Karacabey’in ‘UĞUR’una inananlar kazanıyor!

*Karacabey’de 2006 yılında hizmete giren Uğur Dershanesi’nin kısa sürede elde ettiği rekor başarının sırrını MELTEM için araştıran muhabirimiz Nevzat Çakır, kurucu Mehmet Yıldız ile konuştu.
*Uğur Dershanesi’nin amacından, öğrenciye bakışına, çalışma sisteminden başarılarına, rehberlik hizmetinden, velilerin dikkat etmesi gereken davranışlara kadar bilinmesi gereken her şeyi masaya yatırdık. Sorularımızı içtenlikle yanıtlayan Uğur Dershaneleri Karacabey Şubesi kurucusu Mehmet Yıldız’la yaptığımız söyleşi sonunda ortaya, herkesin yararlanması gereken hoş bir bilgi sofrası çıktı. İsterseniz birlikte göz gezdirelim:
S: Kendinizi kısaca tanıttıktan sonra, Uğur Dershanesi Karacabey Şubesi’nin kuruluşunu ve iki yılda gelinen noktayı anlatır mısınız?
C:1988 yılında MEB tarafından Karacabey’e atamamın yapılmasıyla eğitimciliğe başladım. 1996 yılında MEB’ den istifa ederek eğitim-öğretimin bir başka kulvarı olan dershanecilik sektörüne geçtim. 12 yıldır bu sektörün içindeyim.
İki yılı aşkın süredir de Uğur Dershanesi olarak Karacabey’deki öğrencilerimize hizmet vermeye devam ediyoruz. İki yıl gibi kısa sürede öğrencilerimizin başarılarına önemli katkılarda bulunduğumuzu düşünüyorum. Öğrencilerimizin sınavlarda aldığı ilçe, il ve Türkiye dereceleri gurur vericidir ve geldiğimiz noktanın somut göstergesidir.

S: Dershanenizin sınavlardaki başarı oranı nedir?
C:Dershanelerin başarısı sınav sonuçları açıklandığında ortaya çıkar. Sınav sonuçları deyim yerindeyse bizim hasadımızdır. Yıl içerisinde iyi çalıştıysak, öğrencileri iyi çalıştırdıysak sonucunda iyi olması ve başarı kaçınılmazdır. İki yıldır bireysel ve kitlesel başarımızın çok yüksek olduğunu görüyoruz. İstatistikî bilgilerde bunu gösteriyor. 2007-2008 öğretim yılında Karacabey’de Askeri Lise Sınavını kazanan 29 öğrenciden 21’inin uğur dershanesi öğrencisi olması, ÖSS’de 144 öğrencimizin (%78) bir yükseköğretim kurumuna yerleşmesi OKS’ de 114 öğrencimizin Anadolu ve Fen liselerine yerleşmesi başarının bir kanıtıdır. SBS’ de 6. ve 7. sınıfların puan ortalamalarının 400 üzerinde olması sadece ilçemizde değil il genelinde de ciddi bir başarıya sahip olduğumuzu gösteriyor.
Öğrencilerin başarılarını etkileyen en büyük faktörlerden biri okulda aldığı temel bilgilerdir. Okulda temel bilgileri almayan öğrencinin sınavlarda başarılı olması çok zordur. Öğrenciler okullarda öğretmenlerini çok iyi dinlemeli ve okul derslerini hiç aksatmamalıdır. Örnek vermem gerekirse, OKS’ de Karacabey Anadolu Lisesi il genelinde 20. sırada öğrenci alırken, ÖSS sınavında il genelinde 5. sıraya kadar çıkması bunun bir kanıtıdır. Başarıyı tek başına sahiplenmemiz okullardaki öğretmen arkadaşlarımıza haksızlık olur. Bununla birlikte ÖSS ve SBS kurslarımızın yanında bu yıl açacağımız DGS ve KPSS hazırlık programlarıyla da aynı başarıyı yakalayacağımızı umuyoruz.

S: Aileler dershane seçerken nelere dikkat etmelidir?
C: Çocuklarımız en değerli varlıklarımızdır. Onların gelecekleri ile ilgili kararlar alırken ince eleyip sık dokumamız gerekiyor. Eğitimde geçmişi telafi etmenin zor olduğunu biliyoruz. Onun için doğru zamanda doğru kararlar almalıyız ve doğru yerde olmalıyız.
Dışarıdan bakıldığında dershaneler benzer hizmetler veriyor gibi görülür. Öyledir de. Ancak dershaneleri farklı kılan, deneyimi, ciddiyeti, öğretmen kadrosu, fiziki yapısı ve başarısıdır.
Şunu özellikle belirtmeliyim ki, ailenin görevi öğrenciyi dershaneye kayıt ettirmekle bitmiyor. Öğrencinin başarı ve başarısızlığını takip etmeli ve dershane ile birlikte çözüm üretmelidir.

S:Dershane sektöründe eğitimci olmayanların bulunmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
C:Son derece yanlış buluyorum. MEB bu kuruculara kurum açma onayı vermemelidir. Eğitim sektörü çok ciddi bir iştir. Çocuklarımızı emanet ettiğimiz kişiler, kurumlar gerçek anlamda eğitimin içinde olmalıdırlar.
Dershaneler yalnızca öğrencilere bilgi yüklenen kurumlar değildir. Aynı zamanda öğrencilerin eğitim ve sosyalleşme süreçlerine katkı sağlayan kurumlardır. Kurucular bunları göz ardı etmemelidir. Öğrenciyi müşteri, öğretmeni de emir kulu olarak gören kurucular sektöre zarar verdiler ve vermeye devam ediyorlar.

S: Öğrenciler arasındaki seviye farkının sorun oluşturmaması için neler yapıyorsunuz?
C: Aynı gruptan sınava hazırlanan yüzlerce öğrenci var dershanemizde. Ve hepsi kendi potansiyelleri doğrultusunda eksiklerinin giderilip, sınava en iyi şekilde hazırlanacaklarına inanarak, bize güvenerek geliyorlar. Biz, öğrencilerimizi seviyelerine göre sınıflandırmayı, iyiler ve kötüler mantığıyla yapmadığımızı, benzer eksikleri olan öğrencileri gruplandırdığımızı, bu sayede onların ihtiyaçlarını daha doğru giderebileceğimizi anlatıyoruz. Yıl içinde de sürecin gerçekten bu şekilde devam ettiğini ve seviyelerinin bu çalışmalardan sonra gerçekten yükseldiğini gördüklerinde, farkın asla sorun olmadığını anlıyorlar. Çünkü biz çocuklarımıza, yüksek puan alan öğrencilerimizin daha zeki olduğunu değil, düşük puan alan öğrencilerden tek farklarının geçmiş eğitim yaşamından kaynaklanan geniş olanaklar içinde daha iyi hazırlanmış olduklarını anlatıyoruz.

S: Rehberlik hizmetleriniz neler? Sadece sorunlu öğrencilere mi rehberlik hizmeti uygulanıyor?
C: Rehberlik bizim için her şeyin üstünde. Hangi yaşta olursa olsun, birey psikolojik olarak içinde bulunduğu durumu, imkânlarını, yapması gerekenleri içselleştirmezse, disiplinini sağlayamayacağından başarılı olması çok güçtür. Bu yüzden rehberlik anlayışımızın ilk adımı psikolojik danışmanlık. Öğrenciyi tamamen geçireceği yıla odaklamaya çalışıyoruz. Önce grup rehberliği, ardından da bireysel görüşmelerle yılı başlatıyoruz. Her öğrencimizin kendine ait bir danışman öğretmeni ve rehber öğretmeni var. Danışman öğretmenimiz tüm deneme sınav sonuçlarını, okul sınavlarını takip edip, öğrencinin yıl içindeki başarı grafiğini yakından izliyor. Ders içi durumu ve sınav sonuçlarına göre rehber öğretmene her öğrenci için rapor sunuluyor. Rehber öğretmen periyodik görüşmelerde bunu veliye aktarıyor. Özel durumu olan öğrenciler, rehber öğretmenler ve danışman öğretmenler tarafından, öğrencinin dersine giren tüm öğretmenlere anlatılıyor. Herkes öğrencisinin yapısına uygun tavır sergiliyor. Veli de bu durumdan haberdar edilip, ortak bir dil kullanılıyor.
Bunun dışında, yıl boyunca devam eden grup rehberlik toplantıları ki bunlar, – Ders çalışma alışkanlıkları Sınav stratejileri İç disiplin Sınav kaygısı… gibi konular içeriyor. Sürekli yapılan toplantılarda öğrenciyle ilgili dokümanlar, bir dosya ile veliye sunuluyor. Sınava hazırlanan öğrencilerin velisi olabilmek adına, görüşler paylaşılıyor. Sene başında uyguladığımız KÖS (Kişisel Öğrenme Stilleri Testi) ve KET (Kariyer Eğilim Testi) gibi rehberlik testlerinin sonuçlarına göre öğrencinin bir yılı planlanıyor. Bizce, sadece sorunlu öğrencilerin değil, bütün öğrenci ve velilerin rehberliğe ihtiyacı var. Uğur Dershanesi bu doğrultuda sonuca ulaşana dek öğrenci ve velilere destek olmak için çabalıyor.

S: Öğrencilere zamanı iyi kullanmaları için neler yapıyorsunuz?
C: Her birey önce şunu iyi kavramalı. Zamanın kime dost, kime düşman olacağı bilinmez. Zamanın dost olmasını sağlamak bizim elimizde. Bu noktada, günü planlamak çok önemli. Çünkü bir gün boyunca boşa geçirdiğimiz her yarım saat, yıl sonuna kadar onlarca gün edebiliyor. Bu yüzden önce günlük plan hazırlayıp, yapmamız gerekenleri sıralamalıyız. Kendimize, ailemize ya da arkadaşlarımıza ayıracağımız zamanı bile bu planın içine dahil etmeliyiz. Bugün ne yapmamız gerektiğini bilir ve gün içinde bunları gerçekleştirirsek, boş zaman da yaratmış oluruz. Böylelikle görevlerimizi de aksatmamış oluruz.

S: Başarının sırrı nedir?
C: Bazen ya sihirli bir değnek olsun ya da küçük bir kapsül, değnekle dokunalım ya da kapsülü yutalım, bu iş tamamdır gibi gelir öğrenciye dershaneye başlandığında.
Başarının sırrı, önce bunun yanlış olduğunu anlamakta yatıyor. Başka birinin ellerinde ya da iki dudağının arasından çıkacak birkaç kelimede saklı değil bu kavram. Bu iş tamamen iç disiplinle ilgili. Hepimizin yakın dönem hedefleri ya da zamana ihtiyaç duyulan hedefleri vardır. Her ne kadar uzakta ya da yakında olsa, bu hedeflere ulaşmanın tek yolu disiplinli bir şekilde çalışmaktan geçer. Zamanı iyi kullanabilmekten bahsettik. Günü programlamak, hayatımızı planlamak, bu yolda yapacağımız en önemli işler aslında. Ne yapmak istediğimizi bilip, ulaşmak istediğimiz yere doğru kararlılıkla yürümeliyiz. Dönem dönem inişler yaşasak da, bunlar direncimizi daha da güçlendirmelidir. Görülecektir ki, ve bir önceki seviyemizden daha üste çıkmak kolaylaşacaktır.

S: Dershanelerin sömürü düzenine çanak tuttuğunu savunan bir kesim var. Bunların sayısı azımsanmayacak denli çok. Bu görüşe katılıyor musunuz?
C:Dershaneler kendiliğinden ortaya çıkmamıştır. Bir ihtiyaçtan doğmuştur.Sınava giren öğrenci sayısı ile okul kontenjanları arasında bu kadar büyük dengesizlik varsa, öğrencileri hangi özelliklerine göre okullara yerleştirecek siniz? Mutlaka bir kriteriniz olmalı. En objektif kriter ise şu an sınavlardır. OKS Sınavına 1 milyona yakın öğrenci giriyor. Anadolu ve Fen Liseleri kontenjanı 120 bin civarında. 14 milyon öğrencimiz var ilk ve orta öğretimde. Yunanistan’ın toplam nüfusu 11 milyon. Bunları görmeden yorum yaparsak yanlış olur. Yalnız bizim ülkemizde dershanelerin olduğu sanılmasın. Uğur Dershanesi’nin ABD’de dershaneleri var. ABD’deki öğrencilerimizi de sınavlara hazırlıyoruz. Yakında Çin’de ve Kuzey Kore’de dershane açacağız. Komşumuz Yunanistan’da,Almanya’da, Japonya’da ve dünyanın bir çok ülkesindeki dershane gerçeği ortadadır.

S: Son zamanlarda Milli Eğitim Bakanlığınca dershanelerin kapanması gündeme getiriliyor. Buna ne diyorsunuz?
C:Eğitim sistemimizin tepeden tırnağa gözden geçirilmesi gerekir. İlkokula başlayan bir öğrencinin, üniversiteyi bitirinceye kadar hangi kanallardan geçeceğinin planlaması gerekir. Sınavları kaldırmadan dershaneleri kapatamazsınız. Yalnızca sınavların adını değiştirirsiniz. LGS, OKS, SBS gibi. Kaldı ki yalnızca ilköğretim çağındaki öğrenciler dershanelere gitmiyor. Üniversiteyi bitirmiş, ülkemizin üniversitelerinde öğretmen olabilir. Avukat olabilir, Mühendis olabilir diye profesörlerden diplomasını almış gençlerimiz devlet işe alırken KPSS’ye tabi tutuyor. Çok sayıda KPSS dershanesi var. Biz de bu yıl ilçemizde bu kursları açacağız. Daha önemlisi Tıp Fakültesini bitirmiş, sağlığımızı, canımızı emanet ettiğimiz doktorlarımızın uzmanlık sınavına (TUS) kazanabilmeleri için açılan dershaneler var. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra yönetimi ele geçiren askerler dershaneleri kapatma kararı almışlardı. O günlerde sayıları yüzlerle ifade ediliyordu, bugün 4 bini geçti.
Dershanelerin başka bir işlevi de çok büyük miktarda istihdam sağlıyor olması. Şu an dershanelerde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ataması yapılmamış 100 bine yakın öğretmen çalışıyor. Yani üniversiteyi bitirmiş, iş bulamayan öğretmen arkadaşlara iş imkanı sağlıyor. “Dershaneler kapatılacak” demek, boşa konuşmaktır.

S: Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?
C:Bana, eğitim konusundaki düşüncelerimi kamuoyu ile paylaşma fırsatı verdiği için MELTEM’e çok teşekkür ediyorum. Tüm gençlerimize aydınlık yarınlar diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir