İKTİDAR VE MUHALEFETİN SURİYE AMERİKANCI DİLİ

AHMET AYGÜN ATA KÖŞE YAZISI

İktidar ve muhalefet birçok konuda farklıymış gibi görünse de ortak dilleri Amerikanca! Bir zamanlar “Kardeşim” dediği Esad’a birdenbire “katil” diyen, Türk Ordusu başarılı operasyonlar yaptıkça sık sık bu dili kullanan bir iktidar. İktidara muhalefetmiş taklidi(!) yapan muhalefet. Söz konusu Suriye olunca dilleri Amerikanca’ya dönüşüveriyor. Nasıl emperyalist bir düşüncenin tutsağı, sözcüsü, savunucusu olabiliyorlar.
Gelin Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ümüzün Güney komşularıyla ilgili tasarıları, görüşleri neymiş inceleyelim. Siyasi, ekonomik, jeopolitik açıdan bilimsel yaklaşımını gördükçe sözde değil özde nasıl büyük bir LİDER ve geleceği okuyabildiğini göreceksiniz.
Bağımsızlık Savaşımız sırasında Irak İngiliz, Suriye Fransız işgalindeydi. Anadolu’daki Devrimci hükümetin merkez organı olan Hakimiyeti Milliye, Irak ve Suriye’deki ayaklanmaları sağladıktan sonra eylem ve örgütlenme alanında yapılacaklar üzerine bir plan açıklamıştır. (Bu direniş Antep’teki muhteşem savunmanın önünü açmıştır). Birinci görev; Mücadele Birliği-Türkiye, Irak ve Suriye’nin tam ve kesin bağımsızlığa ulaşması için sıkı bir mücadele kurmak. İkinci görev; üç ülkenin ortak örgütlenmesi-“Türkiye, Suriye ve Irak halkının daimi surette bağımsızlığını savunmaya ve iktisadi çıkarlarını sağlamaya yönelik karşılıklı yardımlaşma siyasetini hayata geçirmek”(1).
Mustafa Kemal Atatürk o zaman Osmanlı ordusunda subay olan Trablusşam kökenli Fevzi Kavukçu’ya, ordu 1918 yılında Halep’in kuzeyine çekilirken “Artık mukadderatımız düşmanın elinde. Her birimiz ne mümkünse onu kurtarmaya çalışmalıyız. Arapların yeni dönemde özgür yaşamalarını diliyorum. Eğer bir gün Anadolu’dan bir hareket havadisi işitirsen, ona ülkende katılmalısın”(2). Mustafa Kemal Paşa, İngiliz ve Fransız işgalcilere karşı Irak ve Suriye’deki ayaklanmaları geliştirmek için ve hatta ateşlemek için 1920 yılında bölgeye özel görevliler ve askeri uzmanlar gönderdi. (3)Verilen görev işgal ordularına karşı direniş örgütlemek, düşmanı arkadan vurmak, Türk ve Arap milletleri arasına girmiş Fransız ve Ermeni işgal kuvvetlerini bertaraf etmek ve Arap örgütleriyle güvenli bağlantılar kurmak idi. (4)Mustafa Kemal Paşa, Irak ve Suriye örgütleriyle ortak mücadeleyi, ortak bir örgütlenme hedefine bağlı olarak yürüttü.
İleride kurulacak bağımsız Arap devletleri ile Türkiye arasında bir federasyon ya da konfederasyon planı bu ilişkiler sırasında oluştu ve üzerinde anlaşmaya varıldı. Mustafa Kemal Paşa 24 Ocak 1920 günü Halep’teki Arap Millî Teşkilatı Başkanlığına şu iletiyi yolluyor. “Mektuplarınızda Suriye, Irak ve Türkiye’nin bağımsızlıklarını kurtaracak bir konfederasyon teşkil eylemek veya irtibat maksadıyla birlikte hareket edilmesi bildirilmiş ve bizde bu tekliflerinizi kabul ederek tafsilatlı talimat göndermiştik”. (abç-DP 45).”Suriye, Irak ve Türkiye bağımsızlıklarını kurtararak bir konfederasyon veya gelecekte kararlaştırılacak biçimde birlik kurmak üzere birlikte hareket edeceklerdir. (abç-DP 46). (23 Şubat 1920’de Kolordu Komutanlıklarına, Halep Teşkilatı Milliye Başkanlığına, Şam’da Suriye ve Filistin Müdafaa-i Kuvayi Osmaniye Heyeti Umumiyesi Başkanlığına, Gönüllü Kahire Fırkası ve Amman Çerkez Fırkası Komutanına da gönderilmiştir.)
Mustafa Kemal Paşa bunu tarihsel zemin ve temel ilkeler ile 4’er maddede toplamıştır. Tarihsel maddi zemini;
1-Ortak geçmiş-Türkler ve Araplar Osmanlı İmparatorluğu içinde yaşıyorlardı.
2-Dünya Savaşı Dersleri-Dünya Savaşı hem Türkler hem Araplar için öğretici oldu. Türkler, Arapların BAĞIMSIZ DEVLET KURMA HAKLARININ TÜRKIYE’NİNDE yararına olduğunu anladılar. Araplar ise EMPERYALİZME DAYANARAK bir kurtuluşun olmadığını tecrübeyle gördüler.
3-Ortak Cephe-Dünya Savaşı sırasında Mazlum Milletler konumunda bulunan Türkler ve Araplar nesnel olarak emperyalizme karşı savaş cephesinde buluştular.
4-Ortak menfaatler-Türkler ile güney komşuları olan milletler arasında iktisadi siyasi,kültürel her alanda ortak menfaatler bulunmaktadır.
Konfederasyon/Federasyonun temel ilkeleri;
1-Bağımsızlık; Türkler ve güney komşuları, ancak bağımsızlıklarını kazanarak konfederasyon ya da federasyon kurabilirler. Aralarındaki birlik, emperyalizmden bağımsız devletlerin birliği olacaktır.
2-Halkların arzusu; Halklar, federasyon yada konfederasyon halinde birleşmeyi arzulayacaklardır.
3-Milli Hakimiyet rejimi; konfederasyon yada federasyon “MİLLİ HAKİMİYET” rejimine “sahip olan devletler” arasında olabilir. (Atatürk’ün bu görüşü, Milli Hakimiyeti kabul etmeyen krallıklarla böyle bir birleşmenin olamayacağını örtük olarak içermektedir.)
4-Konfederasyon ya da federasyon biçimi; Bağımsız ve Milli Hâkimiyet rejimine sahip olan devletler arasındaki birlik, konfederasyon yada federasyon biçiminde olabilir.
Görülüyor ki; güneydeki komşularımızın bağımsızlığı yurdumuzun yararınadır. Bölünmüş bir Suriye bizimde bağımsızlığımızı tehlikeye atacaktır. O halde yapılacak ilk iş Suriye’yi resmen temsil eden Esad yönetimiyle ortak hareket etmek, düzenlenecek askeri operasyonları birlikte yapmaktır. Özellikle sınırımızda emperyalist Amerika’nın konuşlandırdığı pkk/pyd/ypg adı ne olursa olsun oradan emperyalizmi ve piyonlarını söküp atmaktır. “Katil Esad” söylemleri önce Suriye’yi bölmeye sonra Türkiye’yi bölmeye ardından 2.İsrail’in kurulmasına hizmet etmektir.
Türk Ordusunun Fırat Kalkanında ve şimdi olası Afrin harekatından iç savaş hurafeleri üretmek, iktidarla farklıymış gibi gözükerek “Katil Esad” söylemine katılmak, ordumuzun başarısız olmasını beklemek, Amerika’nın kurduğu terör grubuna sahip çıkanlarla birlikte olmak konuşulan dilin Amerikanca olduğunun kanıtıdır. Teröristleri “barış elçisi” ya da “masum çocuklar” görmek, göstermeye çalışmak tam bağımsızlığımızı Amerika’ya satmaktır. Amerikanca’yı bırakınız, ATATÜRKÇE konuşunuz, düşününüz. Yetersizseniz ATATÜRK’e teslim olunuz.
KAYNAKÇA:1-Hakimiyeti Milliye 3 Haziran 1920
2-Hayriye Kasımiye “Kıraat Muzakkarat wa Awrak el Kavukci”Buhas wa Dirasat shf 415
3-Atatürk’ün Bütün Eserleri Kaynak Yayınları
4-Harp Tarihi Vesikaları Dergisi Mart 1956 Sayı 15 Vesika no:402
abçDP45-46 Ali Fuat Cebesoy, Sınıf Arkadaşım Atatürk, Inkılâp ve Aka Kitabevleri 2.Basım-Ankara-1981 Shf108,114 vd.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir