Ana Sayfa / Amaç Bursalı / Yurtdışı çıkış yasağının iptali
Yurtdışı çıkış yasağının iptali 
Bir süredir gündemde yoÄŸunlukla yer tutan yurtdışı çıkış yasaklarının hukuka aykırılığı konusu Anayasa Mahkemesi’nde sonuçlandırıldıktan sonra 8 Aralık 2007 tarihinde karar gerekçesi yazılarak Resmi Gazete’de yayımlanmıştı.
2008-01-14, 11:25:50 Okunma: 151 0 yorum
Amaç BURSALI Yurtdışı çıkış yasağının iptali ne getirdi?
Bir süredir gündemde yoÄŸunlukla yer tutan yurtdışı çıkış yasaklarının hukuka aykırılığı konusu Anayasa Mahkemesi’nde sonuçlandırıldıktan sonra 8 Aralık 2007 tarihinde karar gerekçesi yazılarak Resmi Gazete’de yayımlanmıştı.
Ancak Anayasa Mahkemesi’nin düzenlemenin iptalini kamu düzenini ihlal edici bulması ve yasakoyucuya yeni düzenleme yapmak üzere 6 ay süre vererek iptal kararının yürürlüğünü de bu süre zarfı sonrasına ertelemiÅŸ olması bir takım soruları beraberinde getirdi.
Bilindiği üzere 5682 Sayılı Pasaport Kanunun 22. maddesinde, 4389 Sayılı Bankalar Kanunun 15. ve ek 5. maddelerinde, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunun da 13. maddesinde kamu borçlarından dolayı yurtdışı çıkış yasağı koyulacağına ilişkin düzenlemeler yer almaktaydı.
Bu hükümler gerek Vergi Daireleri ve TMSF, gerekse kamu bankaları tarafından bugüne kadar sıklıkla uygulana gelmekte ve birtakım hukuka aykırılık tartışmalarını da beraberinde getirmekteydi.
Bu tartışmalar ile yargıya taşınan bazı davalar da İstanbul 2. İdare Mahkemesi ve Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi aracılığıyla Anayasa Mahkemesi’ne taşınmış, yapılan inceleme sonucunda yurtdışı çıkış yasağı düzenlemelerini içeren hükümler Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiÅŸti.
Mahkeme Anayasanın 23. maddesinde düzenlenen seyahat özgürlüğünde, yine aynı maddenin 3. fıkrasında düzenlenmiş olan vatandaşlık ödevi nedeniyle sınırlama yapılabileceğini kabul etmiş; ancak mevcut düzenlemelerin eşit, adil, dengeli ve hukuk devleti ilkesinin gereklerine uygun olmadığını tespit ederek idarenin keyfiyetine bırakıldığın öngördüğü yetki kullanımının sınırlarının ve belli kriterlerinin olması gerektiğini belirtmişti.
Mahkeme gerekçesinde “Yasa’yla getirilen sınırlamanın vergi borcu bakımından açık ve net olmadığı, vergi ödevinin hangi aÅŸamasında, hangi yetkililerce ve hangi ölçütlere göre yasak konulacağı belirtilmeksizin, yetersiz ve belirsiz bir ifadeyle sınır getirildiÄŸi, anayasal koruma altında bulunan yurt dışına çıkma özgürlüğünün soyut nitelikteki sınırlamalarla ihlal edildiÄŸi, yapılan sınırlamanın soyut, yetersiz ve ölçüsüz olduÄŸu, daha hafif ve uygun yöntemler mevcut iken en ağır yöntemin seçilmesi sonucunda anayasal koruma altında bulunan temel hak ve özgürlüklerden olan seyahat özgürlüğünün kısıtlanmasını doÄŸuracak biçimde yurt dışına çıkışın yasaklanmasında vergi borcunun tahsili amacı için aranan gereklilik, elveriÅŸlilik ve oranlılık unsurları bulunmadığından ölçülülük ilkesinin ihlal edildiÄŸi” hususlarına vurgu yapılmıştı.
İnsan Hakları Avrupa SözleÅŸmesi’nin seyahat ve yurt dışına çıkış özgürlüğüne iliÅŸkin İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’nin (Riener/Bulgaristan, 27.5.2006 günlü) kararında da atıf yapılan ve benzer uygulamalar nedeniyle Bulgaristan’ın da tazminat ödemeye mahkûm edildiÄŸi belirtilen kararda, yurtdışı çıkış yasağının borcun tahsiline imkân saÄŸlaması ve amaç ile araç arasında makul iliÅŸki ve denge bulunması gereÄŸine deÄŸinilmiÅŸ, aksi halde hukuk devletinin belirginliÄŸinin karşılanmamış olacağı ve ölçülülük ilkesinin de ihlal edilmiÅŸ olacağı kabul edilmiÅŸti.
Anayasa Mahkemesi sözkonusu kararını vermiş olmakla birlikte, gelinen aşamada yürürlük için yasakoyucuya 6 aylık yeni düzenleme süresi verilmiş olması uygulamayı nasıl etkileyecek? Kafalardaki öncelikli soru bu; belirleyici olacak ise yine mahkemeler.
Şimdilik iki farklı durumda bulunan gruptan söz etmek mümkün olabilecektir. Birinci grup Anayasa Mahkemesi karar verdiğinde iptal edilen mevzuat uyarınca hakkında yurtdışı yasağı uygulanmış olanlar; diğer grup ise mahkemenin iptal kararından sonra bu yasakla karşı karşıya kalanlardır.
Danıştay 6. Dairesinin 06.11.1991 tarihli kararında ve Danıştay 5. Dairesinin 23.12.1992 tarihli kararlarında Anayasa Mahkemesi’nce hukuka aykırı bulunarak iptal edilen düzenlemelerin, henüz resmi gazetede yayımlanmamış olması durumunda dahi, mevcut uyuÅŸmazlıkların çözümlenmesinde kullanılamayacağı, aksi durumun hukuk devleti ilkesine ters düşeceÄŸi belirtilmiÅŸtir.
Bu nedenle idare tarafından yeni yasaklar uygulansa bile bunların mahkeme önüne götürülebileceği, iptal kararından önce yasak kararı ile muhatap olanlar tarafından ise, yasağın kaldırılmasını idari yoldan talep etmek suretiyle alınabilecek olumsuz bir cevabın yargıya taşınabileceği anlaşılmaktadır.
YORUMLAR // Henüz yorum yok, ilk yorumu siz yapın.