ne de su. Ne kara yetiyor, ne
DevamSabah erken… Yüzüyorum… Her kulaçta bir çocuk… Olmuyor, çıkıyorum. Kendi çocuklarımın evde güven içinde uyuyor olmalarının suçluluğu üzerimde. Eve dönüyorum.
DevamKapalı kapılar ardında neler yaşanıyormuş, neler konuşuluyormuş, ne pazarlıklar yapılıyormuş da haberimiz yokmuş. Gün geçmiyor ki ortaya yeni bir haber
DevamOkullar açılıp da sınıflara doluştuğumuzda öncelikle sınıfımıza bir başkan seçerdik değil mi? Sonra da Eğitsel Kollar’da hangi ‘kol’a kimin gireceği
DevamKaracabey Devlet Hastanesi’nin hızla süren çöküşü bir türlü önlenemiyor. Özelikle son bir yıl içinde yaşanan keyfi uygulamalar işkenceye dönüştü. Hastane,
DevamKişiliğinin ve yaydığı enerjisinin dış görünümünün üzerine çıktığı insanlar vardır hani. Onların parlak bir ışığı vardır ve sadece o ışığa
DevamKlavyenin başına geçemediğim günlerde – algıda seçicilikten olsa gerek- günün gelişen olayları kâh göz ucuyla, kâh kulak misafirliği ile beynime
DevamHer gün üç-beş insanın öldürüldüğünü okuyoruz gazetelerde. Basına yansımayan daha ne cinayetler var kim bilir. Genelde katiller, saldırganlar hep erkek
DevamYaz geldikten sonra başlayan ‘tatilde nereye gidelim’ kıvranmaları bir sahil kasabasında ya da bir tatil köyünde son bulur genelde. Denizi
Devam