Erdoğan Tecrübeli bir Siyasetçi

Optimar Araştırma Şirketinin son dönemde (2021 Ocak ayında) yapmış olduğu bir anket çalışmasının sonuçları beni oldukça şaşırttı. Sadece sonuçları itibariyle değil, toplum algısının da ne denli değiştiğine dair  önemli verileri gözler önüne seriyor bu anket.

“Türkiye’nin en önemli sorunu sizce nedir ?” diye sorulmuş bu ankete katılanlara. Her ne kadar zaman zaman çeşitli değişikler gösterse de ben bildim bileli Türkiye’nin en büyük sorunu hep ekonomidir, enflasyondur.

Anlaşılan halk da benim gibi düşünüyor olacak ki %35,3 ile ekonomi, dert listesinin başında yer almış. İşin ilginç yanı yaklaşık 1 yıldır hem ülkemizin hem de tüm dünyanın gündemini meşgul eden malum koronavirüs bile %29,9 ile ancak ikinci sırada yer bulabilmiş kendine.

Bir sonraki veri ise işsizlik. O da %10,5 lik bir orana sahip ki bu da yine ekonominin kötü yönetildiğinin bir başka göstergesidir.

Eğer bir ülkenin ekonomisinden bahsedecekseniz o ülkenin hane halkına bakmanız yeterlidir. Hane halkı borç oranı, en ama en tehlikeli iktisadi veridir.(Diğerleri kamu ve özel sektör borçlanmalarıdır.)

Kaldı ki; daha birkaç gün önce İstanbul Ticaret Odasının yayınladığı Ocak ayı toptan eşya fiyat indeksi  %1,31’lik bir artış göstererek, yıllık bazda bu artış oranı %17,75’e yükseldi. Yani sokakta ve pazarda enflasyon var. Bu sorun ekonomimizin ve halkın mutfağının en büyük sıkıntılarından bir tanesidir.

Ekonomi kanallarında ne iş yaptıklarını hala tam olarak anlayamadığım, takım elbiseli ve şık giyimli ekonomi yorumcularının “Yahu bu ülkenin ekonomisinde bir sıkıntı var galiba arkadaş!” bile diyemedikleri ama utanıp sıkılmadan da her gün yayına çıktıkları bir dönemde Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan yine kendisi bir öz eleştiri yaparak , ülke ekonomisinin ve halkın alım gücünde yaşadığı mağduriyetleri dile getirerek; bunun en net göstergesi olan pazar, market raf fiyatlarındaki devam eden artışa yönelik “Vatandaşa zulmetmeyin! Bu süreci böyle devam ettirecek olursanız, sizleri ağır cezalar bekliyor olacak. ” dedi.

Halkın içinden gelmiş ve geçim sıkıntısının ne demek olduğunu gayet iyi bilen Erdoğan, tecrübeli bir siyasetçi olduğunun adeta bir göstergesi olarak, tabanın sıkıntılarına kayıtsız kalmadığını da bu hamle ile bir kez daha göstermiş oldu.

İşin özü şudur ki: Sizinle yukarıda paylaşmış olduğum anket gibi,  farklı firmalara yaptırılmış onlarca anket sonuçlarına bakıldığında, halkın siyasi tercihlerinde mutfak masraflarının ne denli önemli olduğunu sayın Erdoğan gibi aklı başında her siyasetçi çok iyi bilir.

Eğer bir ülkede ekonomi kötüye gidiyorsa ve her geçen gün raf fiyatları artış gösteriyorsa; siz  kalkıp milli helikopter de yapsanız, uçan tren de üretseniz, halk kendi kursağından geçen ekmeğe, işsiz oğlunun iş bulmasına bakar. Yani televizyondaki jöleli saçların anlattığı ekonomi başkadır, pazarda kuru soğanın  kilosunun kaç lira olduğu ev ekonomisi başkadır.

Ülkece hakettiğimiz güzel ve müreffeh günleri görme arzu ve temennisi ile sağlıcakla kalın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir