Karacabey’in nefes durağı, Atatürk Kültür Parkı..

Öncelikle korona virüsünün ülkemizde ve ilçemizde yarattığı tedirginliğin her alanda hepimizi olumsuz etkilediğini belirtmek isterim. Ülke olarak hükümet yetkililerinin almış olduğu tedbirler, yurt dışından gelenlerin 14 günlük karantina altına alınması derken, son olarak da okulların tatil edilmesi ile olayın vahameti çok daha net anlaşıldı sanırım. Birkaç gündür Karacabey’de korona virüslü olduğu iddia edilen kişilerin varlığına dair yetkililerce yapılmış herhangi bir resmî açıklama yok, kimse yersiz yere tedirginlik yaratmasın.

..…………………………………..

Karacabey’imizin tabiat harikası bir ilçe olduğuna ve hepimizin bu ilçenin sakinleri olarak daha iyi hizmet, daha sürdürülebilir bir çevresel gelişim ve değişim politikaları ile çok daha müreffeh, çok daha mutlu bireyleri içinde barındıracağına dair olan inancımızdan dolayı, gerek ilçe merkezimizin gerekse hizmetlerden mahrum kalmış köylerimizin sorunlarını sayfamda yer yer kaleme alıyorum.

Biliyorum ki her bir olumlu ve yapıcı eleştiri sadece bir yurttaşlık vazifesi değil aynı zamanda medyanın da asli vazifelerinden biridir. Gelişmiş medeniyetler seviyesine ulaşmak istiyor ve bu gayret ile hareket ediyor isek örnek belediyecilik ve halkla iç içe bir yerel yönetim anlayışına da yer vermeye mecburuz. Bu bir zarurettir.

İlçemizin önceki dönem görev yapmış belediye başkanları zamanından kalma, tam anlamıyla bir ihtiyaç ve nefes almak için ailece gidilebilecek bir durak olması sebebiyle benim de çok sık tercih ettiğim “Atatürk Kültür Parkı “nın eski halini bilenler bilir. O zamanlar burası mısır tarlaları ve kurbağalı dereden ibaretken bugün içinde bir çok park, kafe, restaurant ve düğün salonunun da olduğu geniş ve kompleks bir parka dönüşmüş durumda. Tabii hala eksikleri olmakla beraber ilçemizde var olması ve geliştirilebilir bir komplekse sahip olduğumuz için Karacabeyliler olarak çok şanslıyız.

Seçim döneminin hemen öncesinde temeli atılmış ve şuan yarım bırakılmış ve ne olduğunu bilmediğim ya da tamamlanıp tamamlanmayacağından emin olamadığım, girişte yer alan ve tek kelime ile görsel kirliliğe yer açan temeli de görmezden gelirsek – ki bir önceki seçim dönemi için halkın gözünü boyamak amacıyla atılmış olduğunu düşündüğüm- şuan para olmadığı için tek bir çivi dahi çakılmadığını söyleyebilecek kadar vatandaşın konuya bakışını ben halkla yaptığım röportajda öğrendiğim…

Kültür Parkın çevresini saran derenin renginin yeşile dönüşmüş olması, kötü koku ve çevresindeki atıl çöplerin düzenli toplanmıyor olmasının yarattığı kötü görüntü, ilçemize inanın hiç yakışmıyor.

Yani belediyecilikte esas olan bir eser kazandırmak değil sürekliliği olan hizmet tedariki ile görsel eserin güzelliğini koruyabilmektir. Ben halkın içinde olmaktan büyük keyif aldığını bildiğim ve sosyal medyadan da takipçisi olduğum sayın belediye başkanımızdan özellikle rica ediyorum; sayın başkanım lütfen en kısa zaman parkımızı ziyaret ederek, bizzat kendiniz istişarelerde bulununuz, ördeklerin içinde yüzdüğü park tam bir kirlilik içerisinde, hepimizin çoluğu çoçuğu buralarda zaman geçiriyor, oyunlar oynuyor, siyah yağ tabakası oluşmuş bir gölet Karacabey’imize hiç yakışmıyor.

Daha önceki dönemlerden kalan eserlere sahip çıkalım ve bakımlarını yapan ekipleri denetleyelim ki bu güzide eserler uzun yıllar Karacabeyli hemşerilerimizin istifade ettiği yerler olarak kalmaya ve yaşamaya devam etsin.

Saygı ve huzur dolu bir şehir yaratmak için tabiata ve doğaya saygı duymayı insanımıza öğretmemiz gerekmektedir. Önceliğimizde bu olmalıdır.

Sağlıcakla kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir