İhtiyacımız olan tek şey Toplumsal uzlaşma

Türkiye her ne kadar yönünü batıya dönmüş gelişmekte olan bir Avrupa ülkesi olsa da göz ardı etmememiz gereken bir diğer yönümüz de; bir Ortadoğu ülkesi olduğumuz ve bunun yanında bölgenin karakteristik özelliklerini de fazlasıyla taşıdığımız gerçeğidir.

İnsanoğlunun ilk kan akıttığı bu verimli ama bir o kadar da şirret toprakların, tarihine şöyle bir baktığınızda, Ortadoğu’nun; birçok medeniyetin ve de devletin küllerini, kendi bünyesinde barındırdığına tanık olmaktayız.

Kardeşin kardeşe ettiği ihanet son bulur mu bilmem ama Türkiye olarak bizler, hem iç istikrarı hem de bölgesel barışı temin edilebilmek için; ekonomik kalkınmamızı, askeri yatırımlarımızı ve toplumsal huzurumuzu yakalamaya mecbur ve de yükümlüyüz..

Yakın zamana kadar hükümet kanadından istifa eden Berat Albayrak’ın ardından, ben de dâhil birçok kişinin beklediği piyasaların iyice allak bullak olacağı kaygısı yersiz çıktı, sanılanın aksine piyasalar bu istifaya olumlu tepki verdi. Bu öyle zannediyorum ki, dünyada eşine çok az rastlanır bir tabloydu…

Hükümetin uygulamakta olduğu “Düşük faiz ve dalgalı kur politikasındaki” ısrarcı tutumundan şimdilik vazgeçtiğini, hemen bir hafta sonrasında gelen faiz artırımı kararından da, rahatlıkla gözlemleyebiliyoruz esasında.

En başında dediğimiz gibi ortak uzlaşı ve ortak akılın ehemmiyeti işte tam da burada çıkıyor karşımıza, ülke sadece bir iki partinin değil ki, bu ülke hepimizin, hükümet kanadına oy veren vermeyen her bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı her birimiz aynı gemideyiz.

Güçlü ve minimum seviyede dışa bağımlı bir ekonomiyi hepimiz hakediyoruz. Türk lirasının dolar karşısında ezilmediği, istikrarın, huzurun tahsis edilebildiği bir ülke hepimizin hayali…

Bu ekonomik gidişat “kötü” denildiğinde, ta ki bir istifa gelene kadar, piyasalara pembe tablolar çizip, ilgili soruları savuşturmakla olacak iş değil, yanlışa ve de eksiğe ortak teşhisi koyabilmektir siyasette güzel olan.

Bu yerel yönetimlerden, zincirin daha ilk halkasından başlayarak ülke sathına yayılmasını beklediğimiz bir süreçtir. Hiç bir eleştiri, sadece birilerini yıpratmak veya fitne ateşini tutuşturmak amacıyla ortaya atılmaz, atılmıyordur da, istiyoruz ki ilçemizde ve ülkemizde huzur daim olsun uzlaşı olsun, istihdam olsun, işsiz ve de umutsuz bir nesile dönüşmüş gençlerimiz olmasın…

Ortadoğu’nun sadece kendinden olanı tutma, adam kayırma, sadece kendi rey verdiği kişiyi yüceltme partizanlığı, hatırlayınız bu ülkeye çok ama çok zararlar verdi, tıpkı 80’lerde olduğu gibi, binlerce eli kalem tutan genç beyinleri, sırf hatalı politikaları sebebiyle, kaybetti bu ülke, bu fitnelerden bu çabuk kutuplaşabiliyor olmalardan toplum olarak hiç mi ders çıkartmayacağız? Siyasette kullanılan üslubun ya da siyaset dışı aktörlerin takındıkları tavırların toplumda yaratacağı kutuplaşma ve de ayrışma kaygısını bir tek ben mi taşıyorum?

Ben partiler arası ziyaretlerin ve de beraber aynı karede yer alan siyasetçilerin olduğu sahneleri görmeyi özledim. Umarım siyasi aktörler de basın aracılığı ile bu iyimser tabloyu tahsis etmek için bir kaç önemli adım atarlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir