Kullanıcı Adı: Şifre:
Karacabey Meltem Gazetesi

Ana Sayfa / Amaç Bursalı / YENİ ANADOLU

YENİ ANADOLU YENİ ANADOLU

'Kime' veya 'neyi' öncelikli olarak anlattığı, okurun o anki ruhsal ihtiyacına göre ÅŸekillene-bilen 'Hikâye' adlı ÅŸiirinde, “Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin” diyordu Cahit Külebi.

Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin
Benim doğduğum köyler de güzeldi
Sen de anlat doÄŸduÄŸun yerleri
Anlat biraz
Sizi bilmem ama bu ÅŸiir beni her okuyuÅŸumda derinden etkiler. Anadolu'yu düşünürüm, hikâyeler gelir aklıma ve bu hikâyeleri ustaca anlatan kalemlere öykünürüm bu kadar da güzel anlatılır mı diyerek…



2007-06-28, 11:25:50 Okunma: 84 0 yorum


Amaç BURSALI


YENİ ANADOLU


'Kime' veya 'neyi' öncelikli olarak anlattığı, okurun o anki ruhsal ihtiyacına göre ÅŸekillene-bilen 'Hikâye' adlı ÅŸiirinde, “Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin” diyordu Cahit Külebi.


Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin
Benim doğduğum köyler de güzeldi
Sen de anlat doÄŸduÄŸun yerleri
Anlat biraz
Sizi bilmem ama bu ÅŸiir beni her okuyuÅŸumda derinden etkiler. Anadolu'yu düşünürüm, hikâyeler gelir aklıma ve bu hikâyeleri ustaca anlatan kalemlere öykünürüm bu kadar da güzel anlatılır mı diyerek…
Ne çok aÅŸklar yaÅŸandı bu topraklarda, ne acılar, ne mutluluklar ve sevinçler… Hepsi de dizelerde olanca etkisiyle ve hep capcanlı.
Ve yine 'Anadolu insanı' deyişinin hammaddesi olan toprak gelir aklıma tıpkı Aşık Veysel'in sadık yari olan kara toprağı anlatışındaki gibi. Derin felsefi bakışın görmeyen gözlerdeki yansıması Aşık Veysel'in toprağı anlatırken insana dair de ne varsa ortaya döküyor olması, anlayana engin bir denizdir.
Ekmek veren, su veren toprağın kokusunu duyarsınız buram buram, son nefeste size kucak açmasından çok daha önceden. Ve hiç dert yanmaz bu toprak insandan… Onca deÄŸerbilmezliÄŸe, hatta ihanete raÄŸmen…
Bazen musalla taşına beş kala dünya misafirliğinin farkına varan olur; toprak hiç sorgulamaz onları, basar bağrına. Kolunu kanadını kıran kırdığıyla kalır; ağacı-kuşu sesini çıkarmaz can verir de.
Bu arada doyumsuz insanoğlu her zaman hemcinsine vakit bulur ve her yükselişinde basamakları mutlaka insandan inşa eder. Bu arada insanların hayvanlardan farkının 'konuşarak anlaşmaları' olduğunu söyleyen iyiniyet elçilerinin bu dünyadan tayini çıkar.
Ve yozlaştırmayı şiar edinmiş karanlık güçler insandan sonra toprağa el atar. Bugüne kadar ölerek dirilen Anadolu insanının da topraktan uzaklaştırılarak kişiliksizleştirilmesi çağı başlar.
Bir akÅŸam güneÅŸin batışını izlemeye yabancı, baharda kuÅŸlara yabancı, kendine yabancı…

DÜĞMELER KÖTÜLERDE
Kol düğmesi deÄŸil dom dom kurÅŸunu. YavaÅŸ yavaÅŸ yozlaÅŸtırma reçetesi kötü ellerde uygulanırken, her geçen gün okumuÅŸ bilinçsizler doÄŸar ölümlerle. Ve artık, Anadolu insanının ölümlerinden doÄŸuÅŸundakine çok uzak olan bir iklimde…

DURDURUN ARABALARI, TRAFİK LAMBALARI GEÇECEK
İnsanların kendilerine sunulanı yedikleri bir öğün düzenine geçilir. Seçme hakkı türlü entrikalarla kontrol altına alınır. Her ben Anadoluyum diyen Anadolu olmadığı gibi; başlar ayak, ayaklar baş olur.
Kendi değerlendirmelerinden yoksun insansa, hangi düğmeye basıldığından habersiz, kendi seçtiğini yediğini sanır. Hâlbuki kar yağdırılır üşüdüğünü düşünsün de yaz istesin diye seçmene.

İYİMSER Mİ OLALIM KÖTÜMSER Mİ ?
Daha ben de cevap arayacağa benziyorum bu soruya. Yazıyı geri sararak toprak ve Anadolu ile bağlayalım:
Toprak hep dost, ama insan kötüleşiyor her geçen gün. Kötünün Anadolu (vatan) sevgisini ifade edişi de görünen ikiyüzlülüğü ve sahtekârlığı nedeniyle insanın tahammül sınırlarını zorlayıcı oluyor.
Vatan dahil her değeri çıkarına alet eden karanlık güçleri gördüğüm her anda, Cahit Külebi'yi okumamış, Aşık Veysel'i anlamamış olanların sevgi ve hoşgörüye ne kadar uzak olduğunu; içindeki nefret ve çıkarcılığı nasıl sevgi ve dürüstlük olarak isimlendirebildiğini daha bir iyi anlıyorum.
O zaman bugün kendilerine 'sevgi budur' denerek sevgisizleştirilen insanların sevgi ve hoşgörüden nasıl uzaklaştırıldıklarını daha iyi görüyorum.
Ve “ne olursan ol gel” diyen Mevlana'nın çağırışını “ Bunlar da mı gelsin” diye sorguluyorum.

Etiketler:
YORUMLAR // Henüz yorum yok, ilk yorumu siz yapın.
 


Adı Soyadı (*)


Başlık (*)


Yorum içeriği (*)


8 + 1 = (İki sayının toplamını aşağıdaki kutuya giriniz.) (*)