Kullanıcı Adı: Şifre:
Karacabey Meltem Gazetesi

Ana Sayfa / Amaç Bursalı / Terör Nasıl Biter?

Terör Nasıl Biter? Terör Nasıl Biter?

Son günlerde terör olaylarındaki artış yurdun dört bir yanına ateş olarak düşüyor.
Basından da sıklıkla takip ettiğimiz üzere yoğun gündem bu konu üzerinde şekilleniyor.
Türkiye'de PKK terörü yeni değil. Yıllardır can alıyor ve bu ülke insanını maddi manevi kayba uğratıyor.


2007-10-16, 11:25:50 Okunma: 65 0 yorum


Amaç BURSALI


Terör Nasıl Biter?
Son günlerde terör olaylarındaki artış yurdun dört bir yanına ateş olarak düşüyor.
Basından da sıklıkla takip ettiğimiz üzere yoğun gündem bu konu üzerinde şekilleniyor.
Türkiye'de PKK terörü yeni değil. Yıllardır can alıyor ve bu ülke insanını maddi manevi kayba uğratıyor.
Acının en derin hissedildiği an da askerlik görevini yapan gencecik bedenlerin ailelerinin gözyaşlarıyla tabuta verildiği an oluyor.
İyi de bu acı neden bitmiyor?
Alışık olduğumuz üzere her yaşanan olaydan sonra verilen sözler ve yapılan açıklamalar içi boş anlamsız kelimeler olarak havada kalıyor. Sonra bir o yana savruluyor, bir bu yana savruluyor ve sessiz sedasız yere düşüyor. Ta ki bir dahaki ölüm haberlerini alıncaya kadar.
Bu acıyı Türkiye 1984 yılından beri yapılan saldırılarla yaşıyor. PKK'nın kuruluş hazırlıkları ise 1977'ye kadar gidiyor. Bu süreçte Suriye'nin yer vermesinden tutun da, örgüt militanlarının 1980-1981 yıllarında Filistin Halk Kurtuluş Cephesi), F.D.H.C. (Filistin Demokratik Halk Cephesi) ve El-Fetih kamplarında eğitildiği günler yaşanıyor. Birçok yabancı ülkenin kol kanat gerdiği PKK uzun bir süreçten sonra saldırılarına başlıyor. Yani yaklaşık 7 yıllık bir oluşum süreci yaşıyor.
Hatta terör örgütü Bekaa'da yaptığı 3. kongresinde, bölge insanlarının örgütü desteklemediği ve bu amaçla önlem alınmasına yönelik karar dahi alıyor. Bu arada ülkenin etkili ve yetkilileri bunları izliyor.
PKK bölgedeki 18-25 yaş arası olan gençlerin örgüte katılmaları için sözde askerlik yasası çıkararak, hali vakti iyi olanların örgütü maddi olarak desteklemesi yönünde vergiler dahi koyuyor. PKK'nın isteklerine aykırı davrananların malına ve canına yönelineceği açıklanıyor. Bu yönde öldürme, kaçırma ve haraç alma eylemleri yapılıyor.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde askerlik yapmanın suç sayılacağı ve aksi davranışların cezalandırılacağı dahi cesaretle duyuruluyor.
Yani 1977'de tohumları atılan PKK, 1984'te Eruh ve Şemdinli'de saldırılarını başlatırken, 12 Eylül'ün paşası da ülke için en büyük tehlikeyi aydın demokrat kesimlerde görerek onların üzerinden silindir geçirmeyi kendine öncelikli görev biliyor.
İlk baÅŸlarda “Bir avuç eÅŸkıya” diye küçümsenen ancak yıllar geçtikçe artan terör eylemleri Abdullah Öcalan yakalanınca biter sanılıyor; bu beklenti Öcalan'ın yakalanmasından sonraki süreçte boÅŸa çıkıyor.
Bu dönem Suriye ile savaş dahi göze alınıyor. Savaşsak da bu sorunun çözümlenemeyecek olması, ancak Öcalan'ın hak ettiği yere koyulması ile anlaşılabiliyor. Bu arada Türkiye gereksiz bir savaşın eşiğinden dönmüş oluyor.
Terör devam ettikçe, Türkiye saldırıların çıkış noktası olarak gördüğü Kuzey Irak'a defalarca giriyor. Her defasında sorunu çözmediğini, sadece biraz ertelediğini, bir süre sonra artan terör saldırılarıyla yeniden görüyor. Ne yazık ki tecrübe edemiyor.
Bugün bizim canımızdan kopan 15 canın acısıyla sağduyumuzu yitirmek, geçmişin tekrarından başka bir sonuç doğurmaz. Salt askeri çözümün, samimi ekonomik, sosyal ve kültürel açılımlarla desteklenmedikçe çözüm olamayacağı anlaşılmalıdır.
Elinde silah yıllardır ne istediğini bilmez bir şekilde dağda dolaşan terörist, yıllardır ne vereceğini bilmez bir şekilde kem küm eden politikacının beceriksizliği sonucu, ardında dolaşan Türk askerinden kaçmakta, eksilenin yerine her gün yeni insanlar terörist olmakta ve bu kısır döngü devam etmektedir.
O coğrafyayı bilen bilir. 13 askerin o dağda neyin devriyesini gezdiği ayrı bir soru. Ancak daha okul çağında elde silah dağda devriye gezen çocuklar, haince saldırılarla aramızdan alınırken, bu ülkenin güvenlik güçleri daha akılcı askeri çözümleri düşünmeli; çözümün askeri harekâtlar olmayacağını görmesi gereken siyasetçi de çözüm üretmelidir.
Yoksa yirmi küsur yılda bitmeyen terörün altında baÅŸka bir sorun olduÄŸunu görmemek, yeni bir yirmi yılı daha göze almaktır. Bu arada ateÅŸ düştüğü yeri yakmaya devam eder, moral olsun diye televizyonda Mehmetçik belgeselleri yayınlanır, birkaç etkisiz yetkili “Sabrımız taşıyor” diye demeç verir ve bir süre sonra da döner döner aynı filmi yine izleriz.
Etiketler:
YORUMLAR // Henüz yorum yok, ilk yorumu siz yapın.
 


Adı Soyadı (*)


Başlık (*)


Yorum içeriği (*)


8 + 6 = (İki sayının toplamını aşağıdaki kutuya giriniz.) (*)