

Yeni bir kaset çıkmış deseler, herhalde kimse o kasedin gizli kamera çekimi olduğunu düşünmezdi yakın zamana kadar. Olsa olsa yeni bir müzik albümü olabilirdi etrafta yaratacağı algı. İnsanın ürünü teknoloji, geldiği nokta itibarı ile insanı yönetmeye başladı artık. Kendi insani değerlerimizi tersyüz ettiğimiz bu süreçte insan, kendine özgü zayıflık ve hırsının kölesi, 40 yıllık kaset de gizli kamera kaydı oldu.
Toplumun psikolojisini bozacak boyuta gelen dinleme ve kayıtlar en sıradan vatandaşın bile olmadık anda paranoya içine girmesine sebep olabilecek boyutta. Telefonlarda birbirimize yaptığımız “nasılsa dinleniyoruz” esprileri bu korkunun bir yansıması.
Teknik takip veya bir başka anlatımla teknolojik imkânları kullanmak suretiyle -suçla mücadele adı altında- yapılan resmi/gayrı resmi çalışmalar, aslında yıllardan beri olan ve bilinen bir şeydi. Ancak bu imkânlar hiç bugün olduğu kadar belden aşağı vurmak için kullanılmamıştı herhalde. Güç ve iktidar mücadeleleri sınır tanımaz hal aldı, centilmenlik tarihe gömüldü. Devir, arkadan dolaşıp puan alma devri. İşin kötü yanı bu puan alma şekli de kabul gören, kanıksanan bir hal aldı.
Aldatmak ahlaki bir çöküntü hali. Eşini aldatıyor olmak da bu anlamda küçümsenecek bir durum değil. Kavram olarak içinde aileye karşı dürüstlük barındırmıyor. Ailesine dürüst olmayan millete nasıl olsun? Bu anlamda ahlaki çöküntü içinde olanların kamuoyuna deşifre olmaları onların mağduriyeti değil elbette. Sorun, siyaseten servis edilmelerinde.
Seçilen zamanlama ve kurgudaki organize profesyonellik ile bu yanlışın siyaseten içine düşenler, insanın insan olma ayrıcalığını yaratan ve yazılı olmayan centilmenlik kurallarını ortadan kaldırdıkları noktada durmaktadırlar. Bu hareket şekilleri ile toplumda kutuplaştırılanların birbirine karşı en acımasız ve etik olmayan argümanları kullanmasına ve bunu da kendince meşru kılacak gerekçe üreterek yapmasına imkân tanımaktadırlar.
Bundan sonra sakatlanan takım arkadaşı için topu taca atan oyuncu, topun yazılı olmayan kurallar gereği kendisine iadesini çok bekleyeceği bir sürece girilmiştir. Diğerine el uzatacak taraf kalmamıştır ve bu durum tehlikelidir.
İnsandaki ahlaki kaymalar hep bilinen ve özellikle erkekte yaşananı da kanıksanmış bir durumdur. Ancak bu kaymayı hep bilen ve buna karşın kılını bile kıpırdatmadan izleyenler bugün 'çakı bulmuş çocuk' gibi seviniyor ve yapılan servise çanak tutuyorlarsa, bu durumdan toplumun bir kazanımı yoktur.
Hatta hukukun erozyona uğratılmasının ötesinde, yazılı olmayan toplumsal kuralların çiğnendiğini görürken, bu duruma alkış tutmasa bile bir köşeden sessizce izlemeyi tercih edenlerin de bu yanlışta sorumluluğu bulunmaktadır.
İster menfaatleri olsun, ister olmasın…