Türban düştü

Türban davası sonuçlandı. Üniversite rektörleri rahat nefes aldı.
 YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan nasıl yutkundu merak ediyorum. Hani, insan ayva yerken bazen eşeleği boğazına kaçıverirde gözleri bir başka bakmaya başlar. Taki, eşelek mideye varınca şöyle bir yutkunur ve rahatlar.
 Bir söz vardır. “Ata binmeden ayaklarını sallama” diye. Ata tam binip, eyere poponuzu oturtmadan, ayaklarınızı sallarsanız; at koşmaya başlar ve yere düşersiniz.
 YÖK Başkanı, türbanla ilgili anayasa değişikliği henüz Anayasa Mahkemesi’nde iken ve YÖK Kanununun geçici 17. maddesinde tadilat yapılmadan rektörlere genelge gönderdi ve türbanlı öğrencilerin üniversitelere alınmasını emretti. Kendisine yakın rektörler genelgeye uydu, kanunları hazmetmiş olanlar ise, itirazda bulunmuş ve Danıştay’a genelgenin durdurulması için dava açmışlardır. Uygulama  Danıştay’ca durdurulmuş ve netice itibarıyla da Anayasa Mahkemesi de, konuyu kökünden halletmiş ve iptal kararını almıştır.
 Ne oldu şimdi? Ne olacak, YÖK Başkanı Prof. Dr. Ziya Özcan’a istifa yolu göründü. Meslek onurunu daha fazla tartışma konusu yapılmasına fırsat vermeden istifa etmesi gerekir diye düşünüyorum.
 Gelelim türban serbestliğini anayasa kapsamına sokmaya çalışanlara.
 Abondole olmuş boksörler nasıl sayıklarsa öyle sayıklamalar duyuluyor. Anayasa Mahkemesi’nin yetkilerini aştığından tutun da, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının; Meclis çoğunluğunun kararı ile askıya alınmasına kadar bir dizi sayıklama. Alınan iptal kararı ile ilgili ulu orta çok sayıda beyanat.
 En tepedeki yetkili bir ağız ise, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ile aynı anda gerekçelerinin açıklanmasını talep ediyor. Anayasa Mahkemesi’nin kuruluşundan bu yana çalışma tarzını görmezden geliyor.
 Bu şikayetinizi niçin yabancılara mülk satışını düzenleyen kanunun iptalinde dile getirmediniz?
 Gerekçeli karar açıklanana ve Resmi Gazete’de yayımlanana kadar yabancılara mülk satışı yapıldı. Uygulama o zaman iyi idi, şimdi kötü mü?
 İptal kararının gerekçeleri aynı zamanda açıklansa, değişen ne olacak? İptal kararını alan mahkeme heyeti, aldığı kararın gerekçelerini ifade etmekten aciz midir?
 Umarım kararın gerekçeleri, kararın kendisinden daha acı gelmez.
 Anayasa Mahkemesi’nin türbanla ilgili iptal kararı laikliği yaşam tarzı seçmiş milletimize hayırlı olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir