Kurşunlu’nun Başı Kel mi?

Yakın zamana kadar, bakımsız ve kaderine terk edilmiş turizm beldemiz olan Yeniköy, yeniden asfaltlandı. Yollarımız Türk usulü asfalt nasıl olur diye sorguladığımızda aklımıza ilk gelen cevapta olduğu gibi elbette ki “yamalı ve farklı iki renkte” yapıldı. Bir Karacabey aşığı olarak; başta başkanımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürler.

Bu arada hem bu zorlu korona sürecinde hem de geride bıraktığımız Ramazan ayının ruhuna uygun olarak belediyemizin Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü oldukça aktifti, ihtiyaç sahibi birçok vatandaşımıza şefkat ellerini uzattılar. Kendilerini canı gönülden tebrik ediyorum.

Haklı bir gururla sayın başkan bu hafta sonunu Yeniköy’de geçirdi; gezdi, bol bol fotoğraflar çekinip sosyal medyada sevenleri ile paylaştı.

Gazetemizde de yer alan koronalı hasta sayısındaki artış haberi ile ilgili basına herhangi bir açıklamada bulunmadılar…(?)

Eğer yakın zamana kadar Yeniköy veya diğer turistik köylerimizi ziyaret etmişseniz, karşılaşmışsınızdır: Kurşunlu Köyü’nün yolları adeta köstebek yuvası gibi delik deşik. İyi ama neden? Yoksa Kurşunlu Köyü’nün başı kel mi? Asfalt ve yol bakım çalışmaları Yeniköy’e kadar gelmişken neden Malkara sahil ve Kurşunlu Köyü’ne kadar ulaştırılamadı?

Ki o Kurşunlu Köyü, 70’li yıllarda henüz genç bir delikanlı iken, bugünkü Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın birkaç arkadaşı ile birlikte gelip kamp kurdukları köydür. (Bu dönemle ile ilgili ayrıntıları olaylara tanıklık etmiş köyün ileri gelenleriyle yapacağımız röportajda, ileriki zamanlarda sizinle paylaşıyor olacağım.)

Yine aynı Kurşunlu Köyü, son yerel seçimlerde mevcut belediye başkanımızın da seçildiği, AK Parti’ye en yüksek seçmen oyunun çıktığı çevre köyüdür.

Peki yollarda arabanız ile seyir halindeyken dikkatlice bakıldığında göreceğiniz bu görüntü kirliliğini, bu hizmet faciasını, kim, bize nasıl açıklayabilir?! Kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz? İnsanoğlunun artık en temel ihtiyaçları bile değişmeye başlamışken, Kurşunlu Köyü sakinlerinden aldığım haklı sitemleri ve mağduriyetlerini hangi vicdan sahibi yürek kabul edebilir? İnternet hizmeti için köye döşenmiş kablolar, yollarda geziniyor, araba lastiklerinin altında açıkta duran kabloların ezilmelerine tanık olmaktayız. Bu nasıl bir hizmettir? Bu nasıl bir hizmet anlayışıdır? Bu neyin kafasıdır? Bir hizmet, üstelik parası mukabilinde satın alınan bir internet aboneliği hizmeti bu kadar mı önemsiz, bu kadar mı özensiz ulaştırılır?(!)

En ufak bir yağmurda, rüzgarda hizmet alamayan köylü,  köy okulu ve evinde internet bekleyen öğrenciler ….!

Tüm bu insanların mağduriyetlerinin sorumluları kimler?!

Sorarım size:

Bu medeniyet midir?

Bu batı normlarında bir hizmet anlayışı mıdır?

Bilin ki; gerçek medeniyet bizden çok uzakta dostlarım,

Bu kafa ile,

Bu iş ahlakı ile,

Bizler hep; gelişmekte olan, bir türlü gelişmeyen ve hep 3. dünya ülkesi olarak görülmeye devam edeceğiz…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir