UĞUR’DAN KİŞİYE ÖZGÜ ÖĞRETİM MODELİ

UĞUR’DAN KİŞİYE ÖZGÜ ÖĞRETİM MODELİ
 
Karacabey’de 1989-1994 yılları arasında Kimya Öğretmeni olarak görev yaparken Bursa Atatürk Lisesi’ne atanan başarılı eğitimci Mehmet YILDIZ dershaneciliğe 1996 yılında başladınız.
Özel dershanecilikte kısa sürede önemli bir çizgi yakaladı ve aranılan isim oldunuz. Bursa’daki başarı grafiğini üç yıl önce geldiği Karacabey’de de sürdürdünüz.
Karacabey’deki dershanecilik anlayışı, sizin şeffaflığınız, içtenlikli yaklaşımınız ve düzenli tutumunuzla ayrı bir önem kazandı. Küreselleşmenin getirdiği koşullar içinde dev şirketler nikah yaparken, sizde bu yıl Uğur Dershaneleriyle birleştiniz. “Sizinde dershanecilikte çığır açan ve Türkiye’de ekol durumuna gelen Uğur Dershaneleriyle birleşmenizi ve bu birleşmeden doğan beklentilerinizi konuşmak istiyoruz” diyerek girdik konuya.
Deneyimli eğitimci her zaman görmeye alıştığımız güler yüzüyle tebessüm etti ve içtenlikle karşıladı bizi. Dershanedeki odasında bir yandan çaylarımızı içerken, diğer taraftan da sorularımızı yöneltmeye başladık.
Biz sorduk, Yıldız, sorularımızı tüm açıklığı ile yanıtladı:
Yasemin UYSAL: Karacabey’deki dershanecilik deneyiminiz henüz üç yıl gibi kısa süreyi kapsamasına karşın önemli başarılara imza attınız, bu kadar zamanda büyük ilgi görmenizin sırrı nedir?
Mehmet YILDIZ : Yaptığımız iş başarıya endekslidir. Dershanecilikte başarılı olduğumuz sürece gündemde kalırsınız ve size ilgi devam eder. Başarılı olabilmek için iyi bir ekibinizin olması gerekir. Çünkü ekip çalışması yapıyoruz. Bütün ekip elemanları görevlerini eksiksiz yerine getirirlerse, sonuç başarılı olur. Eğitim-öğretimde üç temel öge vardır “Okul ya da dershane- veli-öğrenci.” Bu üçlü arasında kesintisiz iletişim olması gerekir. Bizim başarımızın altındaki sırrın bu iletişimin çok iyi kurulmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Bizim tüm çabamız öğrencilerimize daha iyi bir gelecek hazırlamak. Başka bir konu ile ilgilenmiyoruz. Başka bir amacımız da yoktur.
Aynı öğretmen kadromuzla önümüzdeki yıl Türkiye’nin “Uğur”uyla daha başarılı olacağımıza inanıyoruz.
Yasemin UYSAL: Bu yıl yapılacak OKS ve ÖSS sınavları için hedefinizi açıklar mısınız?
Mehmet YILDIZ : OKS’deki başarımızı geçen yıl kanıtlamıştık. Bu yıl hem OKS’de hem de ÖSS’de çok ümitliyiz. Yine Karacabey’in yüzünü güldüreceğiz. Öğrencilerimizin potansiyeli çok iyi. İkinci dönem ek çalışmalar ve grup çalışmalarıyla tempomuzu arttırdık. Tüm çabamız öğrencilerimizi hayallerindeki okullara ve mesleklere yerleştirmektir.
Yasemin UYSAL: Uğur Dershaneleri ne zaman, nerede kuruldu? Siz neden Uğur’la birleştiniz?
Mehmet YILDIZ : Uğur Dershaneleri, 1968 yılında İstanbul’da dershaneciliğe başladı. Bugün tüm Türkiye’ye yayılmış ve 128 şubesiyle hizmet vermektedir. Her geçen gün başarısını ve şube sayısını arttırmaktadır. Uğur Eğitim Kurumları, yalnız dershanecilikte kalmayarak, buradan edindiği deneyimle, 1994 yılında Bahçeşehir Koleji’ni faaliyete geçirdi. 5 yıl içinde Kolej sayısını 30’a çıkarmayı hedeflemektedir. Dershanecilikle başlayan eğitim atağı 1998 yılında kurulan Bahçeşehir Üniversitesi ile taçlandırıldı.
Bizim Uğur’la birleşmemiz, sürekli değişen ve gelişen dünya koşullarına hazırlıklı olmayı, eğitimdeki kaliteyle birlikte başarıyı daha kolay yakalamayı, öğrencilerimizi “Kişiye Özgü Öğretim” modeliyle hedeflerine ulaştırmayı istememizden kaynaklanmaktadır.
Yasemin UYSAL: Türkiye’de ilk kez Uğur Dershaneleri’nin uygulamaya başladığı ve geniş kesimlerce beğenildiği bilinen “Kişiye Özgü Öğretim” modelini anlatır mısınız?
Mehmet YILDIZ : Grupla öğretim uygulamaları sırasında derse olan motivasyon, hazır bulunuşluk düzeyi, çalışma alışkanlıkları, akademik alt yapı gibi bir çok değişken vardır. Öğrenciler arasındaki öğrenme farklılıkları, eğitimcileri öğretimi bireyselleştirme yolları aramaya yöneltmiştir.
Bu amaçla yapılan çalışmalar, öğrencilerin kişisel farklılıklarını merkeze alan bir anlayışla ilerlemektedir.
Kişiye Özgü Öğretim Modeli, öğrencilerin öğrenme performanslarındaki kişisel farklılıkları belirlemeyi ve bu farklılıklardan yola çıkarak öğretim sürecini planlamayı hedeflemektedir.
Yasemin UYSAL: “Kişiye Özgü Öğretim” modelinin uygulama basamaklarını nasıl tanımlıyorsunuz?
Mehmet YILDIZ : -Uğur Düzey Belirleme Sınavı (UDBS)
-Kariyer Eğilim Testi (KET)
-Kişisel Öğrenme Stili Testi (KÖS)
-Ön Hazırlık Programı
-Erken Uyarı Sınavı (ERUS)
-Akıllı Ölçme ve Öğrenme Destek Sistemi (AKORD)
-Öğrenme Pencereleri
-Uğur-TV (E-Öğrenme)
Yasemin UYSAL: Ana başlıklarıyla özetlediğiniz “Kişiye Özgü Öğretim” modelini oluşturan bütünün parçalarını tek tek açar mısınız?
Mehmet YILDIZ : Uğur Düzey Belirleme Sınavı (UDBS): Öğrencinin kişisel başarı düzeyini belirlemek ve geçmiş eğitim yaşantısı hakkında bilgi edinmek amacıyla uygulanır.
Kariyer Eğilim Testi (KET):Öğrencinin ilgi ve yeteneklerinden yola çıkarak mesleğe yönlendirme ve kariyer planlaması yapmak üzere uygulanmaktadır. Başta ABD olmak üzere, 27 ülkede 25 milyon kişiye uygulanan bilimsel bir testtir. Türkiye’de 150 bin gence uygulanarak Türkiye’nin Kariyer Haritası çıkartılmıştır.
Kişisel Öğrenme Stili Testi (KÖS):Kişisel Öğrenme Stili Testi, öğrencinin bilgiyi alma yöntemlerine, hangi ortamlarda ve ne şekilde çalışmasının kişisel performansının olumlu etkileyeceği konusunda detaylı bilgi vermek üzere oluşturulmuştur. Kişisel Öğrenme Stili testi, Dr. Rita Dunn’ın teorisinden yola çıkarak Türk kültürüne uygun biçimde geliştirilmiş olan özgün bir testtir.
Ön Hazırlık Programı:Kayıt yaptıran öğrenci Akademik Yeterlilik Testi sonuçlarına göre Ön Hazırlık Programı’na alınır. Öğrenci eğitim dönemi sonuna kadar eksik olduğu derslerle ilgili çalışmalara katılır. Çalışmalar öğrencinin rehber öğretmeni ve danışman öğretmeni tarafından planlanır. Amaç, kurs başlamadan önce öğrencinin eksiklerinin giderilmesi ve tam donanımlı olarak ders sürecine başlamasıdır.
Erken Uyarı Sınavı (ERUS): Uğur Dershaneleri’ne kayıt yaptıran öğrencinin akademik sınıfının belirlendiği uygulamadır. Erken Uyarı Sınavı sonucu, öğrencinin okul türü, okul başarısı gibi çoklu kriterler ile sınıf belirlemesi yapılır. Erken Uyarı Sınavı’nın amacı her öğrencinin akademik profiline göre öğretim sürecinin oluşturulmasıdır.
Akıllı Ölçme ve Öğrenme Destek Sistemi (AKORD):AKORD web tabanlı, Akıllı Ölçme ve Öğrenme Destek sistemidir. AKORD, sınıf içi öğretiminde uygulanmak üzere hazırladığı sınav ve ödevlerin sonuçlarını değerlendirerek, heterojen bir sınıfı içinde bir veya birden fazla öğrencinin bulunduğu, aynı konularda benzer öğrenme güçlükleri gösteren homojen öğrenme topluluklarına ayırır.
Bu toplulukların bilgi seviyelerini belirler. Öğrenme topluluklarında ortaya çıkan ön-koşul ilişkili kavramların öğrenilme güçlüklerini bu bilgi seviyeleri ile hizalar. Buna göre aynı öğrenme topluluğunda bulunan öğrencilere konu ve soru bankası içerisinden, gereksinimleri doğrultusunda özelleştirilmiş konu anlatımlı ve alıştırmalı ödevler hazırlar. Ödev ve sınıf içi sınav sonuç kayıtlarını sürekli sistemde değerlendirerek, öğrencilerin bir sonraki adımda hangi kavramları öğrenebileceklerine karar verir. Buna göre sınıf öğretmenine, konu ve soru bankası içerisinden ünite ve ders planı hazırlar. Bu sayede sınıf-içi öğretimde, öğrencilerin birbiri ile ön-koşul ilişkili kavramları daha hızlı, doğru ve kalıcı öğrenebilmeleri için, bir öğrenme döngüsü kurar.
AKORD Sistemi’nde klasik testler yerine teşhise dayalı Tanısal Testler uygulanır. Klasik Test Modelleri bir öğrencinin kaç soruya cevap verdiğine bakarken Tanısal Testler, öğrencinin hangi sorulara doğru hangi sorulara yanlış cevap verdiğini baz alır. Tanısal Test Modeli, dünya eğitim bilimcilerinin üçüncü ve en son sistem olarak ortaya attıkları ölçme ve öğrenme sistemidir. Tanısal Test sonucunda öğrencinin hangi soruyu neden bilmediği ortaya çıkarılır ve nokta atışı yapılarak sadece bilinmeyen konu hakkında öğrenci bilgilendirilir.
AKORD Modeli öğrencinin ‘ne kadar’ bildiğinin ötesinde neleri bildiğini ve neleri bilmediğini tespit eder.
AKORD Modeli’nin en büyük avantajı, bu modelle puanlanan bir testin sonuçlarından elde edilen tanısal bilginin, öğretmene geri bildirim olarak verilerek öğrenme aktivitelerine yön verici bilgi sağlanmasıdır.
Öğrenme Pencereleri: Öğrenme sürecindeki en önemli ayaklardan biri de ders dışında yapılan tamamlama ve pekiştirme süreçleridir. Ders dışı çalışmaların yapıldığı kütüphane ortamları, öğrencilerin kişisel çalışma ortamı tercihleri göz önünde bulundurularak düzenlendiğinde ve çeşitlendirildiğinde öğrenme süreci daha verimli olmaktadır.
&Bireysel Çalışma Pencereleri
&Grupla Çalışma Pencereleri
&Aktarıcı eşliğinde Öğrenme Pencereleri
&Bütünsel Öğrenme Pencereleri
E-Öğrenme (Uğur-TV): E-öğrenme modelinde, klasik öğrenim anlayışından farklı olarak, öğrenimin merkezinde öğrenci bulunmaktadır. Öğrenci, zamandan ve mekandan bağımsız olarak, konuları tekrar edebilir ve pekiştirebilir. Kişiye Özgü Öğretim Modeli’nin en önemli ayaklarından biri olan e-öğrenme (Uğur TV) yoluyla öğrencilerimiz, kendi kişisel sınav sonuçlarına göre, tekrar etmesi gereken konuları İnternet üzerinden öğretmenden yeniden görecektir.
Yasemin UYSAL: Sizce yeni uygulamaya başladığınız bu sistemle öğrenciler daha başarılı olacak mı?
Mehmet YILDIZ :”Kişiye Özgü Öğretim” modeli Türkiye genelinde ilgi uyandırdı. Milli Eğitim Bakanlığı da bu projeye destek verdi. Yeni sistemle eğitimdeki kalitenin artacağından ve daha fazla başarı geleceğinden kimsenin kuşkusu olmasın.
Yasemin UYSAL: “Kişiye Özgü Öğretim Modeli”ni kim hazırladı, bu bilim kurulunda kimler yer alıyor?
Mehmet YILDIZ : “Öğrenme Stilleri” konusunda eğitim veren Yaratıcı Öğrenme Sistemleri Merkezi Direktörü Barbara Prashing danışmanlığında hazırlandı. Bu bilim kurulunda Prof.Dr. Anthony Kelly (George Mason Üniversitesi), Yrd. Doç. Dr. Tunç Bozbura (Bahçeşehir Üniversitesi), Yrd. Doç. Dr. Orhan Gökçöl (Bahçeşehir Üniversitesi), Dr. Nevin Dölek (Boğaziçi Üniversites, Eğitim Fakültesi), Dr. Enis Doğan (Columbia Üniversitesi) yer almaktadır.
Teşekkürler… 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir