“AKP, iş cinayetlerine çanak tutuyor”

Karacabey Vatan Partisi İlçe Sekreteri Erol Şaşı, 2007-2013 yılları arasında AKP hükümeti tarafından yapılan ihaleler ve iş cinayetleriyle ilgili edindikleri bir raporu kamuoyuyla paylaştı.
Taşeron sistemiyle emek hırsızlığı yapıldığını, birey, kuruluş ve cemaat ile tarikatlara rant sağlandığını belirten İlçe Sekreteri Erol Şaşı, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“İhaleleri kazananları incelediğimizde 1. ve 2. derece akrabalar, cemaat ve tarikat ileri gelenleri ile ‘bitaraf olan bertaraf olur’ tehdidi ile AKP’ye biat ettirilen işadamlarını görüyoruz. Bir dönem Milli Eğitim Bakanlığı yapan Hüseyin Çelik’in; Tayyip Erdoğan’a ihalelerde cemaat ve tarikatların üzerinde kurduğu baskıyı basına yansımıştı. 2007-2013 yıllarını kapsayan Kirazlı Otogarı, Kadıköy-Kartal metro inşaatları, Marmaray, Türk Telekom Arena, Haliç metro geçiş köprüsü, Mashattan Rezidans, Güneş Park, Çağlayan Adliye Sarayı, Marmarapak AVM, Zorlu Center, Sabiha Gökçen Havalimanı ve Boğaziçi Elektrik Dağıtım ihale inşaat ve yapımlarında, Siirt Akkumru HES, Akköy HES, Erzincan Bağıştaş Barajı, Trabzon Atasu Barajı, Aslanak HES, Urfa Ilısu Barajı, Çandarlı Limanı, Diyarbakır-Ergani ihalesi, Çamlıbel ve Yalova Elektrik Dağıtım projeleri ile Artvin Barajı inşaatları tam bir cinayet alanına dönüşmüştür. Oluşan bu cinayet, yaralanmalar ve sakat kalmalara karşı ne yasal bir önlem alınmış, ne denetleme yapılmış, ne de cezai yaptırımlar uygulanmıştır.
AKP’nin baş sorumlu olduğu bu iş cinayetlerinde 57 emekçimiz yaşamını yitirmiş, 78 emekçimiz yaralanmış ve bazı emekçilerimiz sakat kalmıştır. Çalışma koşullarının ağırlığı, denetimsiz ve önlemsiz çalışma koşulları konusunda en küçük bir düzenleme yapılmamıştır. Yasa çıkarılmaya yönelik bir adım bile atılmamıştır. Aslında yasa çıkarmaya bile gerek yoktur. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün taşeronluğu yerle bir eden bağlayıcı sözleşmesine hükümet imza atsa, emekçilerin çalışma koşulları ve güvenlikli çalışma ortamları sağlanacaktır. Maaş artırımlarında kalkan kollar, emekçinin yaşamı söz konusu olduğunda kıpırdamamaktadır. 3 insanımızın donmuş iş makinesini çalıştırılması baskısıyla yaşamını yitirmesi bile vicdanlarını rahatsız etmemiştir.
İnsanca koşullarda barınma, giyinme ve yeme gereksinimlerinin karşılanmaması ise insanın kanını dondurmaktadır. Aynı anda 200 emekçinin yediği yemekten zehirlenmesi bile yaşananların önemini gözler önüne sermektedir.
2007-2013 yılları arasını kapsayan bu iş cinayetleri kayıt altına alınabilenlerdir. Gerek basın, gerek sendikaların belgelendirdiği, tutanaklara geçen kayıtlardır. Muhalefetin kayıtsızlığı, emekçiyi umutsuzluğa iterken taşeron sistemini de yönetimde oldukları belediyelerde uygulamaları işbirlikçi ve sistemin partileri olduklarının kanıtıdır” ifadelerine yer verdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.