Sorgulamalı Seçim

Sorgulamalı Seçim
Türkiye 22 Temmuz 2007 tarihinde seçim sandığına gidecek.
Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu’na uygun olarak oy pusulasını eline alacak ve zarfa koyup, sandığın içine atacak. Unutmayalım, pusulayı zarfa sokmadan, ‘Evet’ kaşesini arzuladığı amblemin altındaki yuvarlağın ortasına basacak. Böylece vatandaşlık görevini yerine getirmiş olacak. Ülkede bir ayı geçkin zamandır önemli olaylar meydana gelmektedir. Meydanlar insan seliyle dalgalanmış, halk; laik cumhuriyete, Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlılığını, hiçbir yoruma gerek bırakmayacak şekilde ortaya koymuştur. İrtica ve bölücülüğe izin vermeyeceğini açıkça ilan etmiştir. Buraya kadar her şey normal ve güzel. Vatandaş oy sandığının başına geldi. Muhtemel oy pusulasında 21 parti amblemi ve sayısı henüz belli olmayan bağımsız milletvekili adayı olacak. 84 santimetrelik oy pusulasındaki parti amblemlerine bakacak: Ampul, Demirkırat, Güvercin, Üç hilal ve Altıok. Diğerlerini bilmiyorum saymaya gerek var mı? Akılları karıştırmamak için yok diyorum. Tabiidir ki oy verme yerine gitmeden önce; siyasi partilerin propagandistlerinin kafa ütülemelerine maruz kalacak. AKP açısından durum 2002’deki seçimlerin tersine dönmesinden dolayı değişmektedir. 2002 seçimlerinde sadece vaatler vardı. Bu seçimde ise 2002’de verilen vaatlerin gerçekleşme oranı önem taşımaktadır. Seçmen soracak: – 2002 seçimlerinde oyumu aldın, 360 küsur milletvekiliyle hükümet oldun; – Kıbrıs’ı ne yaptın? – Irak politikasını (Pardon) politikasızlığını nasıl yürüttün? – AB ülkelerine ülkemi niçin taciz ettirdin? – PKK konusunda ne yaptın? Doğu ve Güneydoğu’dan gelen şehit tabutlarına bakarken ne düşündün? – Özelleştirme maskesi altında, devlerin mallarını kimlere sattın, ne kadar para tahsil ettin ve tahsil edilen paraları nerelere harcadın? – Her lafın başında ekonominin çok iyi olduğunu, kişi başına milli gelirin 2200 dolardan 5500 dolara çıktığını söylüyorsun; artan 3300 dolar kimlerin cebine girdi? Zira benim gelirimde bir artış olmadı. Ürünümün fiyatında düşme ve girdilerimin fiyatında ise yükselme mevcut. İşçi ve memurun ücretlerinde ise kayda değer bir artış sağlanmadı. Ekonomi nasıl iyi oldu? – Ben liseden mezun olduğumun ikinci ayında iş buldum. Oğlum ise Üniversiteden mezun olmasına rağmen üç yıldır iş bulamıyor. İşsizliği nasıl azalttın? Kimlere iş imkânı sağladın? – Uzlaşarak bir Cumhurbaşkanı dahi seçemedin. Krize davetiye çıkardın. Şimdi de karşıma mağdur rolüyle geliyorsun. Mağrur insanların, mağdur rolü oynamaya hakkı var mıdır? – Mademki devleti tanımıyordun, devletin çeşitli kurumları ile kavga edecektin, niçin devleti yönetmeye talip olup da benim 5 yılımın kaybolmasına neden oldun? İşte seçmen 22 Temmuz’da bu soruları soracak ve eminim ki hiç birine doyurucu cevap alamayacak. 2002’deki vaat bombardımanı artık mümkün değil. Çünkü AKP’nin icraatı ortada. Yerine getirilmeyen vaatler ortada dururken hiç kimse yeni vaatleri dinlemek istemeyecektir. Vatandaş ringe çıktı, gardını aldı ve çalacak gongu dikkatle beklemektedir. **** CHP ile DSP’nin genel seçimlerde güç birliğine gitmeleri çok önemli bir gelişmedir. Sosyal demokrasiye hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir