Perde Arkasındaki Güç: Alinur Aktaş

Son günlerde Karacabey’de üç önemli hizmete tanık oluyoruz. Hizmet dediğim, aslında yıllardır gelmesini beklediğimiz fakat ödenek sıkıntısı mazeretiyle sürekli ertelenen, gecikmeli olsa da hizmet hizmettir dedirten türden hizmetler!

Bunlardan ilki; modern içme suyu hatlarının ilçemize döşeniyor olması. Ki bu mevzu aslında yıllardır ilçe halkının hatta ve hatta belli mahallelerimizin maruz kaldığı, ciddi bir hizmet eksikliğiydi. İş sürecinin başlatılmış olması ve tüm Karacabey’in bu hizmete kavuşturulmasını ben de sabırsızlıkla bekliyorum.

Bir diğeri ise; Karacabey’in asırlık elektrik direklerinden artık kurtuluyor ve kabloların yerin altına alınıyor olması. Modern belediyecilik anlayışına dair somut adımlara, tanık olmaya başlamamız sevindirici. Batılı devletlerde; bir neslin hiç elektrik direği görmeden doğup büyüdüğünü de hesaba katarsak, her ne kadar onlardan bir 40 yıl daha geride olsak da, hem ülke hem de ilçe olarak gelişmeye devam ediyoruz çok şükür…

Bir hizmet daha var ki; öyle zannediyorum Yeniköy’de tatil yapmayı benim gibi seven birçok vatandaşımızın da muzdarip olduğu; Yeniköy’ün artık çileye dönüşmüş yollarının genişletilmesi ve asfaltlanması meselesi. Nihayet yarım kaldığı yerden tekrar başlatıldı da son sürat devam ediliyor…

Aslında tüm bunlar her ne kadar belediye başkanının haznesine artı olarak yazılıyor olsa da, işin aslı şudur ki: Büyükşehire bağlanmış olan Karacabey’in hem alt yapı hem de üst yapı hizmetlerinin tümü , Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın iki dudağı arasındadır.

Bu hizmet yöntemi iyi bir şey midir? Artı ve eksileri nelerdir tartışılır ama rasyonalist olmak gerekirse, AK Parti’nin kazanmış olduğu bir Bursa’da, eğer biz ilçe olarak hizmet talep ediyorsak,  bugün Karacabey’in , AK Parti’nin elinde olmasının nimetlerinden yararlanıyoruz.

Yani Türkiye’de her ne kadar,  çok ama çok başarılı görünen CHP’li Büyükşehir Belediyeleri var olsa da, ilk 5’teki tek AK Parti’li Büyükşehir Belediye Başkanı olan Alinur Aktaş , Bursa’da belediyecilik anlamında; partisinin, arkasındaki hükümet gücünü ve ödenek imkanlarını da çok iyi kullanarak, ilçe belediyelerinin de; başarılı hizmetlere imza atmalarına ve seçmenin hizmet beklentilerinin karşılanılmasına, hassasiyet göstermektedir.

Kaldı ki “Benim bir muhtar kadar bile yetkim yok. ” diyen belediye başkanlarının, büyükşehirin desteğini alarak, yılların kangren olmuş önemli sorunlarını, çözüme kavuşturmaları, öyle zannediyorum ki; seçmenin tercihlerini etkileyebilecek, önemli bir siyasi hamle olarak kayıtlara geçecektir.

Zaten pasif olmakla ve medyayı iyi kullanamamakla eleştirilen muhalefet partisi ilçe teşkilatlarının, bu dengeleri şuan için bozması ihtimal dahilinde görülmüyor; sosyal medyayı kullanamayan, yazılı medyayı askıya alan ve basın danışmanlarının bile olmadığını bildiğim muhalefeti, ben de bir gazeteci olarak dikkatle takip etmeye devam ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir